Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstermek amacıyla düzenlenen basın açıklamasında konuştu. Türkiye’de basın özgürlüğünün ve demokratik hakların baskı altında olduğunu ileri süren Karadeniz, alınan kararın yalnızca bir televizyon kanalını değil, toplumun haber alma hakkını da ilgilendirdiğini belirtti.
“HALKIN HABER ALMA HAKKI HEDEF ALINIYOR”
Türkiye’de gazetecilere yönelik uygulamaları ve kayyım kararlarını eleştiren Karadeniz, Halk TV’ye yönelik müdahalenin basın özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu savundu. Muhalif yayın organlarının susturulmaya çalışıldığını öne süren Karadeniz, farklı görüşlerin kamuoyuna ulaşmasının engellenmesinin demokratik rekabeti olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Seçim sürecine yaklaşılırken toplumun farklı kesimlerinin görüşlerini özgürce dile getirebilmesinin önemine değinen Karadeniz, basın kuruluşlarının bağımsız şekilde faaliyet gösterebilmesi gerektiğini söyledi.
KAYYIM KARARININ ZAMANLAMASINI ELEŞTİRDİ
Halk TV’ye kayyım atanması kararının zamanlamasına da değinen Karadeniz, gelişmenin Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki yargı süreciyle aynı döneme denk gelmesini eleştirdi. Yaşananların siyasi müdahale niteliği taşıdığını iddia eden Karadeniz, kamuoyunun önemli davalar hakkında doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşmasının demokratik toplum açısından temel bir gereklilik olduğunu vurguladı.
FON KRİZİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU
Açıklamasında kamuoyunda tartışılan fon krizine de yer veren Karadeniz, yaklaşık 500 bin vatandaşın mağdur edildiğini öne sürdü. Söz konusu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Karadeniz, Halk TV’ye yönelik kararın bu tartışmaların gündemde olduğu bir dönemde alınmasını eleştirdi.
Ekonomik gelişmelerin ve kamuoyunu ilgilendiren iddiaların bağımsız medya kuruluşları tarafından özgürce takip edilebilmesi gerektiğini dile getiren Karadeniz, basının denetim ve bilgilendirme işlevine dikkat çekti.

TBMM’NİN ANAYASAL YETKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Karadeniz, açıklamasında dış politika ve Türkiye’nin uluslararası ilişkilerine yönelik tartışmalara da değindi. Mehmet Şimşek’in Yemen’e gönderilmesine ilişkin iddiaları gündeme getiren Karadeniz, uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi gibi konularda Türkiye Büyük Millet Meclisinin anayasal yetkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Ülkenin geleceğini ilgilendiren kararların şeffaf biçimde ele alınması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Karadeniz, bu süreçlerde demokratik denetimin önemini vurguladı.
“ÖZGÜR BASININ VE BASIN EMEKÇİLERİNİN YANINDAYIZ”
Halk TV’ye yönelik karara Türkiye genelinde farklı kesimlerden tepkiler geldiğini belirten Karadeniz, farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşların basın özgürlüğü konusunda ortak tutum sergilemesinin önemine işaret etti.
Basın kuruluşlarının siyasi baskılardan uzak faaliyet göstermesi gerektiğini ifade eden Karadeniz, demokratik hakların korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Açıklamasının sonunda basın özgürlüğü mesajını yineleyen Hasan Karadeniz, “Özgür basın sansüre boyun eğmez, gerçekler hapsedilemez. Halk TV'nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye'nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.