Türkiye’de son yıllarda bazı tarım ürünleri yeniden gündeme geliyor. Gramla satılan ve az miktarıyla büyük kazanç sağlayabilen bir ürün, çiftçiler için cazip bir alternatif hâline geldi. Değeri öyle yüksek ki üreticiler arasında “3 kilosuna daire veriyorlar” ifadesi sık sık dile getiriliyor.
ÜRETİMİ ÇOK ZOR
Safran denildiğinde akla öncelikle Karabük’ün Safranbolu ilçesi geliyor. Ancak Tokat, Amasya, Eskişehir, Ankara ve Konya gibi illerde üretim son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Mor renkli çiçeklerden elde edilen kırmızı iplikler tek tek toplanıyor ve kurutuluyor. Bir kilogram safran elde etmek için yaklaşık 150 bin ila 200 bin çiçek toplamak gerekiyor. Bu zahmetli üretim süreci, ürünün dünya genelinde “kırmızı altın” olarak anılmasının en önemli nedeni.
KİLOSU YÜZ BİNLERİ BULUYOR
Türkiye’de üretilen kaliteli safranın kilogram fiyatı 350 bin liradan başlayıp 600 bin liraya kadar çıkabiliyor. Özel kalite ürünlerde bu rakam daha da artıyor. Gram bazında satılan safran ise 400 ila 800 lira arasında fiyatlanıyor. Bu yüksek değer, üreticiler arasında “3 kilosuna daire veriyorlar” ifadesinin kullanılmasına yol açıyor. Küçük bir araziyle bile elde edilecek gelir, birçok çiftçi için cazip bir yatırım fırsatı sunuyor.
FİYATI ALTINLA YARIŞIYOR
Safran, az miktarıyla yüksek kazanç sağladığı için “kırmızı altın” olarak biliniyor. Türkiye’nin iklim ve toprak yapısı, safran yetiştiriciliği için son derece uygun. Üretimin artması halinde hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir gelir kapısı oluşabileceği uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Son yıllarda birçok çiftçi, alternatif ürün olarak safran üretimine yöneliyor. Küçük arazilerde yetiştirilen birkaç kilogram safran bile ciddi gelir sağlayabiliyor ve Türkiye genelinde üretim giderek yaygınlaşıyor.