Mübarek Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte evlerde tatlı bir telaş başlarken, beslenme alışkanlıklarında yaşanacak ani değişimler sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Bayram süresince kırmızı et ve şerbetli tatlı tüketiminin tavan yapacağını öngören uzman diyetisyenler, vatandaşa "yasaklarla değil, dengeyle yaşayın" çağrısında bulunuyor. Bayram boyunca hem manevi coşkuyu yaşayıp hem de sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla uğraşmamak için porsiyon kontrolünün ve doğru pişirme tekniklerinin hayati önem taşıdığı açıklandı.
KESİLİR KESİLMEZ SOFRAYA GELEN ET MİDEYİ MAHVEDİYOR!
Bayram geleneklerinin en başında yer alan "kurban kesilir kesilmez taze etle kahvaltı veya kavurma yapma" alışkanlığı, uzman diyetisyenlere göre tam bir mide düşmanı. Hayvan kesildikten hemen sonra ette "ölüm sertliği" (rigor mortis) adı verilen kimyasal bir sürecin başladığını belirten uzmanlar, şu hayati uyarılarda bulunuyor:
"Taze kesilen eti dinlendirmeden hemen tüketmek, sindirim sistemine büyük bir yük bindirmek anlamına gelir. Ölüm sertliği nedeniyle hem et çok zor pişer hem de mide ve bağırsaklar tarafından sindirilmesi son derece güçleşir. Bu durum ciddi şişkinlik, hazımsızlık, kramp ve mide ağrılarına yol açar. Kurban eti, kesildikten sonra en az 24 saat boyunca buzdolabında dinlendirilmelidir. Dinlenmiş et, mide sağlığı için en ideal ettir."
GÜNLÜK SINIR 3-4 KÖFTEYİ GEÇMEMELİ
Kırmızı etin doğası gereği yüksek doymuş yağ ve kolesterol barındırdığını hatırlatan uzman diyetisyenler, özellikle kolesterol, yüksek tansiyon, kalp-damar ve gut hastalığı olan vatandaşların bayramda çok daha temkinli olması gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı bir birey için günlük ideal et tüketim miktarının 100 ila 150 gram arasında kalması gerektiği belirtildi. Bu miktar da göz kararıyla yaklaşık 3-4 köfte büyüklüğüne denk geliyor.
KAVURMAYA EKSTRA YAĞ ATANLAR YANDI!
Etin pişirilme yöntemi de en az dinlendirilmesi kadar kritik bir viraj. Bayram klasiği olan kavurmayı hazırlarken yapılan en büyük hatalardan biri de tencereye ekstra tereyağı ya da kuyruk yağı eklemek.
Uzman diyetisyenler, kırmızı etin zaten kendi içinde yeterli miktarda yağa sahip olduğunu, bu yüzden kavurmanın kesinlikle ilave yağ konulmadan, kısık ateşte ve kendi suyuyla pişirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Alternatif olarak ızgara, haşlama ve fırınlama yöntemlerinin tercih edilmesi önerilirken, mangal yapacak vatandaşların ise eti kömürleştirmemesi, eti ateşten en az 15 cm uzakta tutması gerektiği; aksi takdirde kanserojen maddelerin doğrudan vücuda alınacağı uyarısı yapıldı.
DEMİR DEPOSUNU SIFIRLAMAYIN: ETİN YANINA BOL LİMONLU SALATA
Et sofralarında gizli kalan bir diğer tehlike ise vitamin ve mineral emiliminin doğru yönetilememesi. Kırmızı etteki demirin vücut tarafından maksimum düzeyde emilebilmesi için yanında mutlaka C vitamini deposu olan bol limonlu bir mevsim salatası veya yeşil biber tüketilmesi gerekiyor.
Ancak Türk kültürünün vazgeçilmezi olan "yemekten hemen sonra çay ve kahve içme" alışkanlığı bu emilimi baltalıyor. Çay ve kahvenin içindeki bileşenlerin etteki demiri bağlayarak vücuda yarar sağlamadan dışarı atılmasına neden olduğunu belirten uzman diyetisyenler, çay keyfi için yemekten sonra en az 1 saat beklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
BAYRAM DENGESİNİ SAĞLAYACAK DİĞER ALTIN TAVSİYELER
-
Tadımlık İkramlar: Bayram ziyaretlerinde önünüze gelen her şerbetli tatlı tabağını bitirmek yerine porsiyonları paylaşın ya da tadımlık miktarlarda tüketin.
-
Su Tüketimini Artırın: Çay, kahve veya asitli içecekler asla suyun yerini tutmaz. Artan protein yükünü böbreklerden rahat atabilmek için günlük en az 2.5 - 3 litre su içmeye özen gösterin.
-
Akşam Yürüyüşleri: Ağır bayram yemeklerinin ardından televizyon karşısına uzanmak yerine, akşam saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini mucizevi şekilde rahatlatacaktır.