“Bir ülkenin geleceği, kız çocuklarına sunduğu imkânlarla şekillenir” diyen Gönül Öz, hiçbir çocuğun yoksulluğun, ihmalkârlığın veya fırsat eşitsizliğinin kurbanı olmaması gerektiğinin altını çizdi.
"10 MİLYONU AŞKIN KIZ ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNDEN SÖZ EDİYORUZ"
Türkiye’de 2025 yılı verilerine göre 10 milyon 409 bin 699 kız çocuğunun yaşadığını ve bu sayının toplam çocuk nüfusunun yüzde 48,7’sini oluşturduğunu belirten Gönül Öz, bu rakamların kuru birer istatistikten ibaret olmadığını vurguladı.
Öz, açıklamasında “Her biri ayrı bir hayat, ayrı bir umut, ayrı bir gelecektir. Devletin en temel sorumluluğu; çocuklarımızı korumak, eğitmek ve hayallerine ulaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
"KIZ ÇOCUKLARI OKUL SIRALARINDAN KOPARILMAMALI"
Eğitimde yaşanan okullaşma oranlarına ve yaşanan erişim engellerine değinen Öz, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında net okullaşma oranının ilkokulda yüzde 95,7, ortaokulda yüzde 89,3 ve ortaöğretimde yüzde 83,3 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Eğitim hakkının sadece okula kayıt yaptırmaktan ibaret olmadığını söyleyen Öz; ekonomik zorluklar, ulaşım, barınma ve aile içi sorumluluklar sebebiyle hiçbir kız çocuğunun eğitimden koparılmaması gerektiğini, özellikle kırsal bölgelerde fırsat eşitliğinin acilen güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
"2025 YILINDA 8 BİN 68 KIZ ÇOCUĞUNUN EVLENMESİ KABUL EDİLEMEZ"
Erken yaşta evliliklerin ve çocuk yaşta anne olmanın Türkiye’nin en kanayan yaralarından biri olmaya devam ettiğini belirten Gönül Öz, TÜİK verilerini hatırlatarak şunları söyledi:
“TÜİK verilerine göre 2025 yılında 16-17 yaş grubunda 8 bin 68 kız çocuğu evlenmiş, 18 yaş altında ise 5 bin 356 doğum gerçekleşmiştir. Çocukların yeri evlilik masası değil, okul sıralarıdır. Çocuklarımızın omuzlarına yaşlarından büyük sorumluluklar yüklenmesini kabul edemeyiz. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadelede eğitim, sağlık ve sosyal hizmet kurumları koordineli hareket etmelidir.”
"YOKSULLUK KIZ ÇOCUKLARININ KADERİ OLMAMALI"
Kız çocuklarının yüzde 37,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğuna işaret eden Öz, sosyal destek mekanizmalarının bütüncül bir anlayışla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bir kız çocuğunun geleceğinin ailesinin maddi durumuyla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Öz, yoksulluk nedeniyle yarım kalan her eğitimin ülkenin geleceğinden çalınmış bir fırsat olduğunu savundu.
"ŞİDDET VE İSTİSMARA KARŞI SIFIR TOLERANS"
Çocukların fiziksel, psikolojik ve dijital güvenliğinin eksiksiz sağlanmasının devletin asli görevi olduğunu hatırlatan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Gönül Öz, olaylar yaşandıktan sonra değil, riskleri önceden belirleyen koruyucu ve önleyici sistemlerin kurulması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasını Afyonkarahisar’dan tüm Türkiye’ye çağrıda bulunarak tamamlayan Öz, “Kız çocuklarının geleceği siyasi tartışmalara, günübirlik açıklamalara ve temennilere bırakılamaz. İhtiyaç duyulan şey somut, uygulanabilir ve sonuç veren politikalardır. Güçlü kız çocukları güçlü kadınları, güçlü kadınlar ise güçlü bir Türkiye'yi inşa edecektir” diyerek tüm kız çocuklarının 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nü kutladı.