Afyon Haber

"Poşete Yüzde Yüz, Emekliye Yüzde 12 Zam mı?"

Emekli maaşlarından Gökçe TOKİ skandalına, basın özgürlüğünden Yunan gazetecinin hadsizliğine kadar her konuda sert mesajlar veren Mısırlıoğlu, "Toplumun yüzde 80'inin bir poşet kadar mı değeri yok?" diye sordu.

Abone Ol

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi sarstı. Emekli maaşlarından Gökçe TOKİ skandalına, basın özgürlüğünden Yunan gazetecinin hadsizliğine kadar her konuda sert mesajlar veren Mısırlıoğlu, "Toplumun yüzde 80'inin bir poşet kadar mı değeri yok?" diye sordu.

​İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Konuşmasında ekonomik krizden yerel mağduriyetlere kadar pek çok başlığa değinen Mısırlıoğlu’nun açıklamaları şöyle:

​"Toplumun Yüzde 80'inin Bir Poşet Kadar Değeri Yok mu?"

​Ekonomik tabloya dair sert eleştirilerde bulunan Mısırlıoğlu, "Yılın 12'nci ayında hem emeklilerimizi hem asgari ücretlilerimizi hem esnafımızı yani 86 milyonun içinde toplumun yüzde 80'ini ilgilendiren ekonomik verilere baktığımız zaman, toplumumuzun çoğu gerçekten yoksulluk sınırının altında bir gelir düzeyinde. TÜİK verilerine göre yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayandı. Toplumun yüzde 80'i, 100 bin lira gelire sahip değil. Onun için de on ikinci ayın başıyla birlikte hükümetin bakanları komisyonlar toplanıyor, karar almaya çalışıyorlar, görüşüyorlar, konuşuyorlar ama dağ durmadan fare doğuruyor.

​Nasıl asgari ücrette yapılan zam enflasyonla örtüşmediği gibi Türkiye'deki diğer ürünlerde de örtüşmeyen zam geldi. Mesela bir poşet elli kuruş alınıyordu. Bir Ocak itibariyle bir liradan satılmaya başlandı. Ya poşet düşünün. Bir poşete bile yüzde yüz zam yapan bir iktidar ama kendi emeklisine, asgari ücretlisine dar gelirlisine yüzde 12 ile yüzde 18 arasında bir zammı uygun görüyor. Toplumun yüzde 80'inin bir poşet kadar mı değeri yok sizin yanınızda?" dedi.

​"Emekli Haziran’a Kadar Ne Yiyecek?"

​Mısırlıoğlu, emeklilerin durumunu şu sözlerle özetledi: "Emekliyi açlığa mahkûm edip, 'Haziran’a bakarız' diyerek bu ülkenin insanını küçümsüyor, alın teriyle, emeğiyle, onuruyla açıkça alay ediyorlar. Bu, basit bir ekonomi hatası değil; halkı hiçe sayan bir yönetim anlayışının itirafıdır. Afyonkarahisar’da gerçekler sokaktadır, pazardadır, kiralık ev ilanlarındadır. Bugün Afyon’da ortalama bir evin kirası emekli maaşını aşmış durumdadır. Pazara çıkan emekli artık kilo hesabı yapamıyor; domatesi tane ile, peyniri gramla, eti ise sadece uzaktan görüyor. En düşük emekli maaşıyla bu şehirde yaşamak mümkün değildir.

​Bu tabloya rağmen iktidarın çözüm olarak aylar sonrasını işaret etmesi; emekliye 'biraz daha dayan', yoksula 'biraz daha sus', millete ise 'aklınızı hafife alıyoruz' demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Soruyoruz: Bugün geçinemeyen emekli Haziran’a kadar ne yiyecek? Kirasını mı ödeyecek, ilacını mı alacak, yoksa pazardan eli boş mu dönecek? Bu sorulara cevap vermeyenler, tarih vererek sorumluluktan kaçamaz. Bu yaşananlar bir kader değil, bilinçli bir tercihtir."

​Gökçe TOKİ Skandalı: "Ev Değil, Ayıplı Mal!"

​Gökçe TOKİ konutlarındaki mağduriyeti dile getiren Mısırlıoğlu, "Gökçe TOKİ konutları, AKP iktidarının yıllardır dilinden düşürmediği 'sosyal konut' söyleminin gerçekte nasıl bir mağduriyet zincirine dönüştüğünün açık bir örneği haline gelmiştir. 2019–2020 yıllarında hak sahibi olan yüzlerce vatandaş, aradan 6 yıla yakın süre geçmesine rağmen hâlâ evine kavuşamamıştır. Toplam 1250 konuttan yalnızca yaklaşık 600’ü teslim edilebilmiş, o konutlar da ayıplı, kusurlu ve yaşanamaz durumda vatandaşlara dayatılmıştır. Teslim edilen evler ev değil, ayıplı maldır!

​Bugün Gökçe TOKİ’de yaşanan tablo şudur: Duvarlarda kabaran boyalar, şişmiş laminant parkeler, hatalı ve kesilmiş PVC doğramalar, radyatör altlarında büzülen, kırılan borular, oluk ağızları açık bırakıldığı için binalara sızan yağmur suları, mutfak, banyo ve WC giderlerinde su sızdırmaları, daireleri ve bodrumları basan su baskınları... Bu tablo, açıkça bir kamu projesi ayıbıdır. Bu konutları bu halde teslim eden TOKİ nerede? Denetim görevini yapmayanlar kim? Vatandaşın yıllarını alan bu mağduriyetin siyasi sorumlusu olan AK Parti, Afyonkarahisar kamuoyuna neden tek kelime açıklama yapmamaktadır?" dedi.

​Yunan Gazeteciye Tepki ve Basın Özgürlüğü

​Yunan bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan paylaşımlarına dair Mısırlıoğlu şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan hedef alan, Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsızlaştırmayı amaçlayan paylaşım, ifade özgürlüğüyle açıklanamayacak kadar saygısız ve hadsizdir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Bu makama yönelik her türlü ima ve kurgu; yalnızca bir kişiyi değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru, itibarı ve egemenliği hiçbir yabancı kalemin konusu değildir. Cumhuriyet bizim kırmızı çizgimizdir."

​Ayrıca 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Mısırlıoğlu, "Kalemini satmayan, doğruluktan ve halkın haber alma hakkından yana tavır alan tüm basın emekçilerinin gününü kutluyorum. Özgür basın yoksa, özgür toplumdan da söz edilemez" ifadelerini kullandı.

​Beyaz Baston Haftası Unutulmadı

​7–14 Ocak Beyaz Baston Haftası’na da değinen Mısırlıoğlu, "Beyaz baston; yalnızca bir yardımcı araç değil, özgürlüğün, bağımsızlığın ve güvenli hareket etmenin simgesidir. Engelsiz bir şehir, sadece engelli bireyler için değil; yaşlılar, çocuklar ve tüm yurttaşlar için daha yaşanabilir bir şehir demektir" diyerek yetkilileri erişilebilirlik standartlarını uygulamaya davet etti.