Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından “Felsefe ve Din Bilimleri Seminerleri-III” kapsamında “Öğrencilikten Akademiye: İlahiyatta Doktora Yapmak” konulu seminer düzenlendi. İlahiyat Fakültesi Seminer Salonunda gerçekleştirilen programa akademik personel ve öğrenciler katılırken, seminerin konuşmacısı AKÜ İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi Rümeysa Bektaş oldu. Seminerde akademik kariyerin zorlukları, doktora süreci ve burs olanakları hakkında bilgiler veren Bektaş, herkesin yüksek lisans veya doktora yapmak zorunda olmadığını vurguladı. Bektaş, “Önce kendinizi tanıyın ve sabrınızı sorgulayın. Akademik yolculuk sadece bir unvan süreci değil; ciddi bir özveri ve güçlü bir dil yetkinliği gerektirir” dedi. İlahiyat mezunlarının önünde üç temel kariyer yolu bulunduğunu ifade eden Bektaş, bu yolların Kur’an kursu öğreticiliği ve imamlık, öğretmenlik ve akademisyenlik olduğunu söyledi. Fransa’daki Erasmus sürecinde edindiği deneyimlere de değinen Bektaş, bu süreçlerin kendisini akademik çalışmalara yönlendirdiğini belirtti.
“Doktoranın En Zor Aşaması Yeterlilik Sınavıdır”
Doktora sürecinin yüksek lisanstan en önemli farklarının Yeterlilik Sınavı ve Tez İzleme Komitesi (TİK) olduğunu kaydeden Bektaş, yeterlilik sınavının doktoranın en zor aşaması olduğuna dikkat çekti. Bektaş, “Kendi alanınızın yanı sıra farklı din ve inanç sistemlerine de hâkim olmanız gerekiyor. Dinler Tarihi alanında çalışan biri olarak sadece Yahudilikten değil, birçok dinden sorumlu tutuluyorsunuz” diye konuştu. Özgün bir tez ortaya koyabilmek için kaynak dillere hâkimiyetin şart olduğunu vurgulayan Bektaş, “Yapay zekâ ve çeviri programları yardımcı olabilir ancak özgünlük için mutlaka orijinal metinlere ulaşmak gerekir” ifadelerini kullandı.