Genel

Süleymancılar Neden Ve Nasıl Bölündü? Türkiye’nin En Kapalı Cemaatinde Liderlik Savaşı

Temelleri 1950’li yıllarda atılan Süleymancılar cemaati, yıllar içinde yaşanan liderlik tartışmaları, siyasi görüş ayrılıkları ve son dönemde gündeme gelen iddialarla yeniden tartışma konusu oldu. Cemaatin 2000 sonrası dönemde başlayan ayrışması, 2016’daki lider değişiminin ardından daha da derinleşti.

Abone Ol

Türkiye’de kamuoyunda “Süleymancılar”, cemaat mensupları tarafından ise “Süleymanlılar” olarak adlandırılan yapı, Süleyman Hilmi Tunahan tarafından kuruldu. Kur’an kursları, öğrenci yurtları ve dernekler üzerinden yıllar içerisinde genişleyen yapı, özellikle liderlik ve siyasi tercihler üzerinden yaşanan ayrışmalarla iki ana kanada bölündü.

Süleymancılar Nasıl Ortaya Çıktı?

Süleymancılar hareketinin temelleri 1950’li yıllarda Süleyman Hilmi Tunahan’ın Kur’an eğitimleriyle attığı çalışmalara dayanıyor. Tunahan’ın 1959’daki vefatının ardından cemaatin başına damadı Kemal Kacar geçti.

Kacar döneminde yapı kurumsallaşırken “Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri” üzerinden yasal bir zemine kavuştu ve özellikle Almanya olmak üzere Avrupa’da da örgütlendi. Kacar’ın Adalet Partisi üzerinden siyasete dahil olması ise cemaat içerisinde ilk önemli siyasi tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu.

Asıl Bölünme 2000 Yılında Başladı

Cemaat içerisindeki en büyük ayrışma, Kemal Kacar’ın 2000 yılında hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı. Kacar’ın yerine kimin geçeceği tartışması, Mehmet Beyazıt Denizolgun ile Arif Ahmet Denizolgun arasında liderlik mücadelesine dönüştü.

İki kardeş arasındaki anlaşmazlık siyasi tercihlere de yansıdı. Mehmet Beyazıt Denizolgun, 2001 yılında kurulan AK Parti’nin kurucular kurulunda yer alırken, Arif Ahmet Denizolgun merkez sağ çizgiye yakın bir siyasi yaklaşım benimsedi. Bu süreçte cemaatin ana gövdesi Arif Ahmet Denizolgun’un kontrolünde kalırken, Mehmet Beyazıt Denizolgun’u destekleyen muhalif bir grup oluştu.

2016’da Yeni Liderlik Tartışması

Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesinin ardından cemaatte yeni bir liderlik tartışması başladı. Denizolgun’un çocuğunun olmaması nedeniyle liderlik, kız kardeşi Gülderen Kuriş’in oğlu Alihan Kuriş’e geçti.

Bu değişime Mehmet Beyazıt Denizolgun’un oğlu Fatih Süleyman Denizolgun karşı çıktı. Böylece cemaat içerisinde Alihan Kuriş’in liderliğini kabul eden ana gövde ile Fatih Süleyman Denizolgun’un öncülük ettiği muhalif kanat arasındaki ayrışma daha belirgin hale geldi.

Cemaat Neden İkiye Bölündü?

Yaşanan bölünmenin temelinde liderlik tartışmasının yanı sıra siyasi görüş farklılıkları da bulunuyor. Alihan Kuriş’in başını çektiği ana gövde ile Fatih Süleyman Denizolgun’un öncülük ettiği muhalif kanat, cemaatin yönetimi ve siyasi duruşu konusunda farklılaşıyor.

Muhalif kanat, Kuriş yönetimine yönelik çeşitli mali ve idari suçlamalarda bulunurken, bu iddialar cemaat içerisindeki mücadeleyi yargı ve kamuoyu gündemine taşıdı. Söz konusu suçlamalar iddia niteliğinde olup, ilgili kişiler açısından kesinleşmiş bir hüküm olarak değerlendirilmemeli.

2026’da Gözaltılar Gündeme Geldi

Yeni Ankara’nın haberine göre Ağustos 2026’da yasa dışı yapılanma, kara para aklama ve mali usulsüzlük iddiaları kapsamında 17 ilde operasyon düzenlendi. Haberde, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30 kişinin gözaltına alındığı ve 49 kişi hakkında işlem yapıldığı aktarıldı.

Bu gelişmeyle birlikte yıllardır kapalı yapısıyla bilinen cemaat içerisindeki liderlik mücadelesi bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı.

Süleymancılar Şu Anda Kaç Gruba Ayrıldı?

Mevcut tablo, cemaat içerisinde iki ana kanadın öne çıktığını gösteriyor. Bir tarafta Alihan Kuriş’in liderliğindeki ana gövde, diğer tarafta ise Fatih Süleyman Denizolgun öncülüğündeki muhalif grup bulunuyor.

Her iki taraf da cemaatin meşru temsilcisi olduğunu savunurken, yıllardır devam eden liderlik ve siyasi görüş ayrılığı yapının bütünlüğünü önemli ölçüde etkiledi

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }