Açıklamasında tartışmaların odağındaki 2003 Siirt seçimlerine değinen Yazıcı, konunun yanlış yorumlandığını savunarak, “Gerçekler ortada, buna rağmen yanlışta ısrar etmek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

“ARA SEÇİM DEĞİL, YENİLEME SEÇİMİ”

Yazıcı, kamuoyunda sıkça dile getirilen “ara seçim” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, 2003 yılında Siirt’te yapılan seçimin hukuki statüsüne açıklık getirdi. Söz konusu seçimin, seçim kurallarına aykırılıklar nedeniyle iptal edilen bir seçimin tekrarı olduğunu vurgulayan Yazıcı, bunun “ara seçim” değil “yenileme seçimi” olduğunu ifade etti. Yazıcı, Yüksek Seçim Kurulu kararına göre 9 Mart 2003’te gerçekleştirilen seçimin tamamen yasal süreçler çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Müdür Sünnetci Çobanlar’da temaslarda bulundu: Eğitim çalışmaları ele alındı
Müdür Sünnetci Çobanlar’da temaslarda bulundu: Eğitim çalışmaları ele alındı
İçeriği Görüntüle

“2002 VE 2003’TE ARA SEÇİM YAPILMADI”

Açıklamasında net bir ifade kullanan Yazıcı,
“2002 ve 2003 yıllarında Türkiye’de ara seçim yapılmamıştır” dedi. Seçimlerin anayasa ve seçim mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, yalnızca anayasa maddelerine bakılarak yorum yapılmasının eksik olacağını söyledi. 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’na dikkat çeken Yazıcı, “seçimin yenilenmesi” kavramının mevzuatta açık şekilde yer aldığını hatırlattı.

MUHALEFETE ELEŞTİRİ

Yazıcı, açıklamasında Özgür Özel ve Murat Emir’in söylemlerine de değinerek, “Ara seçim” nitelemesinin tekrar edilmesini eleştirdi. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkına vurgu yapan Yazıcı, tartışmaların belge ve hukuki gerçekler üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN’IN SEÇİLDİĞİ SÜREÇ HATIRLATILDI

Yazıcı, Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçildiği sürece de açıklık getirerek, 2003 yılında yapılan Siirt seçiminin YSK’nın iptal ve yenileme kararı doğrultusunda gerçekleştiğini hatırlattı. Bu nedenle söz konusu seçimin “ara seçim” olarak tanımlanmasının doğru olmadığını vurguladı.

Yazıcı’nın açıklamaları, seçim hukukuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, özellikle “ara seçim” ve “yenileme seçimi” ayrımının kamuoyunda daha net anlaşılması gerektiğini ortaya koydu.