Afyon Haber

Ortadoğu’nun Tanığı Ata Gündüz Kurşun: "Orada En İyi Gazeteci, Yaşayan Gazetecidir"

Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği deneyimli gazeteci-yazar Ata Gündüz Kurşun, TV3 ekranlarında yayınlanan "Net Manşet" programında, Ortadoğu’nun ateş hattında yaşadıklarını ve bölgedeki insani dramı tüm çıplaklığıyla anlattı. Lübnan’dan Filistin’e kadar geniş bir coğrafyada görev yapan Kurşun, savaşın soğuk yüzünü ve bölge halkının Türkiye’ye olan sonsuz güvenini duygusal ifadelerle dile getirdi.

Abone Ol

TV3 Genel Müdürü Hülya Kasnak’ın konuğu olan Ata Gündüz Kurşun, stüdyo gazeteciliğinden ziyade neden sahada olmayı tercih ettiğini anlatırken, Ortadoğu’da tanık olduğu olayların kendisinde bıraktığı derin izleri paylaştı.

"BEYRUT’U YERLE BİR ETTİLER"

Bir dönem "Ortadoğu’nun Paris’i" olarak anılan Beyrut’un geldiği noktayı özetleyen Kurşun, Lübnan’daki yönetim zafiyetine ve Hizbullah-İsrail çatışmasının sivil halk üzerindeki etkilerine dikkat çekti:"1960’lı yılların o antik ve turistik kenti Beyrut’u öyle bir hale getirdiler ki, şu an yönetim bile kilitlenmiş durumda. İsrail, Hizbullah’ı bahane ederek sadece askeri noktaları değil, Sünni mahallelerini de vuruyor ve iç savaş kışkırtıcılığı yapıyor. Lübnan'da kimin ne olduğu belli değil; bir yanda lüks içinde yaşayan bir zümre, diğer yanda liman çevresinde çadırlarda hayata tutunmaya çalışan on binlerce insan var."

"ÇOCUKLARIMI TÜRKİYE’YE GÖTÜRÜN"

Bölgedeki çadır kentlerde yaşadığı ve unutamadığı bir anısını paylaşırken gözleri dolan Kurşun, Türk milletine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyulan sevginin çaresizlikle birleştiği o anı şu sözlerle anlattı:

"Bir anne yanıma gelip, 'Çocuklarımı Türkiye'ye götürün, orası güvenli' dediğinde boğazım düğümlendi. 20 günlük bebeğini bana vermek istedi. 'Ben başımın çaresine bakarım ama yavrum kurtulsun' diyordu. Türkiye onlar için güvenin ve huzurun tek adresi."

SAVAŞ MUHABİRLİĞİNİN ACI GERÇEĞİ: "YAŞAYAN GAZETECİ"

Filistin topraklarında görev yaparken ölümle burun buruna geldiği anları anlatan deneyimli gazeteci, "en iyi gazeteci" tanımına yeni bir soluk getirdi:

"Tepemizde bombalar patlarken, İsrail hava savunma sistemleri yanı başımızda füzeleri imha ederken şunu anladım: Orada en iyi gazeteci; çok haber yapan değil, hayatta kalmayı başarabilen gazetecidir. Sderot’ta 5 saat boyunca fosfor bombaları altında yayın yaptık. Kaçacak yerimiz yoktu, tepemizde patlayan bombalar imha edilmese bugün hayatta olmayabilirdik."

FİLİSTİNLİ KADININ TRAJİK SÖZLERİ

Filistinli bir annenin çocuk sahibi olma nedenini anlatırken kurduğu cümlelerin bir travma niteliğinde olduğunu belirten Kurşun, bölgedeki insanlık dışı durumu şu çarpıcı örnekle özetledi:

"Bir Filistinli kadın bana dedi ki: 'Biz en az üç çocuk yaparız; birini İsrail öldürür, birini tutuklar, kalan da bize bakar.' Bu cümle coğrafyanın ne kadar büyük bir travma içinde olduğunun kanıtıdır."

BALKONLU ODA HAYATINI KURTARDI

Gazetecilerin güvenlik gerekçesiyle yayınlarını otel balkonlarından yaptığını belirten Kurşun, Lübnan’da yer bulamadığı için balkonlu oda alamamasının hayatını kurtardığını söyledi: "Ben balkonlu oda istedim, kalmamıştı. Mecburen başka bir odada kaldım. O gece o otelin dördüncü katındaki tüm balkonlu odaları vurdular. Vardır bir hikmeti dedim."

Ata Gündüz Kurşun’un anlattıkları, Ortadoğu’daki ateşin sadece bir bölgeyi değil, insanlığı nasıl yaktığını ve Türkiye’nin mazlumlar için ne anlam ifade ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }