Afyon Haber

Hukukçu Nesrin Çelikbilek TV3 ekranlarında aile konutunun önemini anlattı

Afyonkarahisar’ın yeni televizyon kanalı TV3 ekranlarında yayınlanan “Birlikte Konuşalım” programına konuk olan Avukat Nesrin Çelikbilek, aile konutu kavramının hukuki boyutlarını ve aileyi koruyan özel hakları izleyicilerle paylaştı. Aile konutunun mülkiyetten bağımsız bir kavram olduğunu vurgulayan Çelikbilek, kanunun ailenin yaşam merkezini koruma altına aldığını belirtti.

Abone Ol

TV3'te Gülsüm Kızılyokuş’un sunumuyla ekrana gelen programda, aile konutunun bir ailenin düzenli ve güvenli yaşamı için vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğu ifade edildi. Nesrin Çelikbilek, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinde düzenlenen bu kavramın, ailenin ortak yaşamının merkezi olan ve devamlı olarak yaşanılan ev anlamına geldiğini söyledi. Bu tanım gereği yazlık, bağ evi veya dağ evi gibi geçici olarak kullanılan taşınmazlar aile konutu niteliği taşımazken, ailenin yaşamının merkezinde yer alan kiralık bir ev dahi bu hukuki korumadan yararlanabilmektedir.

EŞLERDEN HABERSİZ AİLE KONUTUNA İPOTEK KONULAMAZ

Avukat Çelikbilek, aile konutu üzerindeki tasarruf yetkisinin tek bir eşe bırakılmadığının altını çizdi. Özellikle mülkiyet sahibi olan eşin, diğer eşin açık rızasını almadan evi satamayacağını, kiralayamayacağını veya ev üzerine ipotek kuramayacağını belirtti. Toplumda sıklıkla karşılaşılan eşten habersiz kredi kullanımı veya kefalet karşılığı evin ipotek edilmesi durumlarında, rızası olmayan eşin dava açarak bu işlemleri iptal ettirme hakkı bulunduğu vurgulandı. Bu koruma sayesinde, borçlar nedeniyle ailenin tek barınağının elden gitmesinin hukuken engellenebileceği açıklandı.

AİLE KONUTU ŞERHİ OLMAMASI BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ

Konutlarda ‘Aile Konutudur’ şerhinin olmamasının eşler arasındaki hak kaybına neden olmayacağının altını çizen Avukat Nesrin Çelikbilek, tapuya bu şerhin konulmuş olmasının sadece açıklayıcı bir nitelik taşıdığını söyledi. Tapuda şerh bulunmasa dahi, bir mülkün aile konutu olduğunun mahkemede tanık beyanları veya başka delillerle ispatlanabileceğini ifade eden Çelikbilek, mağdur olan eşin satış veya ipotek işlemini iptal etmek üzere dava açabileceğini belirtti. Özellikle başka birinin borcuna kefil olunarak evin ipotek edilmesi gibi "acı" verici durumlarda, rızası alınmayan eşin mahkemeye başvurarak cebri icra aşamasında dahi olsa işlemi durdurabileceğini ve iptal ettirebileceğini vurguladı.

Hukuk sisteminin öncelikle aileyi koruma altına aldığını hatırlatan Nesrin Çelikbilek, aile konutu şerhi koydurmak için mahkemeye başvurmaya gerek olmadığını da hatırlattı. Eşlerden birinin ikametgâh ve nüfus kaydı gibi belgelerle Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvurmasının bu korumayı sağlamak için yeterli olduğunu belirten Çelikbilek, bu basit işlemin ailenin geleceğini güvence altına almak adına büyük önem taşıdığını ifade ederek sözlerini noktaladı.

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }