usd
49,6308
eur
55,7378
gram-altin
6.484,07
Afyon Haberleri
Afyonkarahisar
Parçalı az bulutlu
weather
14°
Afyon Ana Haber Afyon Haber Sezer Küçükkurt’tan TV3 iddialarına yanıt: “Dün buradaydık, yarın da buradayız”

Sezer Küçükkurt’tan TV3 iddialarına yanıt: “Dün buradaydık, yarın da buradayız”

Kocatepe Gazetesi sahibi ve TV 3 ortağı Sezer Küçükkurt, kaleme aldığı yazıda kanalın kuruluş süreci, ortaklık yapısı ve yönetimi hakkında ortaya atılan iddialara yanıt verdi. Küçükkurt, kamuoyuna yansıyan bilgileri düzelterek TV 3’ün yayın sürecine, mali yapısına ve Afyonkarahisar’ın tanıtımındaki rolüne ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Sezer Küçükkurt’tan TV3 iddialarına yanıt: “Dün buradaydık, yarın da buradayız”
MUHABİR: Yıldız Yarıkkaya

Neresini düzeltsek ki?

Adamın biri “kurban” mevzuunu anlatıyormuş:

"Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allah'a dua etmiş: 'Ya Rabbi bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim' demiş. 

Dua tutmuş… Hz. Davut, kızının adını Ayşe koymuş. Gel zaman git zaman, çocuğun kurban edileceği zaman gelmiş. Hazreti Davut kızını yatırmış, tam boğazını kesip kurban edecekken, Azrail, gökten bir keçiyle çıkagelmiş, 

‘Kızı bırak, al bu keçiyi kurban et' demiş"!

O sırada bu durumu şöyle geriden izleyen Nasrettin Hoca merhum, dayanamamış ve müdahale etmiş;

"Yahu dur bre adam. Ben bunun neresini düzelteyim; Hz. Davut değil Hz. İbrahim; kızı değil oğlu; Ayşe değil İsmail; Azrail değil Cebrail; keçi değil, koç"!

Dün yayınlanan bir yazıyı görünce Nasrettin Hoca merhumun bu fıkrası düştü hatırımıza…

Bizim de ortakları arasında yer aldığımız Afyonkarahisar’ın uydudan yayın yapan televizyon kanalı TV 3 ile ilgili ortaya atılan yazıda birçok yanlış ardı ardına sıralanınca, bir miktar cevap vermek gerektiğini düşündük.

TV3 Millete dert oldu

Deniliyor ki bu yazıda, “Afyonkarahisar’da büyük umutlarla kurulan TV3’te kriz derinleşiyor. Hülya Kasnak ve Ahmet Taşpınar’ın ardından, kanal ortaklarından Sezer Küçükkurt da Genel Müdürlük koltuğunu bıraktı. Henüz bir yıllık yayın hayatı olan televizyon kanalında böylece 3. Kez genel müdür değişimi yaşanmış oldu.”

Şimdi ben bunun neresini düzelteyim?

“Büyük umutlarla kurulan TV 3”ün bazı meslektaşlarımızın umudunu karşılamadığının farkındayız. Eğer bazılarının program yapma, TV’de görev alma vs. umutlarını karşılamış olsaydık sanırım bugünkü taarruzlarla karşılaşıyor olmazdık. TV 3’de derinleşen kriz falan yok bizim açımızdan. “Kriz” beklentisinde olanların “derin” çabaları var, olsa olsa... 

Evet, TV 3’de çalışma arkadaşımız Hülya Kasnak uzun müddet Genel Müdürlük görevinde bulundu, oldukça katkı sundu ve sonrasında TV 3 ile yolları ayrıldı. Ama Ahmet Taşpınar TV 3’de görev almış olsa da, Genel Müdürlük gibi bir sıfatı olmadı. 

Keşke hırsla-kinle bir şeyler yazılmadan önce konu hakkında bilenlerden bilgi alınsaydı. Biz de böyle satır satır düzeltme yapmak zorunda kalmasaydık.

Neyse kaldığımız yerden devam edelim düzeltmelere:

TV 3, sicilini temizleyerek işe başladı

Söz konusu yazıda şu ifadelere de yer verilmiş:

“Kuruluş süreci üç yıla yayılan TV3; başlangıçta Hasan Hüsnü Eren, Mehmet Emin Güzbey, Bekir Yeşilay, Önder Artuk ve Sezer Küçükkurt’tan oluşan 5 ortaklı bir yapıyla yola çıkmıştı. Yaklaşık iki yıl boyunca "Çok yakında yayındayız" sloganıyla hazırlıklarını sürdüren kanal, bu süreçte ortaklar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle kan kaybetti. Hasan Hüsnü Eren ve Mehmet Emin Güzbey’in ortaklıktan çekilmesiyle ilk ağır darbeyi alan proje, daha yayın hayatına başlamadan krizlerle anılmaya başladı.”

Burayı da düzeltmek gerek: TV 3’ün, beş ortaklı olarak başladığı yolculuğunun başında “ortaklıktan çekilme” gibi bir durum da söz konusu değil. Diğer ortakların daha önceden alınmış yayın lisanslarının iade edilerek, sıfırdan, TV 3 adına RTÜK müracaatı ile kalan 3 ortağın yeni bir lisans alması söz konusu…

Yanlış yanlış üstüne

Düzeltmelere devam edelim:

Bahse konu yazıda yer alan ifadeler şu şekilde:

“İki yıllık gecikmenin ardından Önder Artuk, Bekir Yeşilay ve Sezer Küçükkurt’un üçlü ortaklığıyla nihayet yayın hayatına başlayan TV3’te işler bir türlü rayına oturmadı. Bu süreçte 10’dan fazla personelin işine son verilirken, yönetim kademesinde de yaprak dökümü yaşandı: İlk olarak Genel Müdür Hülya Kasnak’ın görevine son verildi. Kasnak’ın yerine getirilen Ahmet Taşpınar, kanaldaki çalkantılı sürece sadece bir ay dayanabildi ve görevinden ayrıldı. Taşpınar’ın ardından direksiyona geçen şirket ortağı Sezer Küçükkurt da aynı koltuğu bırakanlar kervanına katıldı. Afyonkarahisar basın camiasında birleştirici ve yapıcı kimliğiyle tanınan Sezer Küçükkurt’un, ortağı olduğu kanaldaki genel müdürlük görevinden sadece birkaç ay içinde ayrılması kamuoyunda şaşkınlık yarattı.”

Yanlışkları düzeltmeye devam ediyoruz… 2 yıllık gecikme değil, belki daha uzun bir bekleyiş söz konusu. Çünkü sadece RTÜK’ten yayın lisansı almak 1 yıllık bir süreyi kapsıyor. E, boyacı küpü değil ki bu, bandır-çıkar TV yayına başlasın. Teknik hazırlıkları, fiziksel hazırlıkları, kadro kurulumu… Hepsi ayrı birer süreç istiyor. 

“Rayına oturmama” gibi bir durum da söz konusu değil. Açın, bakın televizyonlarınızdan ve internet ortamından, TV 3’ün ulusal kanalları aratmayan kaliteli yayınını görebilirsiniz. 7 gün, 24 saat yayın devam ediyor imkanlar dahilinde… Rayına oturmayan bir şey yok yani.

Evet, bu süreçte bir çok personel ile yol ayrımına gidildi. Ama hangi işletmede çalışanlarla yollar ayrılmıyor ki. Kardeşler kardeşlerle, babalar oğulları ile yollarını ayırıyor, bunlar olabilecek şeyler.

***

Şahsım ile ilgili duruma gelince… Benim TV 3’deki ortaklığım ve konumum aynen devam etmekte. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi, TV 3’de işler rayında gittiği için, asıl görev yerimiz olan Kocatepe Gazetesi’ndeki işlerime yoğunlaştım. Haliyle aylardır ihmal ettiğim asıl işimi derleyip-toparlamak zorundayım. Yani “şaşkınlık yaratacak” bir durum söz konusu değil.

Dün buradaydık, yarın da buradayız inşaAllah…

***

Kaldığımız yerden devam edelim:

“TV3’ün neredeyse hiç gelir elde edemediği ve her ay yaklaşık 4 milyon lira zarar ettiği iddiası, Afyonkarahisar basın kulislerinde ve kamuoyunda geniş yer buluyor. Kulislerde konuşulan senaryolara göre, söz konusu mali yükü Bekir Yeşilay ve Sezer Küçükkurt’un uzun süre üstlenmek istemediği, diğer ortak Önder Artuk’un ise bu duruma ancak yaklaşan ATSO (Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası) seçimlerinin sonuna kadar katlanabileceği ifade ediliyor.”

Neresinden tutsak elimizde kalan ifadeler ne yazık ki…

Sizin bu söyledikleriniz hamamda türkü söylemeye benziyor. Yanında bir personel çalıştırmamış, bir işletmeyi 3-5 yıl sürdürememiş kişilerin, başkasının hesabıyla ilgili yorum yapması ne kadar doğru ve tutarlı olabilir?

Velev ki… Hal böyle bile olsa… TV 3’ün ortakları deseler ki; “Bu ekranda her gün belgesel yayınlanacak” Ya da… “Bu ekranda her gün Afyonkarahisar Kalesi’nin görünümü izlenecek”…

Kim ne karışabilir ki? Lisansı alan onlar, kuruluşu gerçekleştiren onlar, kadroyu oluşturan onlar, bedeli ödeyen onlar, yükü çeken onlar… 

Ki, bunca fedakarlığa rağmen her siyasi partiden, her görüşten, kültür ve sanattan, spora kadar hemen hemen her alanda programlar yer almakta TV 3 ekranlarında. Zaman içerisinde daha da genişleyecek olan program yelpazesi ile Afyonkarahisar’ın bir vitrini gibi görev yapmakta TV 3 ekranları…

TV 3, 1 yılı aşkın süredir dünya genelinde izleniyor

“Bir Arap için bir Arabistan yakılmaz” demiş atalar… Şimdilik bu kadar yeterli. Gerekirse daha söylenecek çok sözümüz olur… 

Afyonkarahisar’da eskiden beri söylenen bir söz vardır, şimdilerde pek bilinmese de bugünkü konumuzu da özetler mahiyettedir bu söz:

Yazın araması, kışın taraması olmasa; herkes dombey (manda) besler… 

TV 3’ü Afyonkarahisar’a kazandıranlar, yazın aramasına da, kışın taramasına da razı olmuşlar ki, 1 yılı aşkın süredir uydudan yayın yapan TV kanalları arasında Afyonkarahisar’ın da bir markası başarıyla dünya genelindeki ekranlarda yer alıyor.

Memleketi düşündüğünü iddia edenler buna sevinmeli ve destek vermeli… “Bakkal fındığıyla yar sevelim” diye uğraşmamalı…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız