Sağlık

Prof. Dr. Sevda Korkmaz: "Kadınlarda Depresyon Riski 2 Kat Daha Fazla!" İşte Temel Risk Faktörleri

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Sevda Korkmaz, günümüzün en yaygın ruhsal sağlık sorunlarından biri olan depresyonun toplumsal tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Özellikle kadınlarda görülme sıklığının yüksekliğine dikkat çeken Korkmaz, hastalığın risk faktörlerini tek tek sıraladı.

Abone Ol

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sevda Korkmaz, depresyonun dünyada ve ülkemizde en sık karşılaşılan ruhsal hastalıklardan biri olduğunu vurguladı. Kadınlarda erkeklere oranla 1,5-2 kat daha fazla görülen bu hastalığın, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü belirten Korkmaz, özellikle 30 ve 40'lı yaşlara dikkat çekti.

Kadınlarda depresyonun erkeklere oranla yaklaşık 1,5-2 kat daha fazla görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sevda Korkmaz, "Yaşam boyunca her 10 erkekten biri ve her 5 kadından biri en az bir kez depresyona yakalanıyor" dedi.

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevda Korkmaz, depresyon hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Depresyonun hem dünyada hem de ülkede oldukça sık görülen bir ruhsal hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Korkmaz, "Depresyon; keyifsizlik, neşesizlik, hayattan zevk alamama, motivasyon eksikliği, değersizlik hissi, karamsarlık, suçluluk duygusu ile ölüm ve intihar düşünceleri gibi klinik bulgularla ortaya çıkıyor. Toplumda görülme sıklığı, bölgelere göre değişmekle birlikte yaklaşık yüzde 8-10 arasındadır. Kadınlarda depresyon erkeklere oranla yaklaşık 1,5-2 kat daha fazla görülüyor. Yaşam boyunca her 10 erkekten biri ve her 5 kadından biri en az bir kez depresyona yakalanıyor. Depresyon daha çok 30’lu ve 40’lı yaşlarda başlıyor, ancak genel olarak 7’den 77’e tüm yaş gruplarında görülebiliyor. Hastalığın ortaya çıkmasında erken ebeveyn kaybı, madde ve alkol kötüye kullanımı, anksiyete bozuklukları, kadın olmak, düşük sosyoekonomik düzey, ayrı yaşama ya da boşanmış olma, işsizlik, daha önce depresyon geçirmiş olma, yakın zamanda yaşanan önemli yaşam olayları ve stres etkenleri, kişilik yapısı, çocukluk döneminde cinsel ya da fiziksel istismar öyküsü, bazı ilaçlar, tıbbi hastalıklar ve hormonal değişiklikler risk faktörleri arasında yer alıyor" diye konuştu.

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }