Olayın duyulmasının ardından Türk Eğitim-Sen yönetimi Çay ilçesine giderek girişimlerde bulundu ve sürecin takipçisi oldu.
"SOMUT DELİL YOK, 6 SAAT GÖZALTINDA TUTULDU"
Elde ettikleri bilgilere göre öğretmen hakkında hiçbir somut delilin bulunmadığını, öğrencide darp izine rastlanmadığını ve sınıftaki diğer öğrencilerin de olayı doğrulamadığını vurgulayan Şube Başkanı Demirci, şu kritik soruları yöneltti:
"Çay ilçemizde görev yapan bir rehber öğretmen eşliğinde ifade alınması neden engellendi?"
"Gece saatlerinde Sultandağı ilçesinden öğretmen getirilmesi neden gerekti?"
"Şikayetçi velinin güvenlik personeli olmasının, sürecin bu noktaya gelmesinde herhangi bir etkisi oldu mu?"
"Öğretmenimizin sağlık raporu için polis nezaretinde ve polis aracıyla götürülmesi neden gerekli görüldü?"
"SERUM ALDIKTAN SONRA ÖĞRENCİLERİNİN BAŞINA DÖNMÜŞTÜ"
Öğretmenin mesleğine olan bağlılığına dikkat çeken Demirci, öğretmenin sağlık sorunlarına rağmen tedavisini yaptırıp serum aldıktan hemen sonra görevine döndüğünü ifade ederek, "Mesleğini bir gönül meselesi olarak gören bir eğitimcinin mesnetsiz bir iddiayla kamuoyu önünde peşinen suçlu ilan edilip itibarsızlaştırılmasını kabul etmiyoruz" açıklamasında bulundu.
"ÖĞRETMENİN İTİBARI, MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ NAMUSUDUR"
Süreçte öğretmene destek olan Afyonkarahisar İl Millî Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak’a, Çay İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Akif Türk’e, Çay Belediye Başkanına ve dayanışma gösteren eğitim çalışanlarına teşekkür eden Muhtar Demirci, açıklamasını şu ifadelerle bitirdi:
"Öğretmenimiz yalnız değildir! Yaşanan sürecin başlangıcından itibaren takipçisi olduk, sonuna kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Öğretmenlik onurlu bir meslektir. Öğretmenin itibarı, eğitimin itibarıdır! Öğretmenin itibarı, Millî Eğitim Bakanlığının namusudur!"