Çoğu insan, kendi ses kaydını dinlediğinde sesinin olduğundan daha "ince", "tiz" veya "yabancı" olduğunu düşünür. Bu durumun temel nedeni, konuşurken sesimizi sadece dışarıdan değil, aynı zamanda içeriden de duymamızdır.

Geleceğin Teknoloji Yıldızları Yarışıyor: Deneyap E-Sınav Maratonu Başladı! Deneyap Türkiye Öğrenci Seçme Süreci Nasıl?
Geleceğin Teknoloji Yıldızları Yarışıyor: Deneyap E-Sınav Maratonu Başladı! Deneyap Türkiye Öğrenci Seçme Süreci Nasıl?
İçeriği Görüntüle

İki Farklı Ses, Tek Bir Algı

Normal şartlarda dış dünyadaki tüm sesleri "Hava İletimi" yoluyla duyarız. Ancak kendi sesimiz söz konusu olduğunda süreç ikiye ayrılır:

  1. Hava İletimi: Ağzımızdan çıkan ses dalgaları havada yayılır, kulak yolundan geçer ve iç kulağa (koklea) ulaşır.

  2. Kemik İletimi: Ses tellerimiz titreştiğinde bu titreşimler kafatası kemiklerimiz, boynumuz ve dokularımız aracılığıyla doğrudan iç kulağa iletilir.

Neden Kendi Sesimizi Daha "Kalın" Duyarız?

Kafatasımızdaki kemikler, ses titreşimlerini iletirken düşük frekanslı (bas) sesleri adeta bir filtre gibi güçlendirir. Bu yüzden konuşurken kendi sesimizi olduğundan daha tok, derin ve zengin algılarız.

Kayıt Cihazları Neden Yanıltıcı Gelir?

Mikrofonlar ve kayıt cihazları, kemik yoluyla gelen o "iç titreşimleri" algılayamaz. Onlar sadece dışarıya yayılan havai sesleri kaydederler. Dolayısıyla kaydı dinlediğinizde, kafatasınızın size sağladığı o "bas desteği" kaybolur ve geriye sadece başkalarının duyduğu, size yabancı gelen o ince ses kalır.

Muhabir: Gurbet Tınas