Türkiye'yi sarsan okul baskınlarının yankıları sürerken, uzmanlardan hayati uyarılar gelmeye devam ediyor. TV3 ekranlarında yayınlanan "TV3’te Sabah" programına katılan Psikolog Cansu Candoğan, yaşanan trajik olayları "enseye inen bir balyoz" olarak nitelendirdi. Anne ve babaların çocuklarına bakış açısındaki o "görünmez hatayı" deşifre eden Candoğan, toplumdaki "çocuğum deli mi?" tabusunun nasıl büyük felaketlere zemin hazırladığını anlattı. İşte ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu diyalogda hayati önem taşıyan o detaylar...


"BU OLAYLAR ENSEMİZE BALYOZ GİBİ İNDİ"

Psikolog Cansu Candoğan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul baskınlarının toplum ruh sağlığı açısından bir dönüm noktası olması gerektiğini vurguladı. Psikolojik sağlığın yıllardır yok sayılmasının bedelinin ağır olduğunu belirten Candoğan, "Bu olaylar bize ensemize balyozla vurarak artık psikolojik sağlığın yatsınıp yok sayılmaması gerektiğini öğretti" dedi.

Ebeveynlerin "ruh sağlığı uzmanı" önerisini bir hakaret olarak algıladığına dikkat çeken uzman, fiziksel bir hastalıkta gösterilen hassasiyetin ruhsal durumlarda da gösterilmesi gerektiğini ifade etti.


EBEVEYNLER NEDEN OBJEKTİF BAKAMIYOR?

Candoğan’a göre, anne ve babaların en büyük yanılgısı çocuklarını değerlendirirken subjektif bir zeminde kalmaları. "Ebeveynler çocuklarına hiçbir zaman çok da objektif bir yerden bakamıyorlar" diyen Candoğan, 'Benim çocuğum yapmaz', 'Çocuktur geçer' mantığının tehlikelerine işaret etti.

Toplumdaki "psikoloğa gitmek deliliktir" algısının yıkılması gerektiğini savunan Candoğan, "Bu bir delilik göstergesi değil, herkesin başına gelebilecek psikolojik bir hastalıktır. Bugün devlet kurumlarında bile bu hizmete ulaşmak çok kolay. Bu olaylarla birlikte başvurunun önemini acı şekilde öğreniyoruz" diye konuştu.


OKULLARDAKİ GÜVENLİ ALAN ALGISI VE YAYIN YASAKLARI

Haberlere getirilen yayın yasaklarını desteklediğini belirten Candoğan, çocukların bu görüntülere maruz kalmasının "müthiş bir korku" yarattığını söyledi. Okulun çocuklar için "ikinci ev" ve "güvenli alan" olması gerektiğini vurgulayan uzman, çocukların okula giderken kaygı duymamasının eğitimin temel şartı olduğunu belirtti. Görüntülerin çocuklar üzerindeki psikolojik tahribatının hayal bile edilemeyeceğini sözlerine ekledi.


ÇOCUKLA DİYALOG KURARKEN YAPILAN BÜYÜK HATA: ÖĞÜT VERMEK!

Çocuklarla iletişimde ebeveynlerin en çok düştüğü tuzağın "üstten bakmak" olduğunu ifade eden Cansu Candoğan, sağlıklı bir diyaloğun şifrelerini verdi. Candoğan, şu uyarılarda bulundu:

Afyonkarahisar’dan Başkent’e 20 Otobüslük Çıkarma! 40 Bin Kişiyle Dev Gövde Gösterisi
Afyonkarahisar’dan Başkent’e 20 Otobüslük Çıkarma! 40 Bin Kişiyle Dev Gövde Gösterisi
İçeriği Görüntüle
  • Öğütleme Değil, Dinleme: "Üstten üstten 'şunu yap, bunu yapma' demek iletişim değildir. Bu öğütlemedir. Önemli olan çocuğu dinlemek ve duygusunu yaymasını sağlamaktır."

  • Davranışın Altındaki Duyguyu Bulun: "Bir davranış sadece görünen kısımdır. Hangi duygu onu o davranışa itti? Bunu çalışmak gerek."

  • Öğretmen Saygınlığını Korumak: "Öğretmen bir şey dediğinde 'Kimmiş o öğretmen?' diyerek öğretmene cephe almak, çocuğa kontrolsüz bir güç verir. Bu çocuk, bugün olmasa bile 3-5 yıl sonra bir yerden patlak verebilir."

Candoğan, ebeveynlik rolünü koruyarak ama bir arkadaş gibi karşılıklı konuşabilmenin, çocuklara sınır koyabilmenin ve onları çok boyutlu dinleyebilmenin "riskli" davranışların önüne geçeceğini vurguladı.

Muhabir: BETÜL SERT