Anadolu irfanı ve adalet anlayışıyla hareket eden dernek yönetimi, modern Avrupa'nın merkezinde 8 binden fazla Boşnak Müslüman'ın katledildiği, on binlerce kadının savaş suçu mağduru olduğu bu büyük trajediye karşı uluslararası toplumu ortak sorumluluğa davet etti. İşte o açıklamanın satır başları...

Kadınanalar Kültür Derneği Yönetim Kurulu, 11 Temmuz 1995 tarihinde tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştirilen Srebrenitsa Soykırımı’nın yıldönümünde, yaşanan acıları ve insanlık suçlarını unutturmamak adına bir manifesto niteliğinde basın açıklaması paylaştı.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "güvenli bölge" ilan edilmesine rağmen korunamayan ve 8 bini aşkın masum sivilin katledilmesiyle sonuçlanan soykırımın, insanlık vicdanında kanayan bir yara olmaya devam ettiği vurgulandı.
"SREBRENİTSA ORTAK VİCDANDA SİLİNMEZ BİR YARADIR"
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ile Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICTY) kararlarına atıfta bulunularak, Srebrenitsa’da işlenen suçların tescilli birer soykırım olduğu hatırlatıldı. Ormanlara sığınarak hayatta kalmaya çalışan Boşnak Müslümanların günlerce "canlı insan avı" gibi sürek avlarıyla katledildiği ve delilleri gizlemek için toplu mezarların defalarca taşındığı ifade edildi.
Nefret söylemlerinin katliamlara zemin hazırladığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Srebrenitsa’nın işgali sırasında Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladić’in, Osmanlı dönemine atıf yaparak sarf ettiği ‘Türklerden intikam alma zamanı’ yönündeki ifadeler; etnik ve dini nefretin nasıl kitlesel katliamlara dönüşebileceğinin acı bir örneğidir. Nefret söylemini meşrulaştıran ideolojilerin insanlığı nasıl felaketlere sürüklediği unutulmamalıdır."
SAVAŞIN EN AĞIR BEDELİNİ KADINLAR VE ÇOCUKLAR ÖDEDİ
Bosna Savaşı (1992-1995) boyunca yaklaşık 100 bin insanın hayatını kaybettiği ve 2 milyon kişinin yurdundan edildiği belirtilen açıklamada, savaşın en utanç verici perdesinin kadınlara yönelik sistematik cinsel şiddet olduğunun altı çizildi.
Uluslararası raporlara göre 20 bin ila 50 bin arasında Boşnak kadın ve kız çocuğunun Foça, Vişegrad, Prijedor ve Zvornik gibi bölgelerde oluşturulan toplama ve işkence merkezlerinde planlı bir savaş yöntemi olarak tecavüze maruz bırakıldığı aktarıldı. Bu eylemlerin münferit birer suç değil, Boşnak toplumunu sindirme ve etnik temizlik politikasının bir parçası olduğu ifade edildi.
KADINANALAR KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Anadolu’nun merhamet, irfan ve adalet anlayışını rehber edinen Kadınanalar Kültür Derneği, yayımladığı bildiride şu kararlı maddelerle kamuoyuna seslendi:
-
Srebrenitsa Soykırımı’nı ve Bosna Savaşı boyunca yaşanan tüm insanlık suçlarını unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı,
-
Boşnak annelerinin, kadınlarının ve çocuklarının haklı adalet mücadelesinin daima yanında olacağımızı,
-
Soykırımın, savaş suçlarının ve kadınlara yönelik sistematik şiddetin dünyanın hiçbir coğrafyasında bir daha yaşanmaması için uluslararası toplumun ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini,
-
İnsan haklarını, adaleti ve insan onurunu savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Açıklama, "Srebrenitsa’da ve Bosna Savaşı boyunca hayatını kaybeden tüm şehitleri; zulme uğrayan anneleri, kadınları, çocukları ve masum sivilleri rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Srebrenitsa’yı unutmayacağız. Unutturmayacağız" sözleriyle noktalandı.




