Yükseköğretim dünyası, bu sabah Resmi Gazete’de yayımlanan şok edici bir kararla adeta sarsıldı. Türkiye’nin en prestijli ve köklü vakıf yükseköğretim kurumları arasında yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, alınan radikal kararla resmen kaldırıldı. Çeyrek asrı aşkın süredir on binlerce mezun veren ve akademik başarılarıyla adından söz ettiren kurumun kapatılması, eğitim camiasında deprem etkisi yarattı. Kararın duyulmasıyla birlikte gözler, üniversitenin bu noktaya nasıl geldiğine ve kampüslerde eğitim gören binlerce öğrencinin akıbetinin ne olacağına çevrildi.
HOLDİNG SORUŞTURMASI VE KAYYUM SÜRECİ SONU GETİRDİ
Aslında İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni fiilen kapanma noktasına götüren süreç, geçtiğimiz yıl kampüs duvarlarının arkasında başlayan hukuki ve finansal krizlerle filizlenmişti. 2019 yılında Can Holding bünyesine katılan üniversite, holdinge yönelik yürütülen geniş çaplı adli soruşturmaların hedefi haline gelmişti. Holding bünyesindeki 121 şirkete el konulmasıyla başlayan mali girdap, kısa sürede üniversitenin bağlı olduğu vakfa da sirayet etti.
Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kritik kararla, üniversitenin mevcut mütevelli heyeti görevden uzaklaştırılarak yerlerine kayyum heyeti atandı. Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve avukat Mehmet Çiçek’ten oluşan kayyum yönetimi, o dönem yaptıkları açıklamalarda eğitim faaliyetlerinin aksamayacağını ve hiçbir öğrencinin hak kaybı yaşamayacağını taahhüt etse de, mali ve idari kriz aşılamadı. Resmi Gazete’de yayımlanan son kararla birlikte, üniversitenin kapısına kilit vurulması süreci yasal olarak tescillenmiş oldu.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİ BEKLEYEN YENİ ROTA
Faaliyet izninin iptal edilmesiyle birlikte "Eğitimim yarıda mı kalacak?", "Diplomam geçersiz mi sayılacak?" sorularını sormaya başlayan binlerce öğrenci için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatı devreye girdi. YÖK yönetmeliklerine göre, bir vakıf üniversitesinin faaliyetlerine son verilmesi durumunda öğrencilerin akademik hayatlarının korunması amacıyla "garantör üniversite" sistemi aktif hale getiriliyor.
Bu kapsamda yapılan resmi planlamaya göre, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin eğitim haklarında herhangi bir kesinti veya mağduriyet yaşanmaması adına tüm öğrenciler garantör kurum konumundaki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesine dahil edilecek. Öğrenciler, eğitim hayatlarına ve akademik süreçlerine Mimar Sinan Üniversitesi çatısı altında devam ederek mezuniyet hakkı kazanacaklar. Önümüzdeki günlerde YÖK ve garantör üniversite tarafından ders sayımları, kampüs kullanımı ve harç ödemeleri gibi teknik detaylara ilişkin kapsamlı bir yol haritasının ilan edilmesi bekleniyor.




