Afyonspor’un artık bahaneye değil, gerçek bir yol haritasına ihtiyacı var.

Afyonspor… Bu şehrin sadece futbol takımı değil, yıllardır binlerce insanın ortak sevdası. Çocukluğundan beri tribünde takımının peşinden koşan taraftardan deplasman yollarında kilometrelerce yol yapanlara, formasını gururla taşıyan gençlerden maç gününü bekleyen çocuklara kadar Afyonspor’un bu şehirde ayrı bir yeri var. Ancak bugün geldiğimiz noktada insan ister istemez “Biz Afyonspor’u nasıl bu hale getirdik?” diye sormadan edemiyor.

Bir dönem profesyonel liglerde mücadele eden, şampiyonluklar yaşayan, tribünleri dolduran ve geleceğiyle ilgili büyük hedefler ortaya konulan Afyonspor, bugün Bölgesel Amatör Lig’e düşmüş durumda. Daha birkaç yıl önce Süper Lig hedeflerinin konuşulduğu bir kulübün bugün amatör futbol seviyesine gerilemesi elbette kolay kabul edilecek bir tablo değil. Burada asıl konuşmamız gereken yalnızca Afyonspor’un neden düştüğü değil, bundan sonra ne yapılacağıdır.

Çünkü artık “Kim suçlu?” sorusundan önce “Bu takımı buradan nasıl çıkaracağız?” sorusuna cevap vermek gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde taraftarların gerçekleştirdiği protestoda Taraftar Grubu Sözcüsü Ahmet Baydur’un söylediği “Söz vermek kolay, önemli olan sözün arkasında durmak” sözünü bu nedenle çok önemsiyorum. Çünkü bugün Afyonspor taraftarının istediği aslında çok büyük bir şey değil. Kimse yarın Süper Lig’e çıkalım demiyor. Kimse bir gecede mucize beklemiyor. Taraftar artık açıklama değil, plan istiyor, proje istiyor, samimiyet istiyor.

Kulübün geleceği nasıl şekillenecek? Kim yönetecek? Ekonomik kaynak nereden bulunacak? Borçlar nasıl çözülecek? Altyapıya nasıl yatırım yapılacak? Afyonspor yeniden profesyonel liglere ne zaman dönecek? Kamuoyunun ve taraftarın cevabını beklediği sorular bunlar. Bir de geçmişte verilen sözler var. Süper Lig hedefleri konuşuldu. Afyonspor’unkurumsallaşacağı, daha güçlü bir yapıya kavuşacağı ve yıllar içerisinde Türkiye’nin en üst seviyelerine taşınacağı ifade edildi. Elbette böyle hedeflerin ortaya konulması güzel. Bir şehir olarak bu hedeflere inanmak da en doğal hakkımızdı. Fakat bugün geldiğimiz noktada o hedeflerle gerçekler arasında ciddi bir fark oluştu. Süper Lig hedefinden Bölgesel Amatör Lig’e geldik. İnsan ister istemez “Nerede hata yapıldı?” diye soruyor. Bu sorunun cevabının da kamuoyuna açık ve net şekilde verilmesi gerekiyor.

Burada sorumluluğu sadece bir kişiye veya kuruma yüklemek de doğru değil. Belediye önemli, milletvekilleri önemli, siyasi partiler önemli, iş dünyası önemli, kulüp yönetimi önemli. Fakat Afyonspor’un geleceği için şehrin tamamının ortak bir irade ortaya koyması gerekiyor. Çünkü Afyonspor iyi gününde herkesin fotoğraf çektirdiği, kötü gününde ise herkesin birbirini suçladığı bir kulüp olmamalı. Şampiyonluk geldiğinde tribünde olmak kolaydır. Asıl mesele takım düştüğünde yanında durabilmektir.

Taraftarların yaptığı protestonun temelinde de aslında bu var. İnsanlar sadece bir lig düşüşüne tepki göstermiyor. “Biz bu takımın yanında yıllardır duruyoruz, siz de zor gününde yanımızda olun” diyor. Bence bu sesin duyulması gerekiyor. Çünkü taraftar bu şehrin en büyük güçlerinden biri. Geçmişte Afyonspor’un güzel günlerinde tribünleri dolduran da bu taraftardı, deplasmanlarda takımını yalnız bırakmayan da onlardı, şampiyonluklarda sevinen ve kötü sonuçlarda üzülen de yine onlardı. Bugün kulüp Bölgesel Amatör Lig’e düşmüş olabilir ama taraftar hâlâ burada. Hâlâ takımının peşinde, hâlâ mücadele ediyor, hâlâ “Afyonspor yaşasın” diyor.

Siyasetçiler açıklama yapabilir, yöneticiler değişebilir, teknik direktörler gelip gidebilir, futbolcular değişebilir. Ama bu şehirde Afyonspor sevgisi kolay kolay değişmez. Bu nedenle artık herkesin geçmişi bir kenara bırakıp geleceğe bakması gerekiyor. Benim gazeteci olarak yıllardır bu şehirde gördüğüm bir gerçek var: Afyonspor’un en büyük ihtiyacı sadece para değil. Elbette para önemli. Ekonomik olarak güçlü olmadan profesyonel futbolun içerisinde ayakta kalmak kolay değil. Ancak paranın yanında doğru yönetim, şeffaflık, kurumsallaşma, altyapı ve uzun vadeli planlama gerekiyor.

Bugün çıkıp “Afyonspor’u kurtaracağız” demek kolay. Zor olan bunun nasıl yapılacağını anlatmak. O yüzden artık slogan değil, icraat zamanı. Bir bütçe açıklansın, bir yönetim modeli ortaya konulsun, kulübün gerçek mali tablosu kamuoyuyla paylaşılsın, profesyonel lige dönüş için gerçekçi bir hedef belirlensin, altyapı yeniden ayağa kaldırılsın, şehrin iş insanları sürece dahil edilsin ve bütün bunlar yapılırken taraftarın görüşü de dikkate alınsın. Çünkü taraftar sadece maç izleyen insan değildir. Taraftar, kulübün en önemli paydaşlarından biridir. Afyonspor’un yeniden ayağa kalkması için belediye, milletvekilleri, siyasi partiler, iş insanları, spor adamları ve taraftar temsilcileri aynı masanın etrafında oturabilir. Kimse birbirine “Sen ne yaptın?” diye sormadan önce “Biz bundan sonra ne yapacağız?” diye sorabilir. İşte o zaman gerçek bir başlangıç yapılmış olur.

Afyonspor’un artık kavga edecek değil, birleşecek zamana ihtiyacı var. Birbirimizi suçlayarak bir yere varamayız. Bugün kulübü yeniden profesyonel lige çıkarmak istiyorsak herkes elini taşın altına koymalı. Üstelik Afyonspor’un Bölgesel Amatör Lig’e düşmesi bir son olmak zorunda değil. Bu düşüş, doğru değerlendirilirse yeni bir başlangıç olabilir. Kulüp yeniden yapılanabilir, borçlarından kurtulabilir, gençlere yatırım yapılabilir, Afyonkarahisar’ın kendi çocuklarından oluşan güçlü bir altyapı kurulabilir ve şehrin ekonomik gücü doğru şekilde kullanılabilir.

Ama bunun için önce inanmamız, sonra da çalışmamız gerekiyor. Hayal satarak değil, gerçekçi hedeflerle. Şeffaf bir yönetim anlayışıyla. Taraftarı kandırmadan. Verilen sözleri unutulmaya bırakmadan. Çünkü bugün Afyonspor’un en büyük kaybı sadece lig değildir; güven kaybıdır. Taraftarın yönetime, yöneticilerin birbirine, şehrin de kulübün geleceğine olan güveninin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bunu yapmanın yolu aslında çok basit: Ne yapılacaksa açıkça söylenecek ve sonra yapılacak. Afyonspor üzerinden yeni bir siyasi kavga görmek istemiyorum. Kimse birbirini suçlamasın. Elbette geçmişte yapılan yanlışlar varsa konuşulsun, elbette hesap sorulması gereken noktalar varsa sorulsun. Ancak Afyonspor’ungeleceği bunların gölgesinde kalmasın. Çünkü kaybedecek bir sezonumuz daha yok.

Bugün Bölgesel Amatör Lig’deyiz. Yarın yeniden profesyonel liglere çıkmak mümkün. Bunun için bugünden çalışmaya başlamak gerekiyor. Bugün Afyonspor’un düştüğü yere bakıp üzülmek kolay. Asıl mesele, yarın Afyonspor’u yeniden ayağa kaldırmak. Bunun için de birilerinin ilk adımı atması gerekiyor. Taraftarın söylediği gibi, Afyonspor düşebilir ama Afyonspor taraftarı düşmez. Ben de buradan şunu söylemek istiyorum: Afyonspor bu şehrin ortak değeridir. Bu takımın yeniden ayağa kalkması için bugün kim taşın altına elini koyuyorsa, yarın bu şehir onu hatırlayacaktır.

Çünkü bazı takımlar sadece sahada mücadele etmez. Bazı takımlar bir şehrin hafızasında yaşar. Afyonspor da bizim hafızamızdır, bizim sevdamızdır. Şimdi gerçekten söz verme değil, verilen sözün arkasında durma zamanı. Artık taraftarın istediği bir slogan değil, bir gelecek. Afyonspor’un yeniden ayağa kalkması için herkesin üzerine düşeni yapması ve bu şehrin ortak değerine sahip çıkması gerekiyor.