İstanbul genelinde kiralık konut fiyatlarında yaşanan durdurulamayan yükseliş, özellikle dar gelirli vatandaşlar ve öğrenciler için barınma krizini derinleştirmeye devam ediyor. Kentin farklı noktalarında geçen yıla oranla gerçekleşen fahiş artışlar, eski ve yıpranmış binalardaki dairelerin bile rekor fiyatlardan pazarlanmasına yol açıyor. Geçtiğimiz dönemde Beşiktaş ilçesinde 25.000 TL seviyelerinde seyreden 2+1 niteliğindeki eski bir dairenin aylık kullanım bedeli, bu yıl itibarıyla 45.000 TL sınırına dayanmış durumda.

Benzer bir tablonun hakim olduğu Avcılar bölgesinde ortalama kiralama bedelleri 34.000 TL ile 42.000 TL bandında değişkenlik gösterirken, ilçe genelindeki ortalama konut kirası 34.306 TL seviyelerinde hesaplanıyor. İletişim ve ulaşım akslarının merkezinde yer alan Beyoğlu ilçesinde ise rakamlar 35.000 TL ile 55.000 TL arasında seyrediyor ve genel ortalama 40.270 TL civarında şekilleniyor. Yapı ömrünü tamamlamış binalarda dahi başlangıç fiyatı 45.000 TL olarak belirlenirken, mülkün konumuna, genel durumuna ve eşyalı olup olmamasına bağlı olarak rakamlar 80.000 TL düzeyine kadar tırmanıyor.

Destek Sürelerinin Sonu Gayrimenkul Mülk Sahiplerini Harekete Geçirdi

Piyasadaki yüksek fiyat tavanlarının ötesinde, gayrimenkul sektöründe beliren çok daha büyük bir tehlike kiracıların huzurunu kaçırıyor. Yıl sonu itibarıyla kentsel dönüşüm süreçlerine sağlanan kamu desteklerinin süresinin dolacak olması, bazı fırsatçı mülk sahiplerinin gayriahlaki yöntemlere başvurmasına zemin hazırlıyor. Yenileme sürecine girmesi kesinleşmiş binaların boş kalmasını istemeyen mülk sahipleri, yıkım kararlarını gizleyerek kiralama yoluna gidiyor.

Yıkım ve tahliye takvimi yaklaşan riskli yapılardaki daireler, gayrimenkulün hukuki ve fiziksel durumundan habersiz olan üniversite öğrencilerine veya acil barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlara pazarlanıyor. Mülk sahiplerinin "üç beş ay boş kalmasın, gelir kapısı devam etsin" mantığıyla hareket etmesi, binanın kentsel dönüşüm sürecine gireceğini bilmeyen kiracıları büyük bir bilinmezliğin ortasına sürüklüyor.

Öğrenciler Kış Ortasında Tahliye Krizleriyle Karşı Karşıya Kalıyor

Yaklaşan kentsel dönüşüm süreçlerini gizleyerek kısa süreli kazanç elde etmeyi amaçlayan ev sahiplerinin bu tutumu, eğitim dönemi devam ederken öğrencilerin kış ortasında evsiz kalma riskiyle yüzleşmesine neden oluyor. Anlaşma aşamasında binanın risk durumu veya yıkım kararı hakkında bilgilendirilmeyen kiracılar, birkaç ay sonra kapılarına dayanan resmi tahliye tebligatlarıyla neye uğradıklarını şaşırıyor.

Garanti BBVA’dan Emeklilere Yeni Fırsat: Eylül Ödemesi Şaşırttı!
Garanti BBVA’dan Emeklilere Yeni Fırsat: Eylül Ödemesi Şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

Eğitim öğretim yılının ortasında aniden evi boşaltmak zorunda kalan gençler, hem yeni bir ev bulma stresiyle hem de yüksek taşınma ve depozito masraflarıyla baş başa bırakılıyor. Kısa vadeli rant uğruna göz göre göre mağdur edilen kiracılar, hem maddi kayba uğruyor hem de barınma güvencelerini tamamen kaybediyor.

Sektör Temsilcileri Sözleşme Öncesi Detaylı Araştırma Yapılması Konusunda Uyarıyor

Emlak uzmanları ve gayrimenkul sektörü temsilcileri, son dönemde tırmanışa geçen bu yönteme karşı kiracı adaylarının son derece dikkatli ve tedbirli davranması gerektiğini ifade ediyor. Kiralama aşamasında mağduriyet yaşanmaması adına, tutulması planlanan taşınmazın hukuki statüsünün ve kentsel dönüşüm kütüğündeki durumunun mutlaka yetkili mercilerden sorgulanması büyük önem taşıyor.

Binanın riskli yapı statüsünde olup olmadığı, belediye veya tapu müdürlükleri üzerinden kontrol edilmeden sözleşme imzalanmaması gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, fahiş kira bedelleri ödenerek tutulan konutların kısa süre içinde boşaltılması zorunluluğu doğuyor ve bu durum tüketicilerin hukuki hak arayış süreçlerini oldukça zorlaştırıyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım