Dağcılık camiasında büyük bir "ihmal" tartışması başlatan olayın ardından arama motorlarında "Sevim Yılmaz kimdir, neden öldü, Ağrı Dağı'nda ne oldu?" soruları en çok arananlar listesine girdi. İşte dağcılık dünyasını yasa boğan feci olayın tüm detayları...
Ağrı Dağı'nın dondurucu zirvesinde mart ayından bu yana devam eden umutlu bekleyiş, karların erimesiyle birlikte yerini derin bir acıya bıraktı. 22 Mart Pazar günü 5 kişilik bir grupla kış tırmanışı gerçekleştiren ancak 4 bin 700 metre rakımda gruptan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Sevim Yılmaz, dağda donarak hayatını kaybetti.
Arama ekiplerinin sabaha karşı yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda ilk olarak Yılmaz'ın çantası ve kişisel eşyaları, ardından da cansız bedeni bulundu. Genç sporcunun vefatı ailesini ve sevenlerini boğarken, kaza sırasındaki ihmal iddiaları ise adli makamları harekete geçirdi.
İşte kamuoyunun merak ettiği sorular ve Sevim Yılmaz olayının perde arkası:
DAĞCI SEVİM YILMAZ KİMDİR?
Vefat ettiğinde 58 yaşında olan Sevim Yılmaz (Hasanova), sporcu kimliği ve doğa tutkusuyla tanınan bir isimdi.
-
Aktif Yaşamı: Sadece dağcılıkla değil, aynı zamanda uzun mesafe koşularıyla da ilgilenen aktif bir maraton koşucusuydu.
-
Dağcılık Tutkusu: Yüksek irtifa tırmanışlarına ilgi duyan amatör bir dağcı olan Yılmaz, kış şartlarında Türkiye'nin en yüksek noktasına ulaşmak amacıyla Ağrı Dağı zirve tırmanışı ekibine dahil olmuştu.
SEVİM YILMAZ NEDEN ÖLDÜ? İHMAL ZİNCİRİ İDDİALARI NELER?
Sevim Yılmaz'ın ölüm nedeni, 4 bin 700 metre yükseklikte fırtınaya yakalanması sonucu hipotermi (donma) olarak belirlendi. Ancak bu acı kaybın arkasında dağcılık kurallarını altüst eden ciddi ihmal iddiaları bulunuyor:
-
4.700 Metrede Yalnız Bırakıldı: İddialara göre Sevim Yılmaz, tırmanış esnasında yorulup rahatsızlanınca dağın 4 bin 700 metre rakımında tek başına aşağı indirilmek üzere bırakıldı. Rehber ve grubun geri kalan 4 üyesi ise 5 bin metreye kadar tırmanışa devam etti. Ancak dağda aniden şiddetli kış fırtınası patlak verdi.
-
"Her Şey Yolunda" Telefonu İddiası: Soruşturma dosyasına ve hazırlanan fezlekelere yansıyan ifadelere göre; fırtına sonrası aşağı inen grup üyeleri Yılmaz'ı bıraktıkları yerde bulamayınca panik yaşadı. Ekipteki bir kişinin 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradığı, ancak rehberin telefona müdahale ederek "Acil bir vaka yok, her şey yolunda" dediği iddia edildi.
-
Geç Bildirim: Kendisinden haber alınamayan talihsiz kadının durumunun, jandarma ve arama kurtarma ekiplerine ancak ekip 3 bin 900 metredeki ana kampa ulaştığında bildirildiği öne sürüldü.
YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI
Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma yürütülüyor. Sevim Yılmaz’ın ailesi ve avukatları, onu zirve yolunda kaderine terk eden tırmanış ekibinden ve rehberden şikayetçi oldu. Rehber hakkında "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçlamasıyla kamu davası açılması talep edilirken, Türkiye Dağcılık Federasyonu’na (TDF) da rehberlik lisansının iptal edilmesi yönünde başvurular yapıldı.
Aylarca süren arama çalışmalarının ardından karlar altından çıkarılan Sevim Yılmaz'ın cenazesi, kesin kimlik tespiti ve DNA incelemesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.




