usd
49,7921
eur
55,6583
gram-altin
6.407,34
Afyon Haberleri
Afyonkarahisar
Parçalı bulutlu
weather
8°

AFYON SADECE SUCUK VE MERMERLE ANILMAMALI!

YAYINLAMA:

Afyonkarahisar denildiğinde Türkiye’nin herhangi bir yerindeki insana bu şehri sorsanız alacağınız cevapların büyük bölümü bellidir. Sucuk, kaymak, mermer, termal, lokum... Bunların her biri bu şehrin yıllar içerisinde oluşturduğu çok önemli değerlerdir. Sucuğumuzdan da kaymağımızdan da mermerimizden de termalimizden de vazgeçecek değiliz. Tam tersine bunları daha fazla büyütmek, dünyaya daha fazla tanıtmak ve ekonomik değerlerini artırmak zorundayız. Ancak artık başka bir soruyu da sormanın zamanı geldiğini düşünüyorum: Bundan 10 yıl sonra Afyonkarahisar denildiğinde insanların aklına yine yalnızca aynı sektörler mi gelecek, yoksa bu şehir teknoloji, yüksek katma değerli üretim ve yeni nesil sanayi yatırımlarıyla da adından söz ettirecek mi?

Bu soruyu sormamın nedeni geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’da gerçekleşen önemli bir görüşme. Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği heyeti ile elektrikli araç üretimi gerçekleştiren bir fabrikanın temsilcisi Vali Naci Aktaş’ı ziyaret etti. Görüşmede Afyonkarahisar’daki elektrikli araç projeleri, yerel üretim ve yatırım potansiyeli üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Öncelikle böyle görüşmelerin yapılmasını son derece değerli bulduğumu söylemek isterim. Afyonkarahisar’ın yatırım potansiyelinin farklı sektörlerden insanlara anlatılması, yatırımcıların bu şehre davet edilmesi ve özellikle geleceğin teknolojilerinin konuşulması önemlidir. Ancak gazetecilik bize fotoğrafın yalnızca çekildiği güne değil, sonrasına da bakmayı öğretiyor. Dolayısıyla bugün yapılan görüşmeyi alkışlarken bir taraftan da sormamız gerekiyor: Bundan sonra ne olacak?

Yanlış anlaşılmasın, Afyonkarahisar’a elektrikli araç fabrikası kurulacağı kesinleşmiş gibi bir durumdan söz etmiyorum. Böyle bir iddiayı ortaya atmak da doğru olmaz. Burada benim dikkatimi çeken şey, elektrikli araç ve yerel üretim gibi kavramların Afyonkarahisar ile aynı masada konuşulmuş olmasıdır. Çünkü dünya artık çok hızlı değişiyor. Otomotiv sektörü değişiyor, enerji sektörü değişiyor, üretim yöntemleri değişiyor, fabrikalar değişiyor ve insanların sahip olması gereken mesleki beceriler bile değişiyor. Bundan 20 yıl önce adını bile duymadığımız birçok meslek bugün gençlerin kariyer hedefi haline gelmiş durumda. Böyle bir dünyada Afyonkarahisar’ın yalnızca geleneksel sektörlerine yaslanarak önümüzdeki 20-30 yılı planlaması bana yeterli gelmiyor.

Afyonkarahisar’ın en büyük avantajlarından biri konumu. Yıllardır “Türkiye’nin kavşak noktasındayız” diyoruz. Ankara’ya, İzmir’e, Antalya’ya, Eskişehir’e ve Türkiye’nin önemli merkezlerine karayolu bağlantımız var. Demiryolumuz var, organize sanayi bölgelerimiz var, üniversitelerimiz var, genç nüfusumuz var. Eğer bütün bunları bir araya getiremiyorsak sürekli “konumumuz çok iyi” demenin de tek başına bir anlamı kalmıyor. İyi konum ancak yatırıma dönüştüğünde avantajdır. Kavşak noktasında olmak güzeldir ama o kavşaktan herkes geçip gidiyorsa bize ekonomik anlamda ne kadar fayda sağlıyor, bunu da sorgulamak zorundayız.

