Özel Haber

Yapı Denetimli Binalar Daha Güvenli 

Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 10 ili etkileyen depremin ardından depremle ilgili birçok konu gündeme geldi. Yapı Denetim Firması Sahibi ve İnşaat Yüksek Mühendisi Mecit Tarkan, Karahisar Medya Grup Genel Koordinatörü Yasemin Özcan Kaplan’ın sorularını içtenlikle cevapladı. Afyonkarahisar’da yapılan inşaatların güvenilirliğinin yüksek olduğunu ifade eden Tarkan şu ifadelere yer verdi: “Gölcük depreminin ardından bakanlığın harekete geçmesiyle yapı denetim firmaları kurulmaya başladı. 2001 yılı itibariyle yapılan binalar yapı denetim firmaları tarafından baştan sona denetleniyor. 19 ilde 10 yıl boyunca uygulanan denetimlerden verim alınmasıyla birlikte bu denetim firmaları tüm illerde kuruldu. 2011 yılı sonrası yapılan binaların sağlamlığı önceki yıllarda yapılan binalara göre daha güvenilirdir. Bunun sebebi de yapı denetim firmalarının en küçük ayrıntıya kadar bu binaları denetlemesidir.” Tarkan’ın açıklamalarının devamı şöyle.

2001 YILINDA DENETİMLER BAŞLADI

Yapı denetim sistemine ne zaman geçildi?

Yapı denetim sistemi 1999 yılında Gölcük depremiyle gündeme geldi. Ülkemizdeki ilk büyük deprem olarak Gölcük depremi kayıtlara geçti. 1999 yılını milat kabul edince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapılarla alakalı denetleme işine girdi. Bu görevi de yapı denetim firmalarına verdi. Oluşturulan mevzuatın kanunlaşmasıyla 2001 yılında denetimler başladı.

9 KİŞİLİK KADROYLA BU İŞE BAŞLAYABİLİRSİNİZ

Her inşaat mühendisi yapı denetim firması sahibi olabiliyor mu?

Yapı Denetim Şirketi kurmak için İnşaat Mühendisi ya da Mimar olmanız gerekiyor. Daha sonra denetçi değimiz daha öncesinde projeler yapmış sektörde tecrübeli, elektrik mühendisi, makine mühendisi, mimar ve inşaat mühendisinden oluşan bir denetçi ekibinin kurulması gerekiyor. Bunun yanında şantiyelerde görev almak üzere en az 3 kişi de kontrol elemanı dediğimiz İnşaat Mühendisi veya Mimarlar görev alıyor. Toplamda 9 kişilik bir kadroyla ve Bakanlığın lisans vermesiyle bu yapı denetim kuruluşunu kurabiliyorsunuz. Afyonkarahisar’da 17 tane yapı denetim firması 3 adet ise bize hizmet veren laboratuvar firması var. 2011 yılında bu 19 il tüm Türkiye’ye yayıldı. Bakanlığımız bu 10 yıllık süreçte bir fayda olduğunu gördü ve tüm illere yayma kararı aldı. Şu anda tüm illerde bu firmalar var.

152 BİN BİNADAN 132’SİNDE YAPI DENETİM YAPILDIĞI GÖRÜLDÜ

Yapı denetim firmaları yapılan inşaatları başından sonuna kadar denetliyorsa eksik beton kullanımı veya eksik demir kullanımı nasıl ortaya çıkıyor?

Bende o bölgede hasar tespit çalışmalarında görev aldım. 11 ilde yıkılan 152 bin bina tespit ettik. Bunlardan sadece 132 tanesinde yapı denetimli bina olduğu görüldü. 132 bina arasında yıkılmış olanda var, ağır ve orta hasarlı olanda var.

ZEMİN HER ZAMAN BİRİNCİ FAKTÖRDÜR

Bu binalar nasıl yıkıldı. Bazıları dimdik dururken, diğerleri neden yıkıldı?

