Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim İletişim Ofisi tarafından gerçekleştirilen Bilim Kafe etkinliğinde, yapay zekâ teknolojilerinin eczacılık mesleğine etkileri değerlendirildi. “Mesleğin Geleceğinde Fırsatlar ve Riskler: Yapay Zekâ Teknolojisi Eczacılığı Nasıl Etkileyecek?” başlıklı program, M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlendi.
Etkinliğe AFSÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatma Özlem Kargın Solmaz ile 2024 mezunu Nuran Kökener Çelik ve 2026 mezunu Hüseyin Coşkunoğlu konuşmacı olarak katıldı. Programa AFSÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Sarıkürkcü'nün yanı sıra akademisyenler, idari personel ve öğrenciler de iştirak etti.
YAPAY ZEKÂNIN ECZACILIĞA ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ
Programda eczacılığın mevcut çalışma alanları, teknolojik gelişmelerin mesleğe yansımaları ve gelecekte eczacıların üstleneceği roller farklı yönleriyle ele alındı.
Doç. Dr. Fatma Özlem Kargın Solmaz ve AFSÜ mezunları, eczacılık fakültesi mezunlarının karşılaştığı mevcut sorunlara değinirken, yapay zekâ uygulamalarının mesleğe sağlayabileceği katkıları ve beraberinde getirebileceği riskleri değerlendirdi.
YAPAY ZEKÂ İLAÇ ETKİLEŞİMLERİNDE DESTEK SAĞLAYABİLİR
Doç. Dr. Solmaz, yapay zekâ sistemlerinin bireylerin genetik özellikleri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, kronik hastalıkları ve kullandıkları ilaçlara ilişkin verileri kısa sürede değerlendirebilmesinin klinik eczacılık açısından önemli imkanlar sunabileceğini belirtti.
Özellikle birden fazla ilacın aynı anda kullanıldığı durumlarda ortaya çıkabilecek ilaç etkileşimlerinin tespit edilmesinde yapay zekânın eczacılara karar destek mekanizması sağlayabileceği ifade edildi.
İLAÇ GELİŞTİRME ÇALIŞMALARINDA SÜRELER KISALABİLİYOR
Etkinlikte yapay zekânın ilaç geliştirme süreçlerine sağlayabileceği katkılar da gündeme geldi. Etken madde keşfi ve formülasyon optimizasyonu gibi uzun zaman alan çalışmaların yapay zekâ destekli yöntemlerle daha kısa sürede gerçekleştirilebildiği aktarıldı.
Hasta verilerinin doğru biçimde analiz edilmesiyle kişiye uygun tedavi yaklaşımının desteklenebileceği ve “doğru hastaya, doğru dozda, doğru zamanda” ilaç sunulmasının daha kolay hale gelebileceği vurgulandı.
YAPAY ZEKÂNIN NİHAİ KARAR VERİCİ OLMAMASI GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ
Etkinlikte, yapay zekânın eczacıların yerini alacak bir sistem olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Teknolojinin, uzmanların karar süreçlerini destekleyen bir araç olarak kullanılması gerektiği ifade edildi.
Doç. Dr. Solmaz, klinik karar verme süreçlerindeki nihai sorumluluğun uzman insanlarda bulunması gerektiğine dikkat çekti. Yapay zekânın aşırı kullanımının mesleki empatiyi zayıflatabileceği konusunda da uyarıda bulunuldu.
SAĞLIK VERİLERİNDE GÜVENLİK VE ETİK GÜNDEMİ
Programda yapay zekânın sağladığı imkanların yanı sıra veri güvenliği ve etik konuları da değerlendirildi. Özellikle hassas nitelikteki sağlık ve medikal verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin çeşitli güvenlik risklerini beraberinde getirebileceği ifade edildi.
Bu verilerin biyometrik ve etik açıdan hassas özellik taşıdığı belirtilirken, yapay zekâ kullanımında veri güvenliğinin göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı.
GELECEĞİN ECZACILARI YAPAY ZEKÂYI KULLANACAK
Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde yapay zekânın eczacıların görevlerini doğrudan üstlenmeyeceği, ancak bu teknolojileri etkin ve yetkin şekilde kullanabilen eczacıların mesleki açıdan daha avantajlı bir konuma gelebileceği görüşü öne çıktı.
Gelecekte eczacılık alanının teknolojik gelişmeler ve veri analitiğinin etkisiyle daha fazla veri odaklı sağlık danışmanlığı anlayışına yönelmesinin gündeme gelebileceği değerlendirildi.