Elektrikli araçların önemli bir bölümünde kullanılan lityum iyon bataryalar, yüksek enerji yoğunluğu sayesinde araçların ihtiyaç duyduğu enerjiyi depoluyor. Ancak bu sistemlerde meydana gelebilecek bazı fiziksel, elektriksel veya termal sorunlar yangın riskini beraberinde getirebiliyor. Yapılan araştırmalarda hücrelerde oluşan aşırı ısınma, darbe, aşırı şarj veya sıcaklık değişimleri termal kaçakla ilişkilendiriliyor.
Elektrikli araçlarda bataryanın çok sayıda hücreden oluşması nedeniyle tek bir hücrede başlayan sorun, kontrol altına alınmadığında çevresindeki hücreleri de etkileyebiliyor. Bu süreç sıcaklığın daha da yükselmesine ve yangının büyümesine neden olabiliyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA YANGIN NEDEN ÇIKIYOR?
Elektrikli araçlarda yangına yol açabilecek nedenlerin başında bataryanın fiziksel olarak zarar görmesi geliyor. Kaza sırasında meydana gelen darbe veya batarya bölümünün ezilmesi hücrelerde hasara neden olabiliyor.
Bunun yanında şarj sırasında ortaya çıkabilecek aşırı ısınma, elektrik altyapısındaki problemler veya uygun olmayan şarj koşulları da risk oluşturabiliyor. Batarya hücrelerinde üretim kaynaklı sorunlar veya batarya yönetim sistemindeki arızalar da yangınla ilişkilendirilen faktörler arasında bulunuyor.
2025 yılında yayımlanan bir araştırmada da hücrelerdeki ısı artışı, darbe, aşırı şarj veya deşarj ve sıcaklık değişimleri termal kaçak açısından incelendi.
TERMAL KAÇAK NEDİR?
Elektrikli araç bataryalarında yangın açısından en önemli kavramlardan biri termal kaçak olarak biliniyor.
Termal kaçak, batarya hücresindeki sıcaklığın kontrol edilemeyecek şekilde yükselmesiyle ortaya çıkan zincirleme bir süreç olarak tanımlanıyor. Bir hücrenin aşırı ısınması, çevresindeki hücrelerin de sıcaklığının yükselmesine neden olabiliyor.
Süreç ilerlediğinde bataryada gaz oluşumu, alevlenme ve yangın meydana gelebiliyor. Bu nedenle bataryanın sıcaklığının kontrol altında tutulması elektrikli araçların güvenlik sistemlerinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
KAZA SONRASI BATARYA NEDEN ÖNEMLİ?
Elektrikli araçlarda batarya genellikle aracın en önemli enerji depolama sistemi olduğu için kaza sonrasında bataryanın durumu önem taşıyor.
Dışarıdan herhangi bir alev veya belirgin bir hasar görülmemesi, bataryanın tamamen sorunsuz olduğu anlamına gelmeyebiliyor. Özellikle darbe alan hücrelerde meydana gelebilecek hasarlar daha sonra sıcaklık artışına neden olabiliyor.
Bu nedenle elektrikli araç yangınlarıyla ilgili çalışmalarda yalnızca yangının başlangıcı değil, kaza sonrasında bataryanın güvenliğinin nasıl sağlanacağı da önemli bir başlık olarak ele alınıyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇ YANGINLARINI SÖNDÜRMEK NEDEN ZOR?
Elektrikli araç yangınlarında batarya hücrelerinin yapısı müdahaleyi geleneksel araç yangınlarından farklılaştırabiliyor.
Batarya içerisindeki hücrelerden birinde başlayan termal kaçak diğer hücrelere yayılabildiği için yangının tamamen kontrol altına alınması daha karmaşık hale gelebiliyor. Bilimsel çalışmalarda lityum iyon batarya yangınlarının yüksek ısıl yük oluşturabildiği ve yeniden alevlenme ihtimalinin müdahale açısından dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Bu nedenle elektrikli araç yangınlarına müdahale konusunda itfaiye ekiplerinin özel prosedürlere ve araçtaki yüksek gerilim sistemleriyle ilgili bilgiye sahip olması önem taşıyor.
BATARYA YANGINLARINDA HANGİ FAKTÖRLER RİSKİ ARTIRIYOR?
Batarya güvenliği açısından özellikle fiziksel darbe, aşırı ısınma, aşırı şarj ve hücrelerde meydana gelen elektriksel problemler öne çıkıyor.
Batarya yönetim sistemi, hücrelerin çalışma koşullarının takip edilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sistemdeki güvenlik mekanizmalarının düzgün çalışması, batarya hücrelerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor.
Batarya teknolojilerinde kullanılan hücre ve kimyasal yapıların da yangın davranışı üzerinde etkisi bulunuyor. Araştırmalarda farklı batarya kimyalarının yangın riskini ve yangın sırasında ortaya çıkan ısıl yükü değiştirebildiği belirtiliyor.