Ekonomi

Kahve Piyasasında Beklenmeyen Tırmanış: Fiyatlar Aylar Sonra Zirveyi Gördü!

Dünya genelinde milyonlarca insanın güne başlama tercihi olan kahve, son dönemde emtia piyasalarında en çok konuşulan ürünlerin başında yer alıyor.

Abone Ol

Dünya genelinde milyonlarca insanın güne başlama tercihi olan kahve, son dönemde emtia piyasalarında en çok konuşulan ürünlerin başında yer alıyor. Yılın ilk yarısında genel olarak aşağı yönlü bir grafik çizen ve yatırımcısını üzen kahve fiyatları, son haftalarda tersine dönen rüzgarlarla birlikte adeta küllerinden doğdu. Uluslararası piyasalarda kahvenin libresi, üretim süreçlerinde yaşanan aksamalar ve geleceğe yönelik karamsar stok tahminleri sebebiyle hızlı bir tırmanışa geçerek 3,57 dolar bandına yerleşti. Bu ivmelenme, küresel tedarik zincirindeki aktörleri ve kahve sektörünü derinden etkileyecek yeni bir dönemin habercisi olarak kabul ediliyor.

Yılın ilk aylarında Güney Amerika genelinde gözlemlenen olumlu hava şartları ve Orta Doğu coğrafyasında tırmanan jeopolitik gerilimler, kahve fiyatlarını baskılayan temel unsurlar arasında yer alıyordu. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri yönetimi tarafından Brezilya menşeli kahve ithalatına uygulanan ek gümrük vergilerinin kaldırılması, piyasada ciddi bir rahatlama yaratmış ve fiyatların gevşemesine zemin hazırlamıştı. Bu durumun yanı sıra küresel lojistik ağlarında yaşanan aksamalar ile artan navlun maliyetleri de talep tarafını olumsuz etkileyerek fiyatların sene başından itibaren yaklaşık %15,0 oranında değer kaybetmesine yol açmıştı. Ancak haziran ayının ortalarından itibaren yönünü yukarı çeviren piyasa, kayıplarını hızla telafi etmeye başladı.

Üretici Ülkelerdeki Hava Olayları Arz Endişelerini Ciddi Şekilde Artırıyor

Dünyanın en büyük kahve üreticileri olan Brezilya ve Vietnam, son aylarda olağan dışı meteorolojik koşullarla mücadele ediyor. Bu iki dev üreticide baş gösteren kuraklık ve aşırı sıcaklar, küresel kahve stoklarının önümüzdeki dönemde kritik seviyelere gerileyeceğine dair korkuları tetikledi. Uzmanlar, emtia piyasalarındaki bu ani fiyat hareketliliğinin arkasında yatan en birincil faktörün, tarım arazilerini doğrudan vuran iklimsel düzensizlikler olduğunu belirtiyor. Arzın talebi karşılayamayacağı yönündeki korkuların spekülatif alımlarla birleşmesi, kahve kontratlarının değerini hızla yukarı taşıdı.

Yıla 3,48 dolar seviyelerinden giriş yapan kahve piyasası, lojistik maliyetlerin baskısı ve talep daralmasıyla haziran ayında 2,38 dolara kadar çekilerek yılın en dip noktasını görmüştü. Fakat bu seviyeden gelen güçlü tepki alımları ve iklim raporlarının ciddiyeti sayesinde fiyatlar haziran ayını %11,62 oranında net bir yükselişle 2,96 dolardan kapattı. Temmuz ayının ilk günlerinde de durdurulamaz yükselişini sürdüren emtia, dün itibarıyla 3,57 dolara ulaşarak son 6 ayın en yüksek zirvesini kaydetti. Piyasa aktörleri, kahvenin 28 Ocak tarihinde 3,72 doları test ettiğini hatırlatarak mevcut hareketin bu tarihi rekoru kırabileceğini öngörüyor.

El Nino Etkisi Güney Amerika Ve Güneydoğu Asya Bölgesini Kıskacına Aldı

Emtia piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip eden uzmanlar, haziran ayıyla beraber resmen etkisini gösteren El Nino hava fenomenine dikkat çekiyor. Bu küresel doğa olayının özellikle Güney Amerika ve Güneydoğu Asya coğrafyasında normallerin dışında bir seyir izlediği kaydediliyor. Tarım alanlarındaki nem oranının düşmesi ve sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerine çıkması, kahve tarlalarında üretimi sekteye uğratan en büyük tehdit haline geldi. Yağış miktarında yaşanan çarpıcı düşüşler, bitki sağlığını bozarak piyasadaki arz dengesini tamamen altüst etti.

Sektör analistleri, Brezilya'nın kaliteli yumuşak içimli "arabica" türü kahvede, Vietnam'ın ise daha sert ve yüksek kafeinli "robusta" türü kahvede dünya liderleri olduğunu ifade ediyor. Bu iki stratejik ülkede havaların kurak gitmesi, kahve ağaçlarının hayati önem taşıyan çiçeklenme dönemine girmesini doğrudan engelledi. Çiçeklenme sürecinin sekteye uğraması, doğrudan doğruya ağaç başına düşen ürün miktarının yani rekoltenin büyük oranda azalması anlamına geliyor. Bu olumsuz tarımsal öngörüler, uluslararası fonların ve büyük kahve alıcılarının piyasada panik alımları yapmasına yol açarak fiyat endeksini yukarı fırlattı.

Gelecek Sezonun Rekolte Beklentileri Piyasada Belirsizlik Yaratmaya Devam Ediyor

Kahve ağaçlarındaki biyolojik döngünün bozulması, yalnızca bugünün değil önümüzdeki birkaç yılın kahve arzını da tehlikeye sokuyor. Tarım uzmanları, mevcut çiçeklenme yetersizliğinin önümüzdeki hasat döneminde ciddi bir ürün açığı doğuracağını kesin bir dille ifade ediyor. Küresel piyasalarda şimdiden fiyatlanan bu rekolte kaybı, kahve zincirleri ve toptan tedarikçiler üzerinde maliyet baskısı yaratmaya başladı. Arz tarafında yaşanacak bu olası kesintiler, yatırımcıların kahveyi güvenli bir liman olarak görmesini sağlıyor.

Meteoroloji ve iklim bilimi modellemelerine göre El Nino hava olayının etkilerinin 2027 yılının ilk çeyreğine kadar kesintisiz bir şekilde sürmesi bekleniyor. Bu uzun vadeli tahmin, kahve üretim alanlarının en az iki sezon daha risk altında kalacağını ortaya koyuyor. Söz konusu durum, vadeli işlem piyasalarında uzun pozisyon alan oyuncuların sayısını artırırken, gelecek sezonlar için kahve fiyatlarının yüksek seyrini koruyacağına dair beklentileri de iyice güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, üretim maliyetlerindeki bu kaçınılmaz artışın çok yakında son tüketiciye yansıyacağını öngörüyor.

Navlun Maliyetleri Ve Jeopolitik Riskler Tedarik Zincirini Zorluyor

Kahve fiyatlarındaki yükseliş trendini destekleyen bir diğer önemli unsur ise küresel lojistik hatlarında yaşanan lojistik tıkanıklıklar olarak öne çıkıyor. Dünyanın önemli deniz ticaret rotalarında süregelen askeri gerilimler, gemilerin rotalarını değiştirmelerine ve yolculuk sürelerinin uzamasına neden oluyor. Bu durum deniz taşımacılığında navlun fiyatlarının ve sigorta primlerinin katlanarak artmasını beraberinde getiriyor. Üreticiden alınan kahvenin kavurma tesislerine ve ana pazarlara ulaştırılması her geçen gün daha maliyetli bir hal alıyor.

Uluslararası kahve ticaretinde yaşanan bu lojistik zorluklar, fiziki kahveye ulaşımı zorlaştırarak spot piyasada fiyatların suni bir şekilde şişmesine de zemin hazırlıyor. Depolardaki mevcut kahve stoklarının eritilmesiyle idare edilmeye çalışılsa da, yeni mahsulün pazara inmesinde yaşanacak gecikmeler endişeleri körüklüyor. Hem tarladaki iklimsel kriz hem de denizlerdeki taşımacılık çıkmazı, kahve sektörünü önümüzdeki aylarda çok daha zorlu ve yüksek maliyetli bir sürecin beklediğini açıkça ortaya koyuyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }