Bazen bir fotoğraf, yüzlerce cümleden daha fazlasını anlatır. Bazen bir toplantının yapıldığı yer, bir şehrin spora bakışını ve geldiği noktayı tek başına ortaya koyar. Bugünlerde Afyonkarahisar’da yaşanan tablo da tam olarak böyle. Kütahyaspor’un kulüp yönetimini üstlenen NG Kütahya Seramik, 2. Lig’e yükselen Kütahyaspor camiasını Afyonkarahisar’daki tesislerinde ağırlıyor. Kütahyaspor, büyük bir başarı elde ederek 2. Lig’e yükselmiş, yeni sezon öncesinde çalışmalarını sürdürüyor ve yeni hedeflerini kamuoyuyla paylaşıyor. Buraya kadar elbette söylenecek hiçbir söz yok. Kütahyaspor’u bu başarısından dolayı kutlamak gerekir. Bir şehrin takımına sahip çıkması, iş dünyasının kulübün arkasında durması ve ortaya bir hedef koyularak bu hedefe ulaşılması takdir edilmesi gereken bir durumdur. Fakat insan ister istemez aynı anda kendi şehrine dönüp bakıyor ve şu soruyu sormadan edemiyor: Kütahyaspor 2. Lig’e yükselmişken, Afyonspor nerede?
İşte asıl mesele burada başlıyor. Çünkü bugün Afyonkarahisar, kendi takımının profesyonel liglerde olmamasının sıkıntısını yaşarken, başka bir şehrin 2. Lig’e yükselen takımının basın toplantısına ev sahipliği yapıyor. Elbette Kütahyaspor’un Afyonkarahisar’da kamp yapmasına, tesislerimizden faydalanmasına, toplantısını burada gerçekleştirmesine karşı değiliz. Tam tersine, Afyonkarahisar’ın spor tesisleri açısından ne kadar önemli bir merkez olduğunu göstermesi bakımından bundan gurur duymamız gerekir. Ancak insanın içine dokunan, canını sıkan başka bir gerçek var. Başka şehirlerin takımları Afyonkarahisar’a geliyor, burada kamp yapıyor, basın toplantısı düzenliyor, hedeflerini açıklıyor. Peki bizim takımımız ne yapıyor? Afyonspor’un geleceği ne olacak sorusunun cevabını arıyoruz.
Bir tarafta 2. Lig’e çıkmış, geleceğe yönelik planlar yapan, arkasında ciddi bir destek bulunan Kütahyaspor var. Diğer tarafta ise profesyonel liglerden düşmüş, Bölgesel Amatör Lig’e dahi katılıp katılamayacağı tartışılan Afyonspor var. Daha acısı ise Afyonkarahisar gibi spora ve futbola büyük ilgi gösteren bir şehrin profesyonel liglerde hiçbir futbol takımının bulunmaması. Şimdi bunun adı ne olacak? Başarısızlık mı diyeceğiz, talihsizlik mi diyeceğiz, kader mi diyeceğiz? Hayır. Artık bunların hiçbirini söylemenin anlamı yok. Çünkü ortada yıllardır devam eden bir yönetim ve sahiplenme problemi var.
Kütahya’nın yaptığı ortada. Şehir takımına sahip çıkmış. İş dünyası devreye girmiş. Kulübün geleceği için yatırım yapılmış. Hedef belirlenmiş ve o hedefe ulaşılmış. Bugün Kütahyaspor 2. Lig’de. Afyonkarahisar ise hâlâ Afyonspor’un geleceğini konuşuyor. İşte insanın zoruna giden nokta tam da burası. Biz yıllardır Afyonspor’u konuşuyoruz ama bir türlü Afyonspor’un geleceğini konuşacak noktaya gelemedik. Her sezon başka bir kriz, başka bir tartışma, başka bir belirsizlik. Yönetim değişiyor, başkan değişiyor, teknik direktör değişiyor, futbolcular değişiyor ama sorunlar bir türlü değişmiyor.
Artık şu soruyu sormak gerekiyor: Bizim neyimiz eksik? Afyonkarahisar’ın iş insanı mı yok? Var. Şirketleri mi yok? Var. Spora yatırım yapabilecek insanları mı yok? Elbette var. Tesisleri mi yok? Aksine, Türkiye’nin en önemli spor tesislerinden bazıları bu şehirde. Futbol sevgisi mi yok? Tribünlere bakıldığında bunun da cevabı hayır. O zaman problem nerede? Problem, yıllardır ortak bir iradenin ortaya konulamamasında.
