Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda gerçekleştirilen “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliğinde “Kuşatma Altında Beyaz Önlük: Gazze’de Tıp Eğitimini Sürdürmek” başlığı ele alındı. Programda Gazze’de eğitimlerini devam ettirmeye çalışan öğrenciler ile akademisyenlerin yaşadığı süreç değerlendirildi.
TÜRKİYE’DEN GAZZE’NİN SAĞLIK EĞİTİMİNE DESTEK PLANI
Etkinlikte konuşan AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Gazze’de sağlık sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik Türkiye’deki sağlık üniversiteleriyle birlikte çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Aslan, Gazze’de yaşayan öğrencilerin Türkiye’ye getirilerek burslu şekilde sağlık alanlarında eğitim almalarının ve mezuniyet sonrasında Gazze’ye dönmelerinin hedeflendiğini belirtti.
Gazze’ye giriş ve çıkışların serbest olmaması nedeniyle projenin henüz hayata geçirilemediğini ifade eden Aslan, şartların uygun hale gelmesi halinde tıp, diş hekimliği ve diğer sağlık alanlarında öğrenci ve sağlık personeli yetiştirilmesi için çalışma yürütüleceğini kaydetti. Aslan ayrıca çevrim içi ve yüz yüze eğitim imkanları konusunda AFSÜ’nün aktif rol üstleneceğini dile getirdi.
GAZZE’DE ÜNİVERSİTELER VE HASTANELERDEKİ KAYIPLAR AKTARILDI
Gazze doğumlu akademisyen Usame Rakip, programda bölgedeki eğitim ve sağlık sisteminin mevcut durumuna ilişkin bilgiler verdi. Gazze’de tıp eğitiminin 1999 yılında El-Ezher Üniversitesi’nde, 2006 yılında ise Gazze İslam Üniversitesi’nde başladığı aktarıldı.
Türkiye’nin TİKA aracılığıyla inşa ettiği Türk Filistin Dostluk Hastanesi’nin temelinin 2011 yılında atıldığı ve 2017’de hizmet vermeye başladığı belirtildi. Yaklaşık 70 milyon dolara mal olan hastanenin 33 bin metrekarelik alanda bulunduğu, 4 ameliyathane ve 180 odasının olduğu ifade edildi. Hastanenin Gazze’de kanser hastalarının tedavi edilebildiği tek hastane olduğu kaydedildi.
Yakıt sıkıntısı nedeniyle 2023 yılında hizmet dışı kalan hastanenin, 21 Mart 2025’te yanındaki tıp fakültesiyle birlikte yıkıldığı aktarıldı. Hastanenin yılda yaklaşık 30 bin hastaya hizmet verdiği ve 1.700 tıp ile sağlık öğrencisinin yetişmesine katkı sunduğu belirtildi.
Gazze’de 19 yükseköğretim kurumunun yıkıldığı veya ağır hasar gördüğü, 60 üniversite binasının tamamen yıkıldığı ve 80 binden fazla öğrencinin yükseköğretim imkanından mahrum kaldığı ifade edildi. Yaklaşık 2 bin öğretim elemanından 241’inin hayatını kaybettiği, tıp fakültelerinde ise 58 öğrenci ve 8 öğretim üyesinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAKİ KAYIPLAR DA GÜNDEME GELDİ
Etkinlikte Gazze’deki sağlık sistemine ilişkin kayıplar da ele alındı. Yaklaşık 1.700 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, yaşamını yitirenler arasında 150 uzman hekimin bulunduğu aktarıldı.
Savaş öncesinde Gazze’de görev yapan dört patoloğun ikisinin hayatını kaybetmesi nedeniyle tanı hizmetlerinin yarısının yok olduğu belirtildi.
GAZZELİ ÖĞRENCİ TÜRKİYE’YE GELİŞ HİKÂYESİNİ ANLATTI
AFSÜ 5. sınıf öğrencisi Gazzeli Mona Abu Kamar da programda kendi eğitim sürecini anlattı. Dokuz kişilik ailesinde yedi kardeş olduklarını ve beş kardeşinin tıp eğitimi aldığını belirten Abu Kamar, yaklaşık 6 yıl önce Gazze’deki sınırlı kontenjanlar ve yüksek eğitim ücretleri nedeniyle üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldiğini söyledi.
Türkiye’yi nitelikli tıp eğitimi ve klinik yıllarda hastanede aktif eğitim imkanı nedeniyle tercih ettiğini ifade eden Abu Kamar, babasıyla birlikte Gazze’den ayrıldığını anlattı. Mısır sınırında bir gün beklediklerini, ardından Kahire, İstanbul ve Afyonkarahisar’a ulaştıklarını aktardı.
Afyonkarahisar’a geldiklerinde kendilerini karşılayan Suriyeli bir öğrencinin yurt bulmalarına yardımcı olduğunu ve şehri tanıttığını söyleyen Abu Kamar, babasının üç gün sonra Gazze’ye dönmek üzere kendisinden ayrıldığını belirterek, “Hayatımda ilk kez babamın gözyaşlarını o gün gördüm” dedi.