1. Tamamlanmış, bitmiş, tamamlanmış halde
- En yaygın anlamı budur.
- Örnekler:
- The project is complete. → Proje tamamlandı / bitmiştir.
- Is your homework complete? → Ödevin tamamlandı mı?
- The set is now complete. → Set artık tamamlandı / eksiksiz.
2. Tam, bütün, eksiksiz
- Bir şeyin hiçbir parçası eksik değil anlamında.
- Örnekler:
- A complete meal → Tam bir öğün / doyurucu yemek
- He gave a complete explanation. → Tam / eksiksiz bir açıklama yaptı.
- Complete confidence → Tam güven
3. Tamamen, büsbütün (zarf olarak)
- Bir şeyi tamamen yapmak anlamında kullanılır.
- Örnekler:
- I completely agree. → Tamamen katılıyorum.
- She completely forgot. → Büsbütün / tamamen unuttu.
- The room was completely destroyed. → Oda tamamen yıkıldı.
4. Diğer yaygın ifadeler
- Complete stranger → Tamamen yabancı biri
- Complete opposite → Tam tersi
- Complete failure → Tam bir başarısızlık
- Complete the form → Formu doldur / tamamla
Türkçe'de en yakın karşılıklar (bağlama göre):
- Tamamlandı
- Bitmiş
- Tam
- Eksiksiz
- Bütün
- Tamamen
- Doldur (form için)