Genel manada bizim yapılarımızda zemin birinci faktördür. İkinci faktör orayı yapan inşaat mühendisinin projelendirmesi işin tasarımını yapan mimarın bunların hepsi o binana da etken oluyor. Şimdi bir bina yıkılmış bir bina dik duruyor. Deprem doğal afet olduğu için depremin yönü şiddeti yani onları ön göremiyoruz. Bunu mühendisler projelendirirken paket programlar kullanıyorlar. Bunu yaparken de yaşanan depremleri silimize ediyorlar. Yani bilgisayar ortamında oluyor. En son Gölcük depremini silimize ederek bir proje tasarlıyorlar. Yani yıkılan binalar var. Orada bizde tespitinde bulunduk, gördük. Dört bloklu bir site gördük. İkisi farklı yönde ikisi diğer yönde. Bu binalarda iki blok yıkılmış diğer iki blok ayakta duruyor. Bu binaları aynı müteahhit aynı yılda yapmış. İşte depremin büyüklüğü, şiddeti ve yönü çok önemli. Bunları da öngörmek imkansız bir şey. Bu bile fark ediyor bu durumlarda. Kışın ve yazın dökülen betonlar dahi binaların sağlığını etkileyen faktörlerdir.

ALDIĞIMIZ NUMUNELERİ LABORATUVAR ORTAMINDA ÖLÇÜYORUZ

Siz işinizi nasıl yapıyorsunuz, beton ve demirin kalitesi nasıl ortaya çıkıyor?

İnşaat başladığı zaman bizler beton ve demirden numuneler alıyoruz. Bu numuneler inşaat alanına dökülen miktara göre değişiyor. Bu numune kabımız bunun içine santralden gelen betonların dolduruyoruz. Laboratuvar ortamında 7 gün ve 28 gün bekletiyoruz bu betonu. Daha sonra laboratuvarda test cihazlarında bu numuneler kırılıyor ve bize bir sonuç veriyor. Biz bu sonuçlardan betonun gücünü ve kalitesini anlıyoruz. Numune alırken ölçümü veren çipler var onları kabın içerisine yerleştiriyoruz. Bu çipler sayesinde kaliteyi anlayabiliyoruz.

2011 YILINDAN SONRA YAPILAN EVLERİ SATIN ALIN

Ev alınırken ya da kiralanırken nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle 2011 yılında sonra yapılmış binayı tercih etmek gerekir. Bu binalar denetimlidir bu tarih o yüzden önemli. Bizler kolon ve kirişleri kontrol ediyoruz. Projeye göre yapılmış mı diye ya da herhangi bir kusur var mı diye. Bir diğer yöntem ise cihazlarımız var. Röntgen cihazı biz o cihazla kolonu çekiyoruz. İçindeki demirin çapını ve kaç adet kullanılmış oradan görebiliyoruz. Bunun yanında bir de aldığımı numune betondan kaliteyi görebiliyoruz. Bu çalışmaların arından aldığımız verileri programa giriyoruz. Bu verilerin analizi sonrası bazı veriler ortaya çıkıyor. Bu verilerde göçme riski var, sağlam gibi ifadelerle raporlandırılıyor. 1999 depreminden sonra Afyonkarahisar’da yapılan binaların büyük bir çoğunluğu güvenlidir. Afyonkarahisar’da inşaat kalitesi yüksektir.

DEVLET DESTEKLİ YIKILIP, YENİSİ YAPILIYOR

Riskli bina çıktığı zaman yıkmak mı gerekir yoksa güçlendirmek mi?

Riskli bina çıktığı zaman devlet destekli o binayı yıkıp yenisini yapabiliyoruz. Yani bunların hep yapımında yıkımında muafiyetler yapıldı. Devlet dönüşüme teşvik ediyor. Bu iş maddiyatla alakalıdır.

KOLON VE KİRİŞLERİN SAĞLAM OLMASI GEREKİR

Dönüşüm ve güçlendirme arasında maddi açıdan çok fark var mı?

Yıkılan bir binanın aynısını yapamayabiliyoruz. Çünkü yönetmelikler her gün yenileniyor. Bazı noktalarda yıktığımız binanın aynısını yapamıyoruz. O durumlarda güçlendirmek gerekiyor. Tabi bunların hepsine genel bir inceleme yaptıktan sonra karar vermek lazım. Binaya göre değişebiliyor. Ayrıca burada bir canlı yaşayacak bizim yapıları tasarlarken amacımız o bina zarar görse de içinden insanlar canlı çıkabilsin, amacımız odur. Biz kesinlikle göçmemesini isteriz. Kolonlar ve kirişler zarar görmedikçe sıkını olmaz. Duvar yıkılmış veya çatlamış bizim için onların önemi yok.   

