Uluslararası piyasalarda yaşanan brent petrol ve döviz kuru endeksli dalgalanmalar yerel pazarda doğrudan karşılık bulmaya devam ediyor. Enerji piyasalarındaki bu dengesizliklerin faturası son olarak dizel yakıt kullanıcılarına kesildi. Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre küresel ham petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivme yerel dağıtım şirketlerinin maliyetlerini doğrudan artırdı ve bu durum pompa fiyatlarına zorunlu bir yansıma olarak aktarıldı. Hafta başından bu yana sinyallerini veren fiyat artışı gece yarısı itibarıyla resmi olarak yürürlüğe girdi ve istasyonlardaki tabelaların değişmesine yol açtı.
Yapılan son düzenlemeyle birlikte motorinin litre fiyatına bir lira seksen iki kuruşluk bir artış yansıtıldı. Yaşanan bu yükselişle beraber özellikle büyükşehirlerdeki fiyat baremleri kritik eşikleri geride bıraktı. Araç sahipleri sabahın ilk saatlerinden itibaren yeni tarifeyle karşı karşıya kalırken bu durum lojistik ve taşımacılık sektöründe de maliyet hesaplarının yeniden yapılmasına neden oldu. Şimdilik sadece dizel grubu yakıtları etkileyen bu dalgalanmanın önümüzdeki günlerde diğer ürün gruplarına yansıyıp yansımayacağı ise piyasa aktörleri tarafından yakından takip ediliyor.
Büyükşehirlerde Dizel Yakıt Fiyatları Kritik Eşiği Geçti
Yeni zam dalgasının ardından özellikle Ankara ve İzmir gibi metropollerde motorinin litre fiyatı tarihi bir seviyeyi geride bırakarak yetmiş lira sınırının üzerine tırmandı. Başkent Ankara'da yetmiş lira kırk bir kuruş seviyesine ulaşan motorin fiyatları İzmir genelindeki istasyonlarda yetmiş lira altmış sekiz kuruşa kadar yükseldi. Anadolu genelindeki nakliye ve ulaşım ağını doğrudan etkileyen bu artış taşımacılık sektöründe ciddi bir maliyet baskısı oluşturmaya başladı. Kentlerdeki istasyon yoğunluğuna ve dağıtım şirketlerinin lojistik ağlarına göre ufak kuruş farkları görülse de genel ortalamanın yetmiş lira üzerinde şekillenmesi tüketicilerin bütçesini zorlayacak bir döneme girildiğini gösteriyor.
İstanbul genelinde ise coğrafi konum ve dağıtım depolarına olan mesafeye göre iki farklı fiyat tarifesi uygulanmaya devam ediyor. Kentin Avrupa Yakası'nda dizel yakıtın litresi altmış dokuz lira otuz kuruşa ulaşırken Anadolu Yakası'nda ise altmış dokuz lira on beş kuruş seviyesinden işlem görmeye başladı. Megakent genelinde yetmiş lira sınırına ramak kalan fiyatlar toplu taşıma işletmecilerinden hususi araç sahiplerine kadar çok geniş bir kitleyi etkileme potansiyeli taşıyor. İstanbul gibi her gün milyonlarca aracın trafiğe çıktığı bir metropolde bu tarz yüksek oranlı fiyat değişimleri kent içi lojistik maliyetlerini de doğrudan yukarı çekiyor.
Benzin Ve Likit Petrol Gazı Fiyatlarında Sessizlik Hakim
Motorin kanadında yaşanan bu sert yükselişe karşılık akaryakıt piyasasının diğer önemli unsurları olan benzin ve likit petrol gazı fiyatlarında şimdilik bir değişim kaydedilmedi. Küresel ürün marjlarındaki farklılaşma nedeniyle benzin grubu bu zam dalgasını pas geçerek eski seviyelerini korumayı başardı. Ankara'da altmış altı liradan satılan benzinin litresi İzmir'de altmış altı lira yirmi sekiz kuruş seviyesinde sabit kaldı. İstanbul genelinde ise altmış dört lira seksen sekiz kuruş ile altmış beş lira sıfır üç kuruş arasında değişen fiyatlar benzinli araç kullanıcılarına kısa vadeli bir nefes aldırdı.
Otomobillerde ekonomik bir alternatif olarak yoğun şekilde tercih edilen likit petrol gazı piyasasında da mevcut fiyat istikrarı korunuyor. İstanbul'un iki yakasında otuz üç lira yirmi dokuz kuruş ile otuz üç lira seksen dokuz kuruş arasında alıcı bulan otogaz Ankara'da otuz üç lira seksen yedi kuruş ve İzmir'de otuz üç lira altmış dokuz kuruş seviyelerinden satılmaya devam ediyor. Uzmanlar benzin ve otogaz fiyatlarının mevcut durumunu küresel ürün arzına bağlasa da petrol piyasalarındaki oynaklığın her an bu ürün gruplarında da yeni hareketliliklere gebe olduğunu ifade ediyor.
Küresel Piyasaların Akaryakıt Tablosuna Doğrudan Etkisi
Yurt içindeki akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde ham petrol fiyatları ile döviz kurlarının kombinasyonu ana belirleyici unsur olarak öne çıkıyor. Uluslararası arenadaki jeopolitik riskler, üretim kotalarına dair kararlar ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar brent petrolün varil fiyatını doğrudan etkiliyor. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler bu küresel fiyat hareketlerinden ve ham petrol rafinasyon maliyetlerinden anında etkileniyor. Son dönemde rafineri çıkış fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü ivme yerel piyasadaki fiyatlama mekanizmalarını harekete geçirerek bu son zammın zeminini hazırladı.
Akaryakıt ürünlerinin fiyat hesaplamasında Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması baz alınıyor ve bu rakamlar yerel para birimine çevrilerek gümrüksüz rafineri fiyatı oluşturuluyor. Bu aşamadan sonra devreye giren özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi yasal yükümlülüklerin üzerine dağıtım şirketi ve bayi marjları da eklenerek nihai pompa fiyatına ulaşılıyor. Dolayısıyla dünyadaki en ufak bir arz sıkıntısı veya döviz kurundaki ufak bir kıpırdanma dahi bir iki gün içinde doğrudan Türkiye'deki akaryakıt istasyonlarının tabelalarına yansıyabiliyor.
Ulaşım Ve Lojistik Sektöründe Maliyetler Yeniden Hesaplanıyor
Motorin fiyatlarının yetmiş lira barajını aşması ticari taşımacılık yapan esnaf ve lojistik firmaları için yeni bir maliyet yönetim sürecini zorunlu kılıyor. Şehirler arası yük taşımacılığından kent içi kurye hizmetlerine kadar ticari araçların ezici bir çoğunluğunun dizel motorlu olması bu zammın piyasadaki tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarına yansıma riskini doğuruyor. Nakliye maliyetlerindeki bu artışın özellikle gıda ve temel tüketim maddelerinin raf fiyatları üzerinde çarpan etkisi yaratabileceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri operasyonel giderlerin dengelenmesi adına yeni lojistik stratejileri üzerinde çalışıyor.
Bireysel tüketiciler açısından bakıldığında ise yüksek akaryakıt maliyetleri seyahat alışkanlıklarının ve araç kullanım sıklığının değişmesine neden oluyor. Özel araç sahipleri günlük ulaşımlarında alternatif rotalara veya toplu taşıma araçlarına yönelmeyi değerlendirirken bu durum kent içi hareketlilik dinamiklerini de etkiliyor. Enerji piyasalarındaki belirsizliğin sürmesi ve küresel petrol fiyatlarındaki dalgalı seyrin devam etmesi nedeniyle sürücülerin önümüzdeki dönemde de bütçelerini akaryakıt giderlerine göre oldukça esnek ve dikkatli bir şekilde planlamaları gerekecek gibi görünüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım