Küba coğrafyasındaki dünyaca ünlü puro üreticilerinin imalathanelerinde çalışan binlerce emekçi, gün boyu süren zorlu el işçiliği sırasında oldukça sıra dışı bir çalışma ortamına tanıklık etmektedir. Yüzlerce tütün yaprağının büyük bir incelikle sarıldığı bu devasa salonlarda, mekanik seslerin ve üretim temposunun ötesinde doğrudan insan sesi yankılanmaktadır. Sadece el becerisi gerektiren ve saatler süren monoton tütün sarma işlemi sırasında çalışanların zihinsel dinamizmini korumak amacıyla hayata geçirilen bu uygulama, günümüzde dünya genelinde şaşkınlık uyandıran resmi bir meslek grubu haline gelmiştir. "Lector de tabaquería" yani puro okuyuculuğu adı verilen bu tarihi gelenek, modern üretim tesislerinin sıradan havasını bütünüyle dağıtmaktadır.

Yastık altı altın için yeni dönem: Merkez Bankası kararını kaldırdı
Yastık altı altın için yeni dönem: Merkez Bankası kararını kaldırdı
İçeriği Görüntüle

Üretim hattında görev alan tütün işçilerinin ellerini işten ayırmadan zihinsel olarak canlı kalmalarını hedefleyen bu fikir, ilk kez 1865 yılında Havana sınırları içerisinde bulunan El Fígaro fabrikasında resmi bir nitelik kazanmıştır. Tütün sarmacılarının uzun saatler boyunca aynı hareketi tekrarlaması sebebiyle ortaya çıkan zihinsel yorgunluk ve dikkat kaybı, bu özgün yöntem sayesinde ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. İlk dönemlerde tamamen deneysel bir adım olarak görülen bu uygulama, kısa süre içerisinde Küba tütün endüstrisinin vazgeçilmez bir unsuru haline gelerek fabrikanın genel çalışma kültürünü kökten değişime uğratmıştır.

Üretim Tesislerini Kültür Merkezine Dönüştüren Tarihi İlerleme

İlk uygulandığı dönemlerde okuyucuların ücretleri, imalathanede çalışan emekçilerin kendi aralarında topladıkları küçük katkı paylarıyla karşılanmıştır. Zaman içerisinde işçiler ile okuyucular arasında kurulan güçlü bağ, bu bireyleri fabrikanın en saygın ve merkezi figürlerinden biri haline getirmiştir. Yüksekçe hazırlanmış özel kürsülere çıkan okuyucular; Victor Hugo, Alexandre Dumas, William Shakespeare ve Honoré de Balzac gibi dünya edebiyatına yön veren isimlerin unutulmaz klasiklerini yüksek sesle işçilere aktarmıştır. Edebi eserlerin yanı sıra günlük gazete haberleri, toplumsal gelişmeler ve işçi haklarını konu alan siyasal metinler de gün boyunca bu salonlarda yankılanmaya başlamıştır.

Seslendirilen politik ve toplumsal içerikler, dönemin fabrika sahipleri ile yönetici kesimini ciddi şekilde tedirgin etmiş ve zaman zaman çeşitli yasaklama girişimlerini beraberinde getirmiştir. Ancak işçilerin bu gelenek üzerindeki kararlı duruşu ve sahiplenici tutumu, uygulamanın her türlü engellemeye karşı direnmesini sağlamıştır. 1959 yılında gerçekleşen Küba Devrimi sonrasında tütün sanayisinin tamamen kamulaştırılmasıyla birlikte, bu tarihi okuyucular da doğrudan devlet kadrosuna dahil edilmiş ve düzenli maaşa bağlanan resmi devlet çalışanları statüsüne kavuşturulmuştur.

Dijital Teknolojilere Ve Çağdaş Medyaya Meydan Okuyan Gelenek

Günümüzde televizyon, radyo, internet ve akıllı cep telefonlarının iş yerlerine kadar girmesine rağmen, imalathanelerdeki bu canlı sesli kitap okuma kültürü hiçbir şekilde yok olmamıştır. Elektronik cihazların yarattığı dijital gürültüye ve bireysel ekran bağımlılığına karşı direnen bu sistem, Küba toplumunun kültürel belleğini koruma noktasında kritik bir rol oynamaktadır. 2012 yılında Küba makamları tarafından "Ulusal Kültürel Miras" olarak tescillenen bu %100 özgün ve yaklaşık 160 yıllık köklü gelenek, geçmişten aldığı mirası modern çağa başarıyla taşımayı sürdürmektedir.

Halen ülke genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 50 farklı puro fabrikasında bu özel sistem kesintisiz biçimde uygulanmaktadır. Her gün binlerce tütün sarmacısının mesaisine eşlik eden okuyucular, sadece metin seslendirmekle kalmayıp aynı zamanda işçilerin gün içerisindeki genel ruh halini ve motivasyonunu da doğrudan şekillendirmektedir. Günümüzde aylık kazancı ortalama 60000 TL seviyelerine ulaşabilen bu sıra dışı meslek, yüksek gelirinin yanı sıra sunduğu benzersiz çalışma ortamıyla da tüm dünyada dikkatleri üzerine çekmeye devam etmektedir.

Tütün Sarmacılarının Zihinsel Dünyasını Besleyen Sosyal Yapı

Puro okuyucularının seçimi ve sunacağı programlar, fabrikadaki tütün işçilerinin doğrudan katılımıyla demokratik bir süreç içerisinde belirlenmektedir. Okuyucu kürsüye çıkmadan önce günlük gazete başlıklarını seçmekte, ardından işçilerin oylarıyla belirlenen roman veya tarihi kitapların okumasına geçmektedir. Tütün sarıcıları, okunan metni beğendiklerinde tütün bıçaklarını masalarına vurarak ritmik bir alkış temposu oluşturmakta, beğenmediklerinde ise sessiz kalarak veya tepki göstererek okuyucuyu uyarmaktadır. Bu durum, fabrika içerisinde işçiler ile okuyucu arasında sürekli ve canlı bir etkileşim kanalı oluşturmaktadır.

Geleneksel imalat tesislerinde çalışanların entelektüel seviyesini yükseltmeyi başaran bu sistem, Küba tütün işçilerinin dünya edebiyatına ve küresel siyasete hakim olmalarına zemin hazırlamıştır. Sadece fiziksel emek sark edilen bir imalathaneyi adeta bir açık öğretim kurumuna dönüştüren puro okuyuculuğu, sanayi üretimi ile edebiyatı aynı çatı altında buluşturan dünyadaki tek örnek olma özelliğini korumaktadır. Dijitalleşen modern üretim anlayışına karşı insan unsurunu ve ortak paylaşımı merkezde tutan bu gelenek, gelecekte de varlığını sürdürecek gibi görünmektedir.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım