Tıp dünyasının en korkutucu tablolarından biri olan ve halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen nekrotizan fasiit, son günlerde yaşanan vakalarla yeniden Türkiye'nin gündemine oturdu. Yumuşak dokuları, kasları ve bağ dokusunu adeta bir yangın gibi hızla tahrip eden bu enfeksiyon, müdahale edilmediğinde saatler içinde ölüme yol açabiliyor. Sanılanın aksine bu bakteriler dokuyu dişleriyle "yemiyor"; ancak salgıladıkları sinsi zehirlerle dokuların kan dolaşımını durdurarak onları canlı canlı çürütüyor.
DOKUYU YEMİYOR, ZEHİRLEYEREK ÖLDÜRÜYOR
Bilimsel adıyla nekrotizan fasiit olan bu durumun işleyiş mekanizması oldukça ürkütücü. Bakteriler vücuda girdiğinde özel toksinler (zehirler) salgılamaya başlıyor. Bu toksinler, fasyayı ve çevre dokuları besleyen damarların tıkanmasına neden oluyor. Kan gitmeyen doku ise hızla oksijensiz kalarak ölüyor (kangren). Yani bakteri aslında dokuyu yemiyor, kan akışını keserek dokunun ölüm emrini veriyor. En sık A grubu streptokokların neden olduğu bu tablo, bazen durgun veya tuzlu sulardan bulaşan farklı türlerle de karşımıza çıkabiliyor.

BİR SİNEK ISIRIĞI BİLE KAPIYI ARALAYABİLİR
Bu ölümcül bakterinin vücuda sızması için devasa yaralara gerek yok. Küçük bir kesik, sıradan bir sıyrık, bir böcek ısırığı ve hatta bir yanık veya cerrahi müdahale izi bakteriler için giriş kapısı olabiliyor. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, diyabet hastaları ile kronik böbrek ve karaciğer yetmezliği yaşayanlar için risk katlanarak artıyor. Sağlıklı bir bireyde hafif geçebilecek bir enfeksiyon, risk grubundaki kişilerde bir anda hayati bir savaşa dönüşebiliyor.
BU BELİRTİLER VARSA DAKİKALAR BİLE ÖNEMLİ!
Hastalığın en karakteristik özelliği, görünürdeki yaradan çok daha şiddetli olan dayanılamaz ağrıdır. Eğer enfekte bölgede aşırı şişlik, kızarıklık ve orantısız bir acı hissediliyorsa, durum çok ciddi olabilir. Ciltte morarma, su toplayan kabarcıklar ve doku ölümünün işareti olan siyah lekeler belirdiğinde ise artık "altın saatler" yaşanıyor demektir. Bu belirtilere ek olarak yüksek ateş, titreme ve baş dönmesi gibi sistemik şikayetler, vücudun septik şoka girmek üzere olduğunun habercisidir.

TEK ÇARE: CERRAHİ VE GÜÇLÜ ANTİBİYOTİK
Nekrotizan fasiit tedavisi evde veya basit pansumanlarla yapılabilecek bir süreç değildir. Tedavi genellikle iki aşamalı bir savaşı kapsar. İlk olarak, ölü ve enfekte dokuların (fasya) ameliyatla derhal temizlenmesi (debridman) gerekir; çünkü ölü doku orada kaldıkça enfeksiyon yayılmaya devam eder. Eş zamanlı olarak damar yoluyla verilen çok güçlü antibiyotiklerle bakteriler kuşatılır. Bazı vakalarda doku iyileşmesini hızlandırmak adına hiperbarik oksijen tedavisi de devreye sokulabilir. Unutmayın, bu hastalıkta "erken teşhis" sadece hayat kurtarmaz, organ kayıplarının da önüne geçer.




