Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberi tüm Türkiye’yi yasa boğarken, usta tarihçinin gözlerden uzak yaşadığı özel hayatı da mercek altına alındı. Hayatı boyunca binlerce talebe yetiştiren ve milyonlara tarihi sevdiren Ortaylı’nın, 1981 yılında dünya evine girdiği ve 18 yıl aynı yastığa baş koyduğu eski eşi Ayşe Özdolay kimdir? Çiftin bu evlilikten kaç çocuğu var? İşte köklü bir aileden gelen Ayşe Özdolay’ın biyografisi ve İlber Ortaylı’nın "mirasım" dediği ailesine dair tüm ayrıntılar...

AYŞE ÖZDOLAY KİMDİR? KÖKLÜ BİR AİLENİN FERDİ
1950 yılında Mersin’de dünyaya gelen Ayşe Özdolay, Türkiye’nin siyasi ve akademik tarihinde önemli bir yere sahip olan Özdolay ailesinin ferdidir. Babası, Mersin’in eski senatörlerinden ve tıp dünyasının saygın isimlerinden Dr. Talip Özdolay’dır.
Ankara’da sosyal bilimler alanında eğitim gören Ayşe Özdolay, bir dönem öğretmenlik mesleğini icra etmiştir. 1981 yılında Ankara Üniversitesi’nde görev yaptığı sırada yolu İlber Ortaylı ile kesişmiş ve bu tanışıklık kısa sürede evliliğe dönüşmüştür.
18 YILLIK EVLİLİK VE DOSTANE VEDA
İlber Ortaylı ve Ayşe Özdolay, 1981 yılında evlenmiş ve bu birliktelik tam 18 yıl sürmüştür. Çift, 1999 yılında aldıkları ortak kararla yollarını ayırmış ve anlaşmalı olarak boşanmıştır.
İlber Ortaylı, nadiren konuştuğu özel hayatıyla ilgili her zaman Ayşe Özdolay’dan saygıyla bahsetmiş, boşanma sonrası da aralarındaki dostane bağı hiçbir zaman koparmamışlardır. Ayşe Özdolay’ın bugün 76 yaşında olduğu ve hayatını sakin bir şekilde sürdürdüğü bilinmektedir.
İLBER ORTAYLI’NIN "EN BÜYÜK NEŞESİ": KIZI VE TORUNLARI
Bu evlilikten 1982 yılında dünyaya gelen Tuna Ortaylı Kazıcı, İlber Ortaylı’nın tek çocuğudur. Tuna Ortaylı da babasının izinden giderek akademik bir kariyer inşa etmiş, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra kültürel miras ve sosyal bilimler alanında önemli projelere imza atmıştır.
Usta tarihçinin "en büyük neşem" ve "hayattaki en değerli varlıklarım" dediği iki torunu bulunmaktadır. Ortaylı’nın, yoğun çalışma temposundan bulduğu her fırsatta torunlarıyla vakit geçirdiği ve onlara tarih bilincini aşılamaya çalıştığı bilinmekteydi.




