Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), baharın gelişini ve Türk dünyasının ortak mirasını muazzam bir şölenle kutladı. 16 farklı ülkeden gelen sanatçıların, akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen "Türk Dünyası Nevruz Bayramı", Barış Manço Şölen Alanı'nı adeta bir bayram yerine çevirdi.
NEVRUZ ATEŞİ YANDI, ERGENEKON YADI EDİLDİ
Programın startı, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın geleneksel Nevruz Ateşi’ni yakmasıyla verildi. Ateşin üzerinden atlayan protokol üyeleri ve öğrenciler, baharın gelişini ve arınmayı simgeleyen bu kadim geleneği coşkuyla yaşattı. ASKEF Genel Başkanı Savaş Ünal, yaptığı açılış konuşmasında Türk tarihinin derinliğine vurgu yaparak, "Bizler dağları delerek, demiri eriterek Ergenekon’dan çıkmış bir milletiz. Türk bayrakları aslında birdir ve tek bir ülküyü temsil eder" dedi.
16 ÜLKEDEN TÜRK DÜNYASI ELÇİLERİ AFYON’DA
Şölene Kazakistan’dan Kırgızistan’a, Azerbaycan’dan Bulgaristan’a ve hatta Fransa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadan şairler, yazarlar ve sanatçılar katıldı. ASKEF Genel Başkan Yardımcısı Nilgün Seçen, gençlerin Türk dünyası sevgisine vurgu yaparak; "Sizlerle gurur duyuyorum. El birliği içinde olduğumuz sürece hiçbir güç bizi yenemez" diyerek yarının teminatı gençlere seslendi.
REKTÖR KARAKAŞ: "NEVRUZ BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜMÜZDÜR"
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Nevruz’un sadece doğanın uyanışı değil, aynı zamanda binlerce yıllık kardeşlik bağlarının adı olduğunu belirtti. Karakaş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Nevruz; Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar huzur, barış ve kardeşliği temsil eder. Farklılıklarımızı zenginlik görerek geleceğe dair umutlarımızı tazeliyoruz. Sevgi, dostluk ve dayanışmanın tüm dünyaya hakim olmasını temenni ediyorum."
GÖRSEL ŞÖLEN: DANS, MÜZİK VE OK ATILIŞI
Törenin ilerleyen saatlerinde gerçekleştirilen Demir Dövme ritüeli büyük ilgi gördü. Program;
-
Kafkas ve Türk dünyası halk oyunları gösterileri,
-
Türk dünyası ezgilerinden oluşan konserler,
-
Tomeris dans grubunun etkileyici şovu,
-
Geleneksel ok atışları ile devam etti.
Etkinlik, Türk dünyasının zengin mutfağından ikramların sunulmasıyla son buldu.