Yeni uygulamalar, kaza sonrası süreçte sürücüleri beklenmedik mali yüklerle karşı karşıya bırakabiliyor. Uzmanlar, özellikle sigorta kapsamında olmayan kalemler nedeniyle kişisel hacizlerle karşılaşılabileceğini belirtiyor. Bu durum, kazanın üzerinden haftalar veya aylar geçmesine rağmen sürücülerin gündemine sürpriz şekilde girebiliyor.

KAZA SONRASI SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Trafikte maddi hasarlı bir kaza sonrası sistem genellikle aracın servise gitmesiyle başlıyor. Servis veya aracılar aracılığıyla bazı hukuk büroları, sigorta şirketinden tazminat almak üzere vekalet talep ediyor. Sürücüler çoğu zaman bu işlemin sadece sigorta ile sınırlı olduğunu düşünerek onay veriyor. Ancak süreç burada farklı bir boyut kazanıyor.

Adsız Tasarım 204-1

Vekalet alan hukuk büroları, sigorta şirketlerinin karşılamadığı “araç mahrumiyet bedeli” gibi kalemleri sürücüden talep edebiliyor. Bu aşamada sürücüler, karşı tarafın açtığı takipten çoğunlukla habersiz kalıyor ve kişisel mal varlığına yönelik haciz tehdidiyle karşılaşabiliyor.

İLAMSIZ İCRA TAKİBİ RİSKİ

Yeni sistemde, mahkeme kararı olmadan başlatılan “ilamsız icra takibi” dikkat çekiyor. Bu yöntemde alacaklının elinde mahkeme ilamı veya senet bulunmasına gerek kalmadan sadece beyan esas alınarak ödeme emri çıkarılabiliyor. Sürücünün bu emre yasal süresi içinde itiraz etmemesi durumunda borç kesinleşiyor.

Uzmanlar, kazadan sonra eve gelen resmi evrakların dikkatle incelenmesi ve gerektiğinde hukukçuya danışılmasının önemini vurguluyor. Trafikte güvenlik kadar, bu yeni mali risklerin de farkında olmak sürücüler için kritik hale geliyor.

Adsız Tasarım 203-1

SÜRÜCÜLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

Bu yeni dönem, kazaların sadece hasar ve sigorta boyutuyla sınırlı olmadığını, sürücülere mali sorumluluklar getirebileceğini gözler önüne seriyor.