Muharrem ayı denildiğinde akla gelen ilk geleneklerden biri olan aşure, sadece bir tatlı olmanın ötesinde derin anlamlar taşıyor. Bolluğun, bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olarak kabul edilen aşure, yüzyıllardır Anadolu'nun dört bir yanında pişirilerek komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor.
Farklı malzemelerin aynı kazanda buluşmasıyla hazırlanan aşure, kültürel ve manevi yönüyle de dikkat çekiyor.
AŞURENİN HİKAYESİ NEREDEN GELİYOR?
Aşurenin kökenine ilişkin en yaygın rivayet, Hz. Nuh ve Nuh Tufanı'na dayanıyor. İnanışa göre tufanın sona ermesinin ardından Hz. Nuh'un Gemisi karaya oturduğunda gemide kalan son yiyecekler bir araya getirilerek büyük bir kazanda pişirildi. Buğday, bakliyatlar ve kuru meyvelerin birleşmesiyle ortaya çıkan bu yemek, zamanla aşure geleneğinin temelini oluşturdu.
Bu nedenle aşure, yokluk içinde paylaşmayı, eldeki nimetlere şükretmeyi ve birlik olmayı temsil ediyor.
BOLLUK VE BEREKETİN SEMBOLÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Muharrem ayında yapılan aşurenin bir diğer anlamı ise bereket ve şükür olarak öne çıkıyor. Pek çok aile, yeni dönemin bolluk içinde geçmesi temennisiyle aşure pişiriyor.
Ancak aşurenin asıl değeri, komşularla ve çevreyle paylaşılmasında ortaya çıkıyor. Hazırlanan aşurelerin dağıtılması, toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli geleneklerden biri olarak kabul ediliyor.
KERBELA OLAYIYLA DA BAĞLANTISI BULUNUYOR
Muharrem ayı aynı zamanda İslam tarihinde derin izler bırakan Kerbela Olayı'nın yaşandığı dönem olarak biliniyor. Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbela'da şehit edilmesi nedeniyle Muharrem ayı birçok kişi için manevi bir anlam taşıyor.
Özellikle Alevi kültüründe aşure, Kerbela şehitlerini anmak, acıyı paylaşmak ve birlik duygusunu yaşatmak amacıyla hazırlanıyor. Bu gelenek kapsamında aşure, paylaşmanın ve dayanışmanın sembollerinden biri olarak görülüyor.
AŞURE NASIL YAPILIR?
Geleneksel aşure tariflerinde çok sayıda malzeme bir arada kullanılıyor. Farklı tatların aynı kazanda buluşması, aşurenin en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak kabul ediliyor.
GEREKLİ MALZEMELER
- 2 su bardağı aşurelik buğday
- 1 çay bardağı pirinç
- 1 su bardağı nohut
- 1 su bardağı kuru fasulye
- 1 su bardağı kuru kayısı
- 1 su bardağı kuru üzüm
- 4-5 adet kuru incir
- 1 su bardağı fındık
- 1 su bardağı çiğ badem
- Yarım su bardağı fıstık
- 3-4 su bardağı toz şeker
- Sıcak su
Süsleme için ise nar taneleri, tarçın, ceviz ve susam tercih ediliyor.
ADIM ADIM AŞURE TARİFİ
Lezzetli bir aşure hazırlamak için ilk olarak buğday, nohut ve kuru fasulyenin bir gece önceden suya bırakılması gerekiyor. Ertesi gün nohut ve fasulye ayrı kaplarda haşlanırken, buğday ve pirinç büyük bir tencerede bol suyla pişiriliyor.
Buğday iyice yumuşadıktan sonra haşlanan bakliyatlar tencereye ekleniyor. Ardından kuru kayısı, kuru üzüm ve diğer yemişler ilave edilerek karışım kaynatılmaya devam ediliyor.
Malzemeler özleşmeye başladığında şeker ekleniyor ve aşure kıvam alana kadar pişiriliyor. Son aşamada kaselere alınan aşure, nar taneleri, tarçın ve cevizle süslenerek servis ediliyor.
LEZZETLİ BİR AŞURE İÇİN BU DETAYA DİKKAT
Aşure yapımında en sık yapılan hatalardan biri kuru incir ve cevizi erken eklemek oluyor. Uzmanlar, incirin pişirme aşamasının sonlarına doğru eklenmesini öneriyor. Cevizin ise doğrudan aşurenin içine değil, servis sırasında üzerini süslemek amacıyla kullanılması tavsiye ediliyor.
Bu yöntem sayesinde aşurenin rengi daha açık kalırken, görüntüsü ve lezzeti de daha iştah açıcı oluyor.
MUHARREM AYININ EN GÜZEL GELENEKLERİNDEN BİRİ
Yüzyıllardır sürdürülen aşure geleneği, sadece bir tatlı hazırlama alışkanlığı değil; paylaşmanın, dayanışmanın ve birlikte yaşamanın da önemli bir simgesi olarak görülüyor. Her yıl Muharrem ayında kurulan aşure sofraları, farklı insanların aynı değerlerde buluşmasına vesile olmaya devam ediyor.