Herkes Afyonspor’u seviyor ama herkes bir başkasının sahip çıkmasını bekliyor. Herkes Afyonspor yaşasın diyor ama iş icraata geldiğinde ortada aynı kararlılığı göremiyoruz. Herkes “şehir takımımız” diyor ama o şehir takımının geleceği masaya yatırıldığında ortak bir çözüm ortaya koyamıyoruz. Sonra da dönüp Kütahyaspor nasıl 2. Lig’e çıktı diye şaşırıyoruz.Kütahyaspor’un başarısını kıskanmak yerine ondan ders çıkarmamız gerekiyor. Çünkü burada yalnızca futbolcuların başarısından söz etmiyoruz. Burada bir şehir iradesinden söz ediyoruz. Bir kulübün arkasında duran iş dünyasından, yöneticilerden, taraftardan ve geleceğe dair hedef koyan insanlardan söz ediyoruz. Kütahyaspor’un 2. Lig’e yükselmesi tesadüf değil. Bir sahiplenmenin sonucu. Peki Afyonspor’un bugün bulunduğu yer de tesadüf mü? Hayır. O da yıllardır biriken sorunların, yanlışların ve sahiplenme eksikliğinin sonucu.
Şimdi Kütahyaspor’un basın toplantısının Afyonkarahisar’da yapılmasına bakıp bir kez daha düşünmek gerekiyor. Kütahyaspor burada konuşuyor, hedeflerini anlatıyor, 2. Lig’deki geleceğini planlıyor. Biz ise kendi şehrimizin takımının hangi ligde mücadele edeceğini konuşuyoruz. Başka şehirlerin takımları Afyonkarahisar’da geleceğini planlarken, Afyonspor’un geleceği belirsizliğini koruyor. Bundan daha büyük bir çelişki olabilir mi?
Ben artık “Afyonspor’u kim kurtaracak?” sorusunun sorulmasını istemiyorum. Asıl sorulması gereken soru “Afyonspor neden bu hale getirildi?” sorusudur. Çünkü bir kulübün bu noktaya gelmesi bir günde olmaz. Yılların birikimidir. Yanlış kararların, yanlış yönetimlerin, ilgisizliğin, plansızlığın ve en önemlisi ortak aklın ortaya konulamamasının sonucudur. Bugün sorumluluğu sadece bir kişiye veya bir yönetime atarak bu işin içinden çıkamayız. Çünkü Afyonspor hepimizin ortak değeridir ve bu değerin geldiği noktada hepimizin söyleyecek bir sözü olmak zorundadır.
Şunu da açıkça ifade etmek gerekiyor. Afyonspor’un bütün yükünü belediyeye, milletvekillerine veya birkaç iş insanına bırakmak doğru değildir. Ancak şehir takımları şehirden bağımsız da yaşayamaz. Bir takımın yaşaması için şehrin bütün dinamiklerinin bir araya gelmesi gerekir. Belediye, iş dünyası, siyaset, taraftar, spor camiası ve kulüp yönetimi ortak bir hedef belirlemediği sürece aynı sorunları yaşamaya devam ederiz.
Bugün Kütahyaspor’un geldiği noktaya bakıp utanmamız gerekmiyor. Ama ders almamız gerekiyor. Kütahya yapabiliyorsa Afyonkarahisar neden yapamasın? Kütahyaspor 2. Lig’e çıkabiliyorsa Afyonspor neden yeniden profesyonel liglere dönememiş olsun? Bunun için önce gerçekten istemek, sonra da gereğini yapmak gerekiyor.
Çünkü futbol sadece sahada oynanmıyor. Futbol şehirde oynanıyor. Futbol, tribünde oynanıyor. Futbol, iş dünyasında oynanıyor. Futbol, belediyede, siyasette, spor camiasında ve taraftarın yüreğinde oynanıyor. Sahiplenme varsa takım büyüyor, sahiplenme yoksa takım küçülüyor. Bugün Kütahyaspor’un büyümesinin arkasında bu sahiplenme var. Afyonspor’un küçülmesinin arkasında ise maalesef yıllardır çözülemeyen sahiplenme sorunu var.
Kütahyaspor’a elbette başarılar diliyorum. 2. Lig’de yolları açık olsun. NG Kütahya Seramik’i ve Kütahyaspor’un arkasında duran herkesi de kutluyorum. Çünkü bir şehir takımına nasıl sahip çıkılması gerektiğini gösteriyorlar. Fakat bu tablo bize bir şeyi daha gösteriyor: Afyonkarahisar artık daha fazla bekleyemez. Yarın çocuklarımıza “Bir zamanlar Afyonspor profesyonel liglerde oynuyordu” demek istemiyorsak bugün harekete geçmek zorundayız. Çünkü bugün Kütahyaspor’un 2. Lig’e çıkışını konuşurken, yarın tarih bize başka bir soru sorabilir: Kütahyaspor 2. Lig’e çıkarken Afyonkarahisar kendi takımını nasıl bu hale getirdi?
İşte o sorunun cevabını vermek zorunda kalmamak için artık herkes elini taşın altına koymalı. Afyonspor için yeni bir tartışmaya değil, yeni bir başlangıca ihtiyaç var. Birlik olmaya, ortak akla, ciddi bir plana ve en önemlisi gerçek anlamda sahiplenmeye ihtiyaç var. Kütahyaspor bugün Afyonkarahisar’da 2. Lig heyecanını yaşıyor. Afyonspor ise kendi şehrinde yeniden ayağa kalkmanın yolunu arıyor. Bu tablo bize yeterince şey anlatıyor. Artık konuşma zamanı değil, icraat zamanı. Çünkü Afyonspor’un kaybedecek bir sezonu daha yok.