Bana göre Afyonkarahisar artık yatırım konusunda hedef büyütmeli. Bir fabrika denildiğinde yalnızca kaç kişinin çalışacağını değil, o fabrikanın şehre ne kadar katma değer bırakacağını da düşünmeliyiz. Yüksek teknoloji kullanan, yan sanayi oluşturan, gençlere nitelikli istihdam sağlayan ve başka firmaları da arkasından getirebilecek yatırımların peşinden gitmeliyiz. Elektrikli araç olur, savunma sanayii olur, otomotiv yan sanayisi olur, makine üretimi olur, yazılım olur; sektörün adı değişebilir ama hedef değişmemeli. Afyonkarahisar daha yüksek katma değerli üretimin içerisinde kendisine yer açmak zorunda.

Burada özellikle gençleri konuşmak gerekiyor. Afyonkarahisar’da doğan, burada büyüyen, üniversite okuyan veya meslek öğrenen bir genç neden iyi bir iş bulmak için mutlaka başka bir şehre gitmek zorunda kalsın? Neden Eskişehir’e, Ankara’ya, İstanbul’a, İzmir’e bakmak zorunda olsun? Elbette insanlar istedikleri şehirde yaşar, çalışır ve kendi geleceklerini kurarlar. Benim söylediğim başka bir şey. Eğer bir genç Afyonkarahisar’da kalmak istiyor ama kendi mesleğine uygun, geleceğini kurabileceği bir iş bulamadığı için gitmek zorunda kalıyorsa burada şehir olarak düşünmemiz gereken bir problem vardır. Genç nüfusu şehirde tutmanın yolu yalnızca sosyal etkinlik düzenlemekten geçmez. Genç insana iş vereceksiniz, kariyer imkânı sunacaksınız, “Burada kalırsam da geleceğimi kurabilirim” dedirteceksiniz.

Teknoloji yatırımlarının en önemli taraflarından biri de budur. Bir fabrika yalnızca kapısından giren 300 veya 500 kişiye iş sağlamaz. Eğer doğru sektör seçilmişse onun çevresinde başka işletmeler oluşur. Parça üreten firma gelir, bakım yapan işletme gelişir, lojistik şirketi büyür, yazılım ihtiyacı ortaya çıkar, teknik personel ihtiyacı artar. Meslek liseleri o sektör için öğrenci yetiştirmeye başlar, üniversiteler bölüm ve projelerini sanayiyle buluşturur. Yani mesele tek bir fabrika değildir; mesele bir ekosistem oluşturabilmektir. Afyonkarahisar’ın asıl hedefinin de bu olması gerektiğini düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde TUSAŞ yöneticilerinin Afyonkarahisar sanayicileriyle bir araya gelmesi ve daha fazla firmayı kendi ekosistemlerine dahil etmek istediklerini söylemeleri de aslında aynı açıdan değerlendirilmelidir. Şimdi elektrikli araçlar ve yerel üretim konuşuluyor. Bunları birbirinden bağımsız birkaç ziyaret olarak görmek yerine önümüzde duran bir fırsat penceresi olarak değerlendirmek gerekiyor. Savunma sanayii Türkiye’de çok ciddi bir büyüme gösteriyor, otomotiv büyük bir dönüşüm içerisinde, elektrikli araçlar giderek daha fazla hayatımıza giriyor. Afyonkarahisar bütün bunların neresinde olacak? Yalnızca bu sektörlerde üretilen ürünleri kullanan bir şehir mi olacağız, yoksa üretim zincirinin küçük de olsa bir parçası olabilecek miyiz?

