Afyonkarahisar’ın hayvancılık merkezlerinden biri olan Çayırbağ kasabasında, ezber bozan ve peygamber mesleğini büyük bir aşkla sürdüren 31 yaşındaki genç çoban Ali Acar’ın hikayesi, tarım ve hayvancılık dünyasında gündem oldu. Afyon AnaHaber editörlerimizden Mevlüt Tınas’ın özel olarak mercek altına aldığı ve dikkat çeken bu özel röportajda, genç üreticinin "Üçüz doğumu hiç sevmiyorum" sözleri işin iç yüzünü duyanları şaşkına çevirdi.
İşte 11 yaşından beri elinden çomağı (çoban değneğini) bırakmayan, gecesini gündüzüne katan Ali Acar'ın başarı hikayesi, hayvancılık sırları ve dağda karşı karşıya kaldığı tehlikeler...
"Üçüz Kuzuyu Sevmiyorum, Çünkü Randıman Alamıyorum"
Sakız, Tahirova ve Merinos kırması koyun ırklarıyla üretim yapan Ali Acar, ikizlik oranının çok yüksek olduğunu belirtirken hayvancılıkta çok nadir duyulacak bir itirafta bulundu:
"Ben 200 koyundan 300-350 kuzu alıyorum. Ama üçüz doğumu hiçbir zaman sevmiyorum. Ya tek olsun ya ikiz olsun, üçüzü sevmem. Çünkü bu sene üçüz doğum çok oldu ama üçüzlerin birçoğu öldü, randıman alamıyorum. İkiz olsun, temiz olsun, verimi güzel olsun. Güzel bakarsan, güzel yem verirsen randıman alırsın."
"Kazanmıyorum Diyen Yalan Söyler!"
Son dönemde artan yem maliyetlerinden dert yanan birçok üreticinin aksine genç çoban, işini doğru yapanın bu meslekte çok ciddi paralar kazanabileceğini açık yüreklilikle ifade etti. "Bu meslekte kazanmıyorum diyen yalan konuşur" diyen Ali Acar, hayvancılığın bereketini şu sözlerle anlattı:
"Malcılık yapıp da kazanmıyorum diyen yalan söylüyor. Şükür bu sene 160 koyundan 250 kuzu aldık. Bizim buralarda rahmetli bir amcamız vardı, kulakları çınlasın; 'Ben 100 tane koyunla 7 tane oğlan evlendirdim' derdi. Zamanında emek çekmiş, bakmış. 100 koyun adamın evini de yapar, düğününü de yapar. Yeter ki bu işi sevsinler. Ama şimdiki gençlerimiz üstüm batmasın, çamur olmasın derdinde. Eski bir söz vardır; ayağın tezeğe değmezse karnın tok olmaz!"
En Büyük Korkusu "Kul Hakkı" ve Komşu Tarlalar
Anadolu insanının o muazzam tok gözlülüğünü ve haram-helal hassasiyetini karakterine nakşetmiş olan Ali Acar, bölgedeki meraların dar olmasından dolayı yaşadığı en büyük endişeyi de paylaştı. Hayvanlarının çevre tarlalara girip çiftçinin emeğine zarar vermesinden çok korktuğunu belirten genç çoban, "Sağa sola zarar verdikten sonra bu işi yapamazsın, kimseyle iyi olamazsın. Gece gündüz malını haramdan koruyacaksın. Kul hakkı girerse ne kuzuda randıman alırsın ne ailende huzurun kalır. Fazlasında gözüm yok, kapasitem belli, 200 koyun bana yeter" diyerek dürüst üreticiliğin kitabını yazıyor.
Hain Kurt Gece Yarısı Boşluğu Yakaladı!
Dağda koyun gütmenin sadece huzur ve kara demlikten süzülen çay keyfinden ibaret olmadığını, her an tetikte olunması gerektiğini anlatan genç çoban, yakın zamanda yaşadığı kan donduran kurt saldırısını da Mevlüt Tınas’ın özel içeriğinde paylaştı. Çevreye kazara zarar vermemeleri için köpeklerini o gece eve bağlamak zorunda kaldığını ve kurdun bu boşluğu kolladığını belirten Ali Acar, o anları şöyle aktardı:
"Gece saat 03:00 sıralarında koyunlar aniden ürktü. Önce tilki sandım, dikkat etmedim. Bir daha ürkünce arkaya döndüm. Meğer o hain kurt benim boş anımı yakalamış. Köpekler de yanımda olmayınca sürüye dalarak bir tane koyunumu telef etti. Buralarda çok sık kurt görmeyiz ama Eskişehir’den Afyonkarahisar’a doğru geçiş dönemlerinde bize uğruyorlar."
Babam "Ceketimi Satar Okuturum" Dedi, Ben Çomağı Seçtim
Eğitim hayatından çobanlığa geçiş hikayesini de samimiyetle paylaşan Ali Acar, ortaokul yıllarında babasının kendisine sunduğu tarihi fırsatı unutamadığını söyledi: "7. veya 8. sınıfa gidiyordum. Babam evde karşısına aldı, 'Oğlum okuyacaksan gerekirse ceketimi satar yine okuturum seni. Ama koyun güteceğim diyorsan çomak orada, tercih senin' dedi. Ben çomağı tercih ettim. Peygamber mesleğini seçtim, çok seviyorum. Bu gerçekten başka bir aşk. Bir gün bile pişman olmadım." En büyük destekçilerinin ise arkasında dağ gibi duran eşi, amcası ve babası olduğunu vurguladı.
Gelecek nesillere de net bir mesaj veren başarılı üretici; çocukları ve kardeşleri okumak isterse sonuna kadar arkalarında duracağını, ancak "Biz de baba mesleğini seçip çoban olacağız" derlerse onlara rehberlik edip yine en büyük destekçileri olacağını belirtti.