Kira artışları ve tahliye süreçleri nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklara bir yenisi daha eklenirken, evden çıkış aşamasındaki boya-badana tartışmaları da hukuk gündeminde yer almaya devam ediyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin değerlendirmeleri doğrultusunda, kiracının yalnızca olağan kullanım dışındaki zarar ve hasarlardan sorumlu tutulabileceği belirtiliyor.
“EVİ NASIL ALDIYSAN ÖYLE TESLİM ET”
Kiracı ve ev sahibi arasında sıkça yaşanan anlaşmazlıklardan biri olan boya-badana konusu, hukukçuların açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.
Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, kiracının evi tahliye ederken mutlaka boya yaptırmasının zorunlu olmadığını ifade etti. Kaya, ev sahibinin evi yeni boyalı teslim etmiş olmasının, kiracının yıllar sonra çıkarken yeniden boya yaptırmak zorunda olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtti.
Kira sözleşmesinde “boyalı teslim edilecektir” şeklinde ifadeler yer alsa bile bunun tek başına yeterli hukuki dayanak oluşturmadığı kaydedildi.
YARGITAY KARARINDA HANGİ DETAYLAR YER ALDI?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal gösterilen kararında, kiracının olağan kullanım nedeniyle oluşan aşınma ve bozulmalardan sorumlu tutulamayacağı vurgulandı.
Kararda, kiracının taşınmazı özenli şekilde kullanması gerektiği belirtilirken, doğal kullanım sonucu oluşan eskime, renk solması veya küçük deformasyonların kötü kullanım kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Yargıtay değerlendirmesinde, kiracının yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarlardan sorumlu tutulabileceği kaydedildi.
TÜRK BORÇLAR KANUNU’NDAKİ DÜZENLEMEYE DİKKAT ÇEKİLDİ

Avukat Selman Nuri Kaya, kiracının sorumluluk sınırlarının Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesiyle belirlendiğini söyledi.
Kanun kapsamında kiracının, taşınmazdaki olağan kullanım sonucu meydana gelen aşınma ve bozulmalardan sorumlu tutulamayacağını ifade eden Kaya, duvar boyasının zamanla solmasının, parkelerin matlaşmasının veya küçük izlerin doğal kullanım kapsamında değerlendirildiğini aktardı.
Bu nedenle tahliye sırasında boya ve badana yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı ifade edildi.
DEPOZİTODAN KESİNTİ YAPILABİLİR Mİ?

Açıklamalarda, ev sahibinin yalnızca kötü kullanımın kanıtlanması halinde depozitodan kesinti yapabileceği belirtildi.
Duvarlara bilinçli zarar verilmesi, kırıklar oluşması veya taşınmazın hor kullanılması gibi durumların farklı değerlendirildiği ifade edilirken, doğal kullanım sonucu ortaya çıkan boya ihtiyacının kiracıya yüklenemeyeceği kaydedildi.
Haksız kesinti yapılması durumunda ise kiracıların e-Devlet üzerinden ya da doğrudan icra takibi başlatarak depozito bedelinin iadesini talep edebileceği aktarıldı.
KÖTÜ KULLANIM İLE OLAĞAN ESKİME AYRIMI ÖN PLANA ÇIKTI

Hukuki değerlendirmelerde özellikle “kötü kullanım” ile “olağan eskime” arasındaki ayrımın önem taşıdığı belirtildi.
Yargıtay kararında, kiracının sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmadığı ifade edilirken, münhasıran kötü kullanım sonucu oluşan zararların sorumluluğunun kiracıya ait olduğu vurgulandı.
Bu kapsamda, evi özenli kullanan kiracıların tahliye sırasında boya ve badana yaptırmakla yükümlü olmadığı yönündeki görüş hukuk çevrelerinde emsal değerlendirme olarak öne çıktı.




