Afyon Haber

Afyon’da o kelimeleri duyan şaşkına dönüyor! İşte Afyon'a özgü kelimelerin anlamları…

Afyonkarahisar’da günlük hayatta kullanılan bazı kelimeler, ilk kez duyanları şaşkınlığa uğratıyor. Afyon ağzında kullanılan sözcükler dikkat çekerken, anlamları ise merak uyandırıyor.

Abone Ol

Afyonkarahisar, yalnızca mutfağı ve tarihiyle değil, kendine özgü yerel diliyle de dikkat çekiyor. İl genelinde özellikle kırsal bölgelerde ve ilçelerde kullanılan bazı kelimeler, Türkiye’nin başka bölgelerinden gelenler için ilk duyulduğunda anlaşılması güç ifadeler olarak öne çıkıyor. İşte Afyon ağzında kullanılan ve anlamı merak edilen kelimeler…

AFYON'A ÖZGÜ KELİMELER VE ANLAMLARI

  • Acar: Mükemmel, iyi, güçlü kuvvetli
  • Açcık: Az miktarda
  • Anleve: Anla artık
  • Annec: Karşı taraf, yön ifadesi
  • Annecinde: Karşısında
  • Atıla galdım: Yorgunluktan düşüp bayılacak hale geldim
  • Bacagaşı: Şömine üstündeki raf
  • Badılcan: Patlıcan
  • Baklağı: Baklava
  • Bahçe gaşı: Bahçe duvarı
  • Bandırmak: Sıvıya bir cisim batırmak
  • Beranarı: Üstün körü, az buçuk
  • Bi garer: Kararında, ölçülü
  • Bilmeyom: Bilmiyorum
  • Bille: Gelir gelmez
  • Bisgevit: Bisküvi
  • Börtmek: Sıcaktan kızarıp ter içinde kalmak
  • Börttürmek: Bir işi hızlıca, savurarak yapmak
  • Böyün: Bugün
  • Ceyran: Elektrik
  • Cabara: Kavgacı
  • Çepit (Şepit): Yufka
  • Çoyneşik: Bir işi yavaş yapan, uyuşuk
  • Dahan: Tahin
  • Dakleşme: Sataşma anlamında ünlem
  • Dalortası: Tam ortası
  • Davuştuya: Rasgele
  • Deya: İşte orada
  • Deyvebi: Söyler misin?
  • Dıbık: Her şeye karışan
  • Dığan: Tava
  • Dızık: Çabuk ol
  • Dineltmek / Digeltmek: Dik hale getirmek
  • Dingildangıl: Dengesiz, lafı sözü belirsiz
  • Dipi gibi: Sağlam, diri
  • Domatis: Domates
  • Döngel: Muşmula
  • Dürmülenmek: Örtünmek, sarınmak
  • Dürütmek: Yalan söylemek
  • Emeneşgen: Dosdoğru, dört dörtlük
  • Eperlo: Hoparlör
  • Esiran / Eysiran: Spatula, faraş
  • Etcik: Azıcık
  • Ezen: Ezan
  • Ezgisini oynamaz: Nazını çekmek
  • Fasilye: Fasulye
  • Fikirtaşı delik: Aklı kıt
  • Gaçıl: Çekil, yol ver
  • Gak gari: Kalk artık
  • Galim / Gari: Artık
  • Gapıt: Pardösü
  • Gapıyı çivlemek: Kapıyı kilitlemek
  • Gar üğünüyo: Kar lapa lapa yağıyor
  • Garcımak: Ellerin sudan buruşması
  • Garej: Garaj
  • Garindi: Hadi bakalım
  • Garşı: Karşı
  • Gasalmak / Gasılmak: Gururlanmak
  • Gayıl ol: Razı ol
  • Gelive: Geliver
  • Gerezlenmek: Engel olmak
  • Gıncıklık / Gancıklık: Kalleşlik
  • Gıncırlık: Tahtaravalli
  • Gıran goymak: Ortalığı karıştırmak
  • Gidişmek: Kaşınmak
  • Gidive: Gidiver
  • Go: Bırak
  • Goley: Kolay
  • Gostak: Havalı
  • Goyvemek: Salmak
  • Göğerçile: Rutubet
  • Götüme: Götürme
  • Göynek: Gömlek
  • Göynüm döndü: Midem bulandı
  • Hamıraşı: El yapımı makarna
  • Hapaz: Avuç
  • Haşadı çıkmak: Çok yorulmak
  • Haşgeş: Haşhaş
  • Havruz: Lazımlık
  • Heba olmak: Boşa gitmek
  • Heç seslenme: Hiç konuşma
  • Hışımınan: Öfkeyle
  • Hızmat: Hizmet
  • Hoy hoy gezmek: Boş boş dolaşmak
  • Hüdüt etmek: Abartmak
  • Irlanmek: Sallanmak
  • Iscak: Sıcak
  • İlbir ilbir: Jöle gibi titremek
  • İlibada: Labada
  • İliman tuzu: Limon tuzu
  • İlistir: Süzgeç
  • İliyen: Leğen
  • İmbal: Raptiye
  • İnbalına basmak: Damarına basmak
  • İnce dalan: İnce uzun boylu
  • İrşat: Çirkin
  • Karnı burmak: Kıskanmak
  • Kelem: Lahana
  • Kerkinmek: Sürtünmek
  • Köfün: Kilolu
  • Kösülmek: Yorulmak
  • Mayoş: Ekşi
  • Meh: Al
  • Mehelene: Bir dakika bakar mısın
  • Mertibani: Büyük metal tepsi
  • Metlemek: Zıplamak
  • Mezlenmek: Alay etmek
  • Mıh: Çivi
  • Mıymıntı: Kararsız
  • Mızırdamak: Şikayet etmek
  • Midem fıkradı: Midem kaynadı
  • Naha emi: Hayret
  • Namızlı: Namuslu
  • Neçcen: Ne yapacaksın
  • Netcen gari: Ne yapacaksın artık
  • Neyneycen: Boşver
  • Nohot: Nohut
  • Okgalı: Güzel, değerli
  • Oklağı: Oklava
  • Önsen: Herhalde
  • Panga: Banka
  • Peşkir: Havlu
  • Pörtmek: Deforme olmak
  • Sahan: Yemek tabağı
  • Sapısilik: Silik karakter
  • Sayınsımak: Duyarlı olmak
  • Seğirtmek: Koşmak
  • Sıfra: Sofra
  • Sıntır: Beceriksiz
  • Sinameki: Sessiz, pısırık
  • Sinmek: Saklanmak
  • Sinpasır: Aciz
  • Sittin sene: Uzun yıllar
  • Sorma şeker: Akide şekeri
  • Sormak: Emmek
  • Sulu zırtlak: Sürekli ağlayan
  • Sumsak: Yumruk
  • Şaddaklanmak: Şımarmak
  • Şamşam şakıyo: Pırıl pırıl
  • Şapbaz: Marifetli
  • Şedi suratlı: İnce yüzlü
  • Şemilek: Ayak bileği
  • Şinci: Şimdi
  • Şirnimek: Şımarmak
  • Şivşit: Çapraz
  • Tekazelenmek: Şikayet etmek
  • Tepildek: Ağırkanlı
  • Tersine zıppak: İnadına
  • Teyek: Asma filizi
  • Tınga: Küçük tava
  • Tiydirmek: İşemek
  • Topan: Yastık
  • Tööboossun: Tövbeler olsun
  • Tüngülmek: Atlamak
  • Uğra kabı: Un kabı
  • Uğunagodu: Çok acı çekti
  • Uyuntu: Ağırkanlı
  • Ünnemek: Seslenmek
  • Vallayi: Vallahi
  • Vıttırıvızzık çıkarmak: İyi giden işi bozmak
  • Yağır: Kir
  • Yalaklanmak: Dalkavukluk
  • Yalap şap: Üstünkörü
  • Yıvıtmak: Delirmek
  • Yu(ğ)mak: Yıkamak
  • Yuğlamak: Yuvarlamak
  • Yunmak: Yıkanmak
  • Zere: Tevekkeli değil
  • Zılgıdı yemek: Azar işitmek
  • Zırtaboz: Deli, çatlak

{ "vars": { "account": "UA-91736744-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }