Afyonkarahisar’da düğünler, modern salon organizasyonlarının ötesinde, yüzyıllardır süregelen köklü geleneklerle yaşatılıyor. Özellikle köylerde ve ilçelerde bu gelenekler hâlâ tüm canlılığıyla sürdürülürken, düğünler çoğu zaman kapı önlerinde, sokakta, herkesin katılımıyla yapılıyor. Merkezde daha sade hale gelen bu kültür, kırsalda üç gün boyunca kesintisiz bir şenliğe dönüşüyor.
CUMA GÜNÜ: ANA KINASI VE DÜĞÜNÜN BAŞLANGICI
Afyon düğünleri genellikle cuma günü başlıyor. Bu gün “ana kınası” olarak biliniyor. Oğlan evinde damadın annesine kına yakılıyor. Bu ritüel, düğünün resmen başladığının ilanı olarak kabul ediliyor. Cuma günüyle birlikte evlerde hazırlıklar hızlanıyor, komşular bir araya geliyor, ilk eğlenceler yapılıyor.
Kadınlar özellikle köylerde ve ilçelerde pullu, rengârenk kıyafetlerini giyiyor. Afyon’a özgü bu kıyafetler, pullu sıkma olarak adlandırılıyor. Pullu sıkmalar düğünlerde adeta görsel bir şölen oluşturuyor. Evlerin önünde küçük eğlenceler başlıyor, yöresel müzikler, çiftetelliler ve Ankara havaları çalınıyor.
CUMARTESİ: ASIL DÜĞÜN, YEMEKLER VE KINA GECESİ
Cumartesi günü Afyon düğünlerinin en yoğun ve en kalabalık günü olarak bilinir. Oğlan evinde asıl düğün yapılır. Afyon’da düğünlerde üç gün boyunca yemek verilmesi geleneksel bir kuraldır. Ancak en önemli gün cumartesidir.
Düğün sofralarının baş tacı geleneksel kazanlarda pişirilen düğün yemeğidir. Menüde genellikle düğün çorbası, etli pilav, bamya yemeği veya bamya çorbası, salata, vişne hoşafı ve irmik helvası yer alır. Bu yemekler, Afyon düğünlerinin vazgeçilmezleri arasında sayılır. Yemeğin ardından sınırsız meşrubat ve çerez ikramıyla, misafirlere keyifli bir akşam yaşatılır.
Aynı gün kız evinde de gelinin kınası yapılır. Gün boyunca kız ve oğlan evleri birbirlerine gider gelir, oyunlar oynanır, maniler söylenir. Afyon’a özgü müzikler eşliğinde eğlence gün boyu sürer.
“DİLENME” GELENEĞİ: MANİLER, TENCERELER VE ATIŞMALAR
Cumartesi gecesi Afyon düğünlerinin en renkli ve en gürültülü geleneği yaşanır. Kız evi, elinde tencere ve kapaklarla oğlan evine gider. Bu geleneğe “dilenme” denir. Kız tarafı, aile büyüklerinin öncülüğünde maniler söyleyerek yürür, tencere kapakları çalınır.
Oğlan evine gelindiğinde iki taraf arasında mani atışmaları başlar. Bu atışmalar karşılıklı kahkahalarla sürer. Söylenen maniler bazen takılma, bazen espri, bazen de naz içeren sözlerden oluşur. Manilerden bazıları şunlar:
Koca kapı açıldı
Portakallar saçıldı
Oğlan kızı görünce
Keçileri kaçırdı
Maniye maraz derler
Güzele kiraz derler
Senin gibi maniciye
Küllükte horoz derler
Masa üstünde kaymak
Yerim ben parmak parmak
Herkese nasip olmaz
Hasan çavuşlara (damadın ailesinin lakabı) gelin olmak
Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar
Atışmaların ardından oyunlar oynanır, ikramlar yapılır ve eğlence devam eder. Daha sonra kız evi kendi evine döner.
ERKEK EĞLENCELERİ VE KIRIK HAVA
Cumartesi günü oğlan evinde erkeklere özel eğlenceler de yapılır. Damadın arkadaşları çeşitli gösteriler sergiler. Deve oyunu bu eğlencelerin en bilinenlerinden biridir. Ayrıca erkeklerin kadın kılığına girerek oynadığı oyunlar da düğünlerin vazgeçilmezleri arasındadır.
Afyon düğünlerinde kırık hava olmazsa olmazdır. Erkekler yuvarlak oluşturur, ellerinde kaşıklarla uyum içinde oynar. Bu görüntüler, Afyon düğünlerinin en karakteristik anlarını oluşturur.
PAZAR GÜNÜ: GELİN ALMA VE DÜĞÜNÜN TAMAMLANIŞI
Düğünün son günü pazardır. Bu gün gelin alma ve konvoy günüdür. Oğlan evinde yemek verilir, ardından konvoyla kız evine gidilir. Dualar eşliğinde gelin alınır ve baba evinden uğurlanır. Bu törenle birlikte düğün tamamlanır.
Bazı yörelerde düğünler sadece üç günle sınırlı kalmaz. Haftalar öncesinden evlerde şenlikler başlar, küçük eğlenceler yapılır ve düğün havası günlerce sürer.