ANA FAY HATTININ ÜZERİNE BİNA DİKİLMEMESİ GEREKİR

Binanın sağlamlığını nereden anlarız ve o evin fay hattının üzerinde olduğunu anlayabilir miyiz?

Fay hataları depremler olduğu sürece çeşitlilik gösteriyor. Kahramanmaraş depremi de yer kabuğuna yakınlığı ile haritadaki fay hatları güncellenmiştir. Şu anda fay olmayan bir yerde fay olabilir çünkü bunlar yer altı hareketlerinden kaynaklanıyor. Fay hattı üzerine kurulmayan bir bina yer altı hareketlerine göre haraketlilik gösterdiğinden dolayı diğer binaların altına hareketlenebiliyor. Ama ana fay hattının üzerine binaların dikilmemesi gerekiyor. Biz planlama yaparken binaları bildiğimiz fay hatlarından uzak yapmalıyız. Kahramanmaraş depremi 11 ili etkiledi ve Türkiye’de görüşmemiş bir afettir. En yakın zamanda o bölgeye yakın Elazığ’da deprem oldu. Depremden sonra Elazığ kendi binalarını depreme uygun hale getirmiştir. 11 ili etkileyen depremde o bölgeye 100 km uzaklıkta Elazığ depreme uygun binalar yapıldığından dolayı orada çok az bir hasar var. Zarar gören binalarda 1999 öncesi binalardır.

İZOLATÖR SİSTEMİ ŞEHİR MERKEZİNDE KULLANILAMAZ

İzolatör hakkında bilgiler verir misiniz?

İzolatör bu depremle birlikte gündemimize yerleşti. İzolatör genelde kamu binalarında kullanılıyor. Biz bu izolatörleri şehir merkezindeki bir yapıda kullanamayız. İzolatör dediğimiz cihaz kolonun arasında 45 cm 4 tarafa da hareket eden sistemdir. Şehir merkezinde yapılar bitişik nizam olduğundan dolayı binanın hareket edecek yeri olmadığından dolayı izolatör sistemini şehir merkezinde kullanamayız. Birde tip projelerde bunlar uygulanır biz bir yer yaparken mimar tarafından bir tasarım yapılıyor bir sistem oluşturuluyor tüm illerde o sistemin aynısı yapılıyor. İzolatör tip projeler yapıldığı zaman kullanılabilir. Ama tabi ki hayat kurtaran bir sistemdir.”

AFYON’UN İSKELETİNİ ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR

İzolatör kullanamıyorsak ne gibi yöntemler var ve yıkılmalar yüksek binalar olduğu için mi yıkılıyor?

Örneğin Japonya’da zamanında 9 şiddetinde bir deprem olmuş ve bundan sonraki yaşanan depremlerde önlem alınarak facianın önüne geçilmiş.  Bizde bu dönüşümü yapmamız lazım. Denetimli binaların yüzde 99’u zaten ayaktadır. Bizim Afyonkarahisar genelinde yapı stokumuzu bilmemiz gerekiyor.  1999 öncesinde ne kadar binamız var. 99 sonrası 2011 yılına kadar ne kadar binamız var. 2011’den sonra ne kadar binamız var şeklinde bunun bir çalışmasını yapmamız gerekiyor. Yani Afyon’un iskeletini çıkarmamız gerekiyor.

MÜHENDİSLİK ŞARTLARINI SAĞLADIĞIMIZ ZAMAN HER YERE YAPI YAPABİLİRİZ

Afyonkarahisar’da riskli diyebileceğiniz yapılar veya yerler var mı?

Afyonkarahisar ikinci derece deprem bölgesi merkezinde ve ilçelerinde zemin sıvılaşması dediğimiz alanlar var. Bunlarda da denetimli binaların hepsinin zemini iyileştirilerek yapılıyor. Yüksek katlı binalarda zemini güçlendirilerek yapılıyor. Mühendislik şartlarını sağladığımız zaman her yere yapı yapabiliriz. Deniz kenarındaki iskeleleri düşünün iskelenin demir ayakları vardır deniz alçalıyor yükseliyor orada denizin içerisine kazıklar çakıyorlar sert zemini bulduktan sonra bu şekilde güçlendirme yapıyorlar. >>MEVLÜT TINAS