Uzman isim, yaklaşık 250 kilometre uzunluğundaki fay sisteminde homojen bir stres dağılımı bulunduğunu ve bunun büyük bir deprem potansiyeline işaret ettiğini söyledi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutoğlu, radar interferometri yöntemiyle Türkiye genelindeki yer kabuğu hareketlerini anlık olarak izlediklerini belirtti. Elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan sismik gerilim haritalarında, yıllık stres birikiminin en yoğun olduğu noktalardan birinin Van’ın hemen doğusundaki hat olduğunu vurguladı.
Bölgede daha önce kırılmış fayların bulunduğunu hatırlatan Kutoğlu, özellikle Çaldıran Fayı’nın 1647 ve 1976 yıllarında büyük depremler ürettiğini, 7’nin üzerinde büyüklüğe ulaşan sarsıntıların yaşandığını ifade etti. Ancak söz konusu 250 kilometrelik alanda uzun süredir büyük bir deprem kaydı bulunmadığına dikkat çekti.
Hazırlanan haritalarda bölgenin baştan sona kırmızı renkle gösterildiğini aktaran Kutoğlu, bunun fay segmentlerinin birbirine bağlı şekilde çalışabileceğini gösterdiğini söyledi. Bu durumun, 6 Şubat 2023’te Hatay merkezli depremlerde görülen zincirleme kırılma senaryosuna benzer bir tablo oluşturabileceğini belirten Kutoğlu, “Homojen bir gerginlik söz konusu. Bu da sistemin birlikte hareket edebileceğini gösteriyor. 250 kilometrelik hattın aynı anda çalışması ihtimal dahilinde” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Kutoğlu, bilinen 500’ün üzerinde fayın yanı sıra henüz keşfedilmemiş kırıkların da olabileceğini belirtti. Uzman isim, sadece batı illerine odaklanmak yerine doğudaki bu yüksek gerilimli bölgelere de dikkat edilmesi ve gerekli tedbirlerin gecikmeden alınması gerektiği uyarısında bulundu.