Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan 24 yaşındaki anaokulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü Türkiye'yi yasa boğdu. Eğitim sendikalarının mobbing, şiddet ve sürgün iddialarıyla çalkalanan olayın adli süreci ve tüm çarpıcı detayları haberimizde.
Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen acı haber, eğitim camiasını ve tüm Türkiye'yi derin bir üzüntüye boğdu. Henüz 24 yaşında olan genç anaokulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, evinde cansız bedeniyle bulundu. Ölümünün ardından Eğitim-İş ve Eğitim Sen gibi yetkili sendikaların ortaya attığı psikolojik baskı (mobbing), şiddet ve haksız görev yeri değişikliği (sürgün) iddiaları ise kamuoyunda büyük bir infiale ve adalet çığlığına yol açtı.
Genç Öğretmenin Şüpheli Ölümü Nasıl Ortaya Çıktı?
Edinilen bilgilere göre, Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulunda anasınıfı öğretmeni olarak görev yapan Irmak Ayşe Koparan’dan bir süre haber alamayan yakınları durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine genç öğretmenin ikamet ettiği eve giden sağlık ve emniyet güçleri, kilitli kapıyı açtıklarında 24 yaşındaki Irmak öğretmenin cansız bedeniyle karşılaştı.
Resmi makamlar ilk bulgular doğrultusunda olayın intihar olabileceği ihtimali üzerinde dursa da, ölümün arkasındaki sır perdesini aralamak amacıyla adli ve idari soruşturma çok yönlü olarak başlatıldı.
Sendikalar Ayakta: "Sorumlu Okul Müdürünün Baskıları ve Sürgündür!"
Irmak Ayşe Koparan’ın vefatının hemen ardından eğitim sendikaları ve kadın hakları örgütleri peş peşe sert açıklamalar yayımlayarak olayın basit bir intihar vakası olarak kapatılamayacağını savundu. Gündeme getirilen kan dondurucu iddialar şu şekilde sıralandı:
-
Okul Müdürünün Fiziksel ve Sözlü Şiddeti: Irmak öğretmenin, daha önce görev yaptığı eğitim kurumunda okul müdürü tarafından sistematik psikolojik baskıya (mobbing), sözlü hakaretlere ve fiziksel şiddete maruz kaldığı öne sürüldü.
-
Mağdur Öğretmene "Sürgün" Cezası: Yaşanan bu ağır şiddet olayının ardından kusurlu bulunan okul müdürünün görev yeri değiştirilmezken; mağdur olan Irmak öğretmenin dönem ortasında ilçenin en uzak ve ücra okullarından biri olan Soğanlıtepe İlkokuluna adeta cezalandırılarak gönderildiği iddia edildi.
-
Ekonomik Çaresizlik ve Maddi Zorluklar: Uzak köye yapılan bu haksız görevlendirmenin ardından yüksek ulaşım maliyetleriyle tek başına mücadele etmek zorunda kalan genç öğretmenin, son dönemde çok ciddi ekonomik sıkıntılar ve psikolojik tükenmişlik yaşadığı ifade edildi.
Resmi Dilekçeler ve Mesajlar Kanıt Olarak Sunuldu
Olayın idari bir ihmal zinciri barındırdığını savunan sendika temsilcileri, Irmak Ayşe Koparan'ın yaşadığı baskıları, can güvenliği endişesini ve maruz kaldığı mağduriyetleri resmi yollarla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirdiği dilekçelerin mevcut olduğunu açıkladı. Aynı zamanda genç kadının meslektaşları ve yakın çevresiyle yaptığı telefon mesajlaşmalarında da uğradığı mobbingi defalarca anlattığı saptandı.
Kadın hakları savunucuları ve eğitim sendikaları, Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) çağrıda bulunarak baskı yapan idarecilerin korunmamasını, ihmali olan tüm yerel yetkililerin açığa alınarak şeffaf ve etkin bir soruşturma yürütülmesini talep etti.
"Liyakat Yerine Sadakat Ödüllendiriliyor"
Eğitim emekçilerinin giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında ezildiğini ve mesleki itibarlarının sistemli olarak aşındırıldığını vurgulayan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, öğretmenlerin yandaş sendikal anlayışların ve liyakatsiz kadroların baskısı altında nefes almaya çalıştığını belirtti.
Özbay, baskı düzenini şu sözlerle eleştirdi:
"Sorunlarını dile getiren, hakkını arayan ve adalet talep eden eğitim emekçilerinin cezalandırıldığı; susanların, biat edenlerin ve yandaş ilişkiler ağına eklemlenenlerin ödüllendirildiği bir düzen ne eğitimi güçlendirebilir ne de öğretmenini koruyabilir."
Bakan Yusuf Tekin’e Sert Sesleniş: "Bu Dosya Kapanmayacak!"
Konuşmasında doğrudan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Genel Başkan Kadem Özbay, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ilan etti:
"Öğretmenleri yoksulluğa, yalnızlığa, güvencesizliğe ve keyfi uygulamalara mahkûm eden bu düzen daha kaç meslektaşımızı hayattan koparacak? Genç bir kadın öğretmenimiz, görev yerinde yalnız bırakıldı, görmezden gelindi, cezalandırıldı ve sonunda hayattan koparıldı. Sorumlular susarak kurtulamaz. Bu dosya kapanmayacak, bu düzen hesap verecek. Irmak Koparan’ı unutmayacağız."