Türk bayrağına uzanan her elin ne anlama geldiği, dün olduğu gibi bugün de tartışmasız. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan provokasyon, bir “olay” değil; doğrudan Türk milletinin iradesine yönelmiş açık bir meydan okuma olarak değerlendirildi.

AFYON’DAN ÇIKAN SERT DEVLET REFLEKSİ

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hafızalara kazınan komutanlarından Afyonlu Hasan Kundakçı Paşa, Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde Rum güçlerinin Türk bayrağına yönelik saygısızlığı karşısında tereddüt etmeden karşılık verilmesi talimatını vermiş, o tavır yıllar boyunca devlet aklının sembolü olarak anılmıştı.

Kundakçı Paşa’nın o gün verdiği mesaj netti:
Bayrak tartışılmaz.
Bayrak pazarlık konusu olmaz.
Bayrak, gerektiğinde iradeyle korunur.

Picture background

NUSAYBİN’DEKİ SALDIRI TESADÜF DEĞİL

Nusaybin’de yaşanan bayrak saldırısı, güvenlik kaynakları ve siyaset çevrelerince “basit bir provokasyon” olarak değil, bilinçli ve hesaplı bir girişim olarak değerlendiriliyor. Devlet kurumlarının hızla harekete geçmesi, geçmişte sergilenen kararlı duruşların bugün de geçerliliğini koruduğunu gösterdi.

AFYONLU KOMUTANIN MİRASI BUGÜN DE AYAKTA

Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği en önemli askerî figürlerden biri olan Hasan Kundakçı Paşa’nın duruşu, bugün yaşanan gelişmelerle birlikte yeniden hatırlandı. Paşa’nın yıllar önce ortaya koyduğu tavır, “sessizlik değil kararlılık caydırır” anlayışının sahadaki karşılığı olarak yorumlanıyor.

BAYRAK, BİR SEMBOL DEĞİL VARLIK SEBEBİDİR

Nusaybin’de yaşananlar bir kez daha gösterdi ki Türk bayrağına yönelik her saldırı, yalnızca bir kumaşa değil;

  • şehitlerin emanetine,

  • devletin egemenliğine,

  • milletin onuruna yönelmiş bir tehdittir.

Afyonlu Hasan Kundakçı Paşa’nın tarihe kazınan bayrak tavrı, bugün de aynı netlikle karşılık buluyor:
Bu millet bayrağını yere düşürmez, düşürmeye kalkanı da unutturmaz.

Picture background

HASAN KUNDAKÇI KİMDİR?

1937 yılında Afyonkarahisar’da doğan Hasan Kundakçı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en sert ve tartışmasız komutanları arasında yer aldı. Uzun yıllar Özel Harp Dairesi, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ve Güneydoğu’da terörle mücadele görevlerinde bulundu.

Silahını her zaman yanında taşıması ve tamburalı tabanca kullanması nedeniyle kamuoyunda “Tamburalı Paşa” lakabıyla tanındı.

KIBRIS’TA TARİHE GEÇEN BAYRAK OLAYI

14 Ağustos 1996 tarihinde KKTC’nin Derinya sınır kapısında, Rum eylemci Solomos Solomou, Türk bayrağını indirmeye teşebbüs etti. O sırada Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olan Hasan Kundakçı, sınır ihlali ve bayrağa yönelik saldırı üzerine askerlerine ateş emri verdi.

Solomou, bayrak direğine tırmandığı sırada vurularak etkisiz hale getirildi. Olay, hem Türkiye’de hem uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

“EMRİ BEN VERDİM”

Hasan Kundakçı Paşa, yıllar sonra verdiği röportajlarda bu olayla ilgili geri adım atmadı ve şu sözlerle sorumluluğu üstlendi:

“Bayrağı indirilmiş bir komutan olarak anılmaktansa, yurtdışına çıkamayan bir komutan olarak anılmayı tercih ederim.”

Kundakçı, olay sırasında Rum tarafının binlerce kişilik organize bir sınır ihlali girişimi içinde olduğunu, Solomou’nun defalarca uyarıldığını ancak bayrağa yönelmeye devam ettiğini açıkladı.

KIRMIZI BÜLTEN VE YURTDIŞI YASAĞI

Olayın ardından Rum Yönetimi’nin girişimiyle Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarıldı. Hasan Kundakçı Paşa, 1997’de emekli olduktan sonra vefat ettiği 2023 yılına kadar yurtdışına çıkmadı. Bu durumu hiçbir zaman bir geri adım ya da pişmanlık olarak görmedi.

ASKERİ KARİYERİ

  • Özel Harp Dairesi Başkanlığı

  • Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı

  • Güneydoğu Anadolu’da terörle mücadele görevleri

  • Devlet refleksiyle sert ve net kararlarıyla tanınan komutan

VEFATI

Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı, 16 Ocak 2023’te İstanbul Beykoz’da hayatını kaybetti. Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Afyon Vefat Haberi: Bulaş Ailesinin Acı Günü
Afyon Vefat Haberi: Bulaş Ailesinin Acı Günü
İçeriği Görüntüle

DEVLET AKLININ SEMBOLÜ OLARAK HATIRLANIYOR

Afyonkarahisar doğumlu Hasan Kundakçı Paşa, destekleyenler için “bayrak ve devlet iradesinin simgesi”, eleştirenler için ise uluslararası krizlere konu olmuş sert bir asker olarak anılıyor. Ancak tek bir gerçek değişmiyor:

Türk bayrağına uzanan ele karşı verilen o emir, Türk siyasi ve askerî tarihinde silinmeyecek bir iz bıraktı.