Kimyevi gübre fiyatlarındaki artış, üreticilerin tarımsal üretimde alternatif yöntemlere yönelmesine neden oldu. Sonbaharda ekilen Macar fiği ve benzeri baklagillerin ilkbaharda gelişimini tamamladıktan sonra toprağa karıştırılmasıyla uygulanan yeşil gübreleme, hem toprağın yapısına katkı sağlıyor hem de sonraki ürünün gübre ihtiyacını azaltıyor.
FİĞ TOPRAĞA AZOT VE ORGANİK MADDE KAZANDIRIYOR
Yeşil gübreleme kapsamında sonbaharda ekilen fiğ, ilkbaharda yeterli yeşil aksam oluşturduktan sonra sürülerek toprağa karıştırılıyor. Bu süreçte bitkinin bünyesindeki besin maddeleri toprağa geri kazandırılıyor.
Tarla çalışmalarında bu yöntemle dekar başına ortalama 400 kilogram organik madde ve 10 kilogram saf azot kazandırılabildiği belirlendi. Fiğin kullanıldığı mısır ve buğday üretiminde ana ürünlerin azot ihtiyacının önemli bir bölümünün karşılanabildiği, pamukta ise gübre ihtiyacının dekar başına 6 kilograma kadar düşürülebildiği hesaplandı.
PAMUKTA VERİM DEĞERLERİ YÜKSELDİ
Yeşil gübrelemenin verim üzerindeki etkisi pamuk üretiminde yapılan uzun süreli çalışmalarla da ortaya konuldu. Yalnızca kimyevi gübre kullanılan alanlarda dekardan 232,8 kilogram kütlü pamuk elde edilirken, fiğin yeşil gübre olarak kullanıldığı parsellerde bu miktar 261,7 kilograma çıktı.
Fiğ ve pamuğun arka arkaya yetiştirildiği üretim sistemlerinde başlangıçta tohum ve işçilik maliyetleri oluşmasına rağmen sonraki yıllarda gübre tasarrufu ile birlikte ürün miktarı ve kalitesindeki artışın net kazanca yansıdığı belirlendi.
NET KÂR YÜZDE 18 İLA 22 ARASINDA ARTABİLİYOR
Yapılan değerlendirmelerde fiğ kullanılan üretim sistemlerinde net kârın yüzde 18 ila 22 arasında daha yüksek gerçekleşebildiği belirtildi. Bu artışta gübre giderlerindeki düşüşün yanı sıra ürün miktarı ve kalite artışının da etkili olduğu ifade edildi.
Pamuk üretiminde fiğ kullanımının yaygınlaştırılması halinde toprağa kazandırılabilecek azot miktarının yaklaşık 125 bin ton amonyum sülfata karşılık gelebileceği aktarıldı. Baklagiller aracılığıyla toprağa kazandırılan azotun kimyevi gübreye göre daha yavaş salınması, bitkinin besin maddelerinden daha uzun süre yararlanmasına imkân sağlıyor.
YEŞİL GÜBRELEME KURAKLIĞA KARŞI DA AVANTAJ SAĞLIYOR
Uygulamanın etkisi yalnızca gübre maliyetleri ve verimle sınırlı kalmıyor. Topraktaki organik madde oranının yüzde 1 yükselmesi, dönüm başına yaklaşık 15-20 ton daha fazla suyun toprakta tutulmasına katkı sağlayabiliyor.
Fiğin kazık kök yapısı, sertleşen toprak tabakalarının gevşemesine yardımcı olurken suyun toprağa sızmasını artırıyor. Bu durum yüzey akışı ve erozyonun yüzde 35’e kadar azalmasına katkı sağlayabiliyor. Ayrıca bazı kritik toprak enzimlerinin faaliyetlerinde yüzde 40’a varan artış sağlandığı bildirildi.
ÇİFTÇİLERE YEŞİL GÜBRE DESTEĞİ ÖNERİSİ
Yeşil gübreleme uygulamasının daha geniş alanlarda kullanılabilmesi için üreticilere yönelik desteklerin artırılması öneriliyor. Büyük tarım ovalarında uygulamanın doğrudan üreticilere gösterileceği demonstrasyon alanlarının oluşturulması ve gezici çiftçi eğitimlerinin artırılması gündemde.
Kışlık örtücü bitki yetiştiren çiftçilere tohum ve mazot desteğinin “Yeşil Gübre Desteği” adı altında sağlanmasının da uygulamanın yaygınlaştırılmasına katkı sunabileceği belirtiliyor. Bu yöntemle kimyevi gübre giderlerinin azaltılması ve organik madde açısından zayıflayan tarım topraklarının yeniden güçlendirilmesi hedefleniyor.




