Prof. Dr. Celal Şengör, sadece bir jeolog değil, aynı zamanda bilim tarihçisi ve düşünür kimliğiyle tanınan bir isimdir. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı’nda uzun yıllar görev yaptıktan sonra emekli olan Şengör, tektonik ve yapısal jeoloji alanındaki çalışmalarıyla dünya çapında bir saygınlığa sahiptir. Özellikle "Şerit Kıtalar" teorisi ve Orta Asya’nın jeolojik yapısı üzerine yaptığı araştırmalar, modern yer biliminin temel taşları arasında kabul edilmektedir.
CELAL ŞENGÖR’ÜN AİLE KÖKENİ VE EĞİTİM HAYATI NASILDIR?
Ali Mehmet Celal Şengör, 24 Mart 1955 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Rumeli göçmeni bir ailenin çocuğu olan Şengör, köklü bir aile geçmişine sahiptir. Eğitim hayatına Robert Kolej’de başlayan Şengör, buradaki eğitimini 1973 yılında tamamlamıştır. Bilime olan merakı onu Amerika Birleşik Devletleri’ne yönlendirmiş ve yükseköğrenimini New York Eyalet Üniversitesi (Albany) Jeoloji bölümünde yapmıştır.
Şengör, lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede 1979 yılında yüksek lisans, 1982 yılında ise doktora derecesini almıştır. Eğitim süreci boyunca dünyanın önde gelen jeologlarıyla çalışma fırsatı bulan Şengör, henüz genç yaşlarda uluslararası bilimsel dergilerde makaleler yayımlayarak dikkatleri üzerine çekmiştir. Türkiye’ye döndükten sonra İTÜ bünyesinde akademik hayatına devam etmiş ve yer bilimleri kürsüsünde binlerce öğrenci yetiştirmiştir.
CELAL ŞENGÖR’ÜN BİLİMSEL BAŞARILARI VE ULUSLARARASI ÜYELİKLERİ
Celal Şengör, kariyeri boyunca pek çok prestijli ödüle layık görülmüş ve dünyanın en seçkin bilim kurumlarına kabul edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi (NAS), Rus Bilimler Akademisi ve Alman Bilimler Akademisi Leopoldina gibi kurumların üyesi olan Şengör, uluslararası alanda Türkiye’yi en üst düzeyde temsil eden bilim insanlarından biridir.
Yer bilimleri alanındaki üstün başarılarından dolayı 1991 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü kazanmış, ardından Fransız Jeoloji Cemiyeti tarafından onur üyeliğine seçilmiştir. Şengör ayrıca, jeoloji dünyasının Nobel’i olarak kabul edilen "Gustav Steinmann Madalyası"nın da sahibidir. Bilimsel üretkenliği sadece yer bilimleriyle sınırlı kalmamış; bilim felsefesi, biyografi ve yakın tarih konularında da çok sayıda eser kaleme almıştır. Özellikle kütüphanesindeki nadide eser koleksiyonuyla dünyanın sayılı özel kütüphanelerinden birine sahip olduğu bilinmektedir.
CELAL ŞENGÖR KAÇ DİL BİLİYOR VE SOSYAL YAŞAMI NASIL?
Entelektüel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Celal Şengör, çok dilli bir bilim insanıdır. Ana dili Türkçenin yanı sıra ileri düzeyde İngilizce, Almanca ve Fransızca konuşabilen Şengör; İtalyanca ve Portekizceyi de okuyup anlayabilmektedir. Bu dil yetkinliği, onun dünya genelindeki pek çok arşiv ve kaynağa doğrudan erişmesini sağlamaktadır.
Özel yaşamında Oya Maltepe ile evli olan Şengör’ün, Asım adında bir oğlu vardır. Klasik müzik tutkusu, tarih merakı ve gastronomiye olan ilgisiyle bilinen Şengör, son yıllarda dijital platformlarda ve televizyon programlarında yaptığı açıklamalarla popüler kültürün de parçası haline gelmiştir. Bilimi halka sevdirmek ve bilimsel düşünceyi yaygınlaştırmak amacıyla katıldığı yayınlarda deprem gerçeğinden evrim teorisine kadar geniş bir yelpazede bilgi paylaşımı yapmaktadır.
CELAL ŞENGÖR VE İLBER ORTAYLI ARKADAŞLIĞI
İlber Ortaylı ve Celal Şengör’ün dostluğu, Türkiye’nin entelektüel hayatında en çok ilgi çeken arkadaşlıkların başında geliyor. İki isim, sadece kişisel bir yakınlık değil, aynı zamanda tarih ve coğrafyanın kesiştiği noktada muazzam bir bilgi ortaklığı yürütüyor.
İlber Ortaylı ve Celal Şengör dostluğu hakkında bilmeniz gerekenler:
-
Akademik Kesişme: İlber Ortaylı’nın tarih vizyonu ile Celal Şengör’ün yer bilimi (jeoloji) perspektifi birbirini tamamlar niteliktedir. Şengör, tarihin coğrafyadan bağımsız okunamayacağını savunurken; Ortaylı, Şengör’ün harita bilgisinden ve doğa tarihi birikiminden sık sık övgüyle bahseder.
-
Robert Kolej Mirası: Her iki isim de Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından süzülerek gelmiş, benzer kültürel kodlara sahip isimlerdir. Bu durum, aralarındaki mizah anlayışını ve tartışma kültürünü besleyen temel unsurlardan biridir.
-
Entelektüel Yol Arkadaşlığı: Katıldıkları televizyon programlarında (özellikle Teke Tek gibi yapımlar) sergiledikleri dinamik tartışmalar, Türk halkına bilimi ve tarihi sevdiren bir fenomen haline dönüşmüştür. Birbirlerine hitap şekilleri ve şakalaşmaları, aralarındaki samimiyetin en büyük göstergesidir.
-
Kütüphane Merakı: Her ikisi de Türkiye’nin ve dünyanın en büyük özel kütüphanelerine sahip olma tutkusunu paylaşır. Nadir eserlerin takibi ve korunması konusunda birbirlerine danıştıkları bilinir.
İlber Ortaylı, Şengör için sık sık "Dünya çapında bir deha" ve "Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük alimlerden biri" ifadelerini kullanırken; Şengör de Ortaylı'yı "Yaşayan en büyük tarihçi" olarak tanımlar.