Elbette bunlar “Yarın bir fabrika kuralım” demekle olacak işler değil. Yatırımcı önce altyapıya bakar, enerjiye bakar, lojistiğe bakar, iş gücüne bakar, teşviklere bakar, maliyetlere bakar ve kendisine uzun vadeli bir ortam sunulup sunulmadığını değerlendirir. İşte tam burada Afyonkarahisar’ın ortak bir yatırım vizyonuna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Valilik başka bir şey, belediye başka bir şey, üniversite başka bir şey, Ticaret ve Sanayi Odası başka bir şey, organize sanayi yönetimleri başka bir şey anlatırsa sonuç almak zorlaşır. Şehir olarak hangi sektörleri istediğimizi belirlemeli ve yatırımcının karşısına ortak bir dosyayla çıkmalıyız.

Afyonkarahisar’ın iki üniversitesi bulunuyor. Bu büyük bir avantaj. Üniversiteleri yalnızca öğrenci sayısıyla değerlendirmek yerine şehrin ekonomik dönüşümünün bir parçası haline getirmek gerekiyor. Eğer yarının Afyonkarahisar’ında elektrikli araç teknolojileri, savunma sanayii veya başka yüksek teknolojili sektörler olacaksa üniversitelerimizin de buna uygun projeler üretmesi, öğrencileri sektörle buluşturması ve sanayiyle daha fazla ortak çalışma yapması gerekiyor. Aynı şekilde meslek liseleri de bu planlamanın içerisinde olmalı. Çünkü yatırımcıyı şehre çağırıp daha sonra “Çalıştıracak nitelikli personel bulamıyoruz” dersek işin en önemli tarafını eksik bırakmış oluruz.

Bir başka konu da yatırımcıya yaklaşımımız. Afyonkarahisar’a yatırım yapmak isteyen insanın önüne bürokratik engeller yığmak yerine ona yol göstermek gerekiyor. Elbette kanun ve kurallardan taviz verilemez ama işlerin hızlandırılması, doğru yönlendirme yapılması ve yatırımcının hangi kurumun kapısına gideceğini bilmesi çok önemli. Türkiye’de şehirler artık yatırım konusunda birbirleriyle yarışıyor. Aynı fabrikayı Afyonkarahisar da istiyor, başka bir şehir de istiyor. Yatırımcı sonunda kendisine en uygun şartları sunan yere gidiyor. Bizim de “Afyon'a neden yatırım yapsın?” sorusuna güçlü cevaplar verebilmemiz gerekiyor.

Şunu da özellikle söylemek istiyorum; yeni sektörlerden bahsetmek mevcut sektörlerimizi küçümsemek anlamına gelmez. Bazen “Afyon yalnızca sucuk ve mermerle anılmamalı” dediğinizde sanki sucuğu veya mermeri değersiz görüyormuşsunuz gibi algılanabiliyor. Tam tersine, bunlar bu şehrin en önemli ekonomik güçlerinden. Mermer sektörümüzü daha fazla teknolojiyle buluşturmak, sucuğumuzu ve diğer gıda ürünlerimizi dünyaya daha fazla satmak, termal turizmde daha fazla yabancı turist ağırlamak zaten yapmamız gereken işler. Ancak bunların yanına yenilerini koymalıyız. Bir şehrin ekonomisi ne kadar fazla güçlü ayağın üzerinde durursa o kadar dirençli olur.

Afyonkarahisar yıllarca “potansiyeli yüksek şehir” olarak anlatıldı. Ben artık biraz da bu potansiyelin sonuca dönüştüğünü görmek istiyorum. Her yatırımcı ziyaretinden sonra “Afyonkarahisar’ın potansiyeli anlatıldı” haberleri okuyoruz. Güzel. Peki ne zamana kadar potansiyelimizi anlatacağız? Bir noktadan sonra “Şu yatırım geldi, şu fabrika üretime başladı, şu kadar gencimiz işe girdi, şu Afyon firması savunma sanayiine parça üretmeye başladı, şu şirket elektrikli araç sektörüne ürün satıyor” haberlerini de daha fazla görmek zorundayız.

İşte geçtiğimiz günlerde yapılan elektrikli araç görüşmesine de bu nedenle yalnızca bir protokol ziyareti gözüyle bakmıyorum. Belki yarın somut bir yatırıma dönüşür, belki dönüşmez. Bunu bugün bilemeyiz. Ama bize önemli bir soru sorma fırsatı veriyor: Afyonkarahisar geleceğin sanayisinden pay almak için hazır mı? Eğer hazır değilsek hazırlanmak için neyi bekliyoruz? Organize sanayi bölgelerimizi, eğitim altyapımızı, iş gücümüzü ve yatırım teşviklerimizi buna göre planlıyor muyuz? Gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor muyuz? Sanayicimizi büyük şirketlerin tedarik zincirine girebilecek seviyeye taşıyabiliyor muyuz?

Bir ziyaret yapıldı, fotoğraf çekildi ve haber oldu. Şimdi esas mesele bundan sonrası. Ben bir yıl sonra o fotoğrafa yeniden baktığımda “O görüşmeden sonra şu adımlar atıldı” diyebilmek istiyorum. Yeni bir yatırım haberi görmek istiyorum, yeni istihdam görmek istiyorum, Afyonkarahisarlı bir firmanın yeni bir teknoloji sektörüne girdiğini görmek istiyorum. Yoksa ziyaret fotoğrafları birkaç gün haber olur, sonra dijital arşivlerde kaybolup gider. Afyonkarahisar’ın ihtiyacı yeni fotoğraflardan çok, o fotoğrafların arkasını dolduracak sonuçlardır.

Bu şehirde yıllardır aynı şeyleri konuşuyoruz. Konumumuz güzel, insanımız çalışkan, sanayimiz gelişmeye açık, üniversitelerimiz var, ulaşım avantajımız var. Hepsi doğru. Ama bunları artık bir araya getirip sonuç üretme zamanı. Afyonkarahisar’ın çocuklarının geleceğini yalnızca bugünün sektörleriyle planlayamayız. On yıl sonra hangi mesleklerin öne çıkacağını, hangi fabrikaların yatırım yapacağını, hangi teknolojilerin dünyayı değiştireceğini bugünden düşünmek zorundayız. Şehir yönetmek yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değildir; 10-20 yıl sonra ortaya çıkacak dünyaya şehri hazırlamaktır.

Sucuk bizimdir, sahip çıkacağız. Kaymak bizimdir, dünyaya tanıtacağız. Mermer bizimdir, daha fazla katma değerle satacağız. Termal bizimdir, turizmde daha güçlü hale getireceğiz. Ama bunların yanına teknoloji de koyacağız, savunma sanayiini de koyacağız, elektrikli araçları da koyacağız, yüksek katma değerli üretimi de koyacağız. Afyonkarahisar’ın ekonomisini birkaç sektörün omuzlarına bırakmayacağız.

Belki bugün yapılan görüşmeler küçük bir başlangıçtır, belki de yıllar sonra dönüp baktığımızda önemli bir dönüşümün ilk adımlarından biri olduğunu göreceğiz. Bunu zaman gösterecek. Ancak fırsat kapıyı çaldığında o kapıyı açmaya hazır olmak zorundayız. Afyonkarahisar’ın yıllardır konuşulan potansiyelini artık üretime, fabrikaya, ihracata ve gençlerimiz için nitelikli istihdama dönüştürme zamanı geldi.

Çünkü Afyonkarahisar sadece geçmişinden gurur duyan bir şehir olmamalı, geleceğini de kuran bir şehir olmalı. Sucuk, kaymak, mermer ve termal bizi bugüne kadar taşıdı ve bundan sonra da taşımaya devam edecek. Şimdi bunların yanına yeni başarı hikâyeleri eklemek bizim elimizde. Bir gün Türkiye’de insanlar Afyonkarahisar’ın adını duyduğunda sucuğu ve mermeriyle birlikte teknolojisini, sanayisini ve ürettiği yüksek katma değerli ürünleri de konuşuyorsa işte o zaman bu şehir gerçek anlamda kabuğunu kırmış olacak.

Saygılarımla…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız