Ankara’da bir ortaokulda görev yapan teknoloji tasarım öğretmeni A.Ö. hakkında verilen 38 yıl 2 aylık hapis cezası, istinaf incelemesinin ardından yeniden değerlendirildi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak dosyada dört mağdur yönünden beraat, bir mağdur yönünden ise “sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı” suçundan mahkumiyet kararı verdi. Mahkeme, sanığın tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi.
İSTİNAF MAHKEMESİ YEREL MAHKEME KARARINI KALDIRDI
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada A.Ö., 5 erkek öğrenciye yönelik cinsel istismar suçlaması nedeniyle toplam 38 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Kararın istinafa taşınmasının ardından dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, 18 Kasım 2025 tarihli yerel mahkeme kararını kaldırdı.
İstinaf incelemesi kapsamında 20 Mayıs’ta yapılan duruşmada Cumhuriyet savcısı, dört mağdur yönünden sanığın cezalandırılması için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Savcı, bir mağdur yönünden ise “sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı” suçundan mahkumiyet ve tahliye yönünde görüş bildirdi.
DÖRT MAĞDUR YÖNÜNDEN BERAAT KARARI VERİLDİ
İstinaf mahkemesi kararında mağdur beyanlarının bazı yönlerden çelişkili olduğu, anlatımların yüzeysel kaldığı ve bazı iddiaların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında genişletildiği değerlendirmesine yer verildi.
Kararda, isnat edilen eylemlerin gerçekleştiğine dair “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil” elde edilemediği ifade edilerek dört mağdur yönünden beraat kararı verildi.
Mahkeme, bir mağdur yönünden ise farklı bir değerlendirme yaptı. Dosyadaki tanık anlatımları doğrultusunda sanığın mağduru dizine yatırıp dudağından öptüğü ve kullandığı ifadelerin cinsel kast taşıdığı kanaatine varıldı.
CEZA 3 YIL 9 AYA DÜŞÜRÜLDÜ
İstinaf mahkemesi, sanığın eylemini “sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı” kapsamında değerlendirdi.
Bu kapsamda sanığa önce 3 yıl hapis cezası verildi. Suçun öğretmen sıfatıyla ve eğitici-öğretici yükümlülüğü bulunan mağdura karşı işlendiği gerekçesiyle ceza yarı oranında artırılarak 4 yıl 6 aya çıkarıldı.
Daha sonra Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi kapsamında takdiri indirim uygulanarak ceza 3 yıl 9 aya indirildi. Mahkeme ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
SANIK HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERİLDİ
Mahkeme, verilen beraat kararları ve hükmedilen ceza miktarını dikkate alarak A.Ö.’nün tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle tahliyesine hükmetti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’nin verdiği karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz yolunun açık olduğu belirtildi.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Olayla ilgili süreç, 17 Şubat 2025 tarihinde Ankara’daki bir ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerinin İngilizce öğretmenlerine yaptıkları anlatımlarla başladı.
Öğrenciler, teknoloji tasarım öğretmeni A.Ö.’nün kendilerine yönelik rahatsız edici fiziksel temaslarda bulunduğunu söyledi. Okul yönetiminin durumu kolluk kuvvetlerine bildirmesi üzerine soruşturma başlatıldı.
A.Ö., 25 Şubat 2025 tarihinde tutuklandı. Mağdur çocukların ifadeleri ise Çocuk İzlem Merkezi’nde uzmanlar eşliğinde alındı.
DOSYADA WHATSAPP YAZIŞMALARI DA YER ALDI
Soruşturma dosyasına öğrencilerin kendi aralarında kurduğu WhatsApp grubundaki mesajlaşmalar ve ekran görüntüleri de delil olarak girdi.
Dosyada yer alan ifadelerde öğrenciler, öğretmenin ders sırasında kendilerine sarıldığını, yanaklarından ve dudak kenarlarından öptüğünü, bazı durumlarda ise özel bölgelerine temas ettiğini öne sürdü.
Tanık olarak dinlenen bazı öğrenciler de öğretmenin özellikle erkek öğrencilere yönelik benzer davranışlarda bulunduğunu ifade etti.
SANIK SUÇLAMALARI REDDETTİ
Sanık öğretmen A.Ö. ise hem soruşturma hem de yargılama sürecinde suçlamaları kabul etmedi.
Savunmasında öğrencilerine yalnızca “evlat sevgisiyle” yaklaştığını öne süren A.Ö., cinsel amaç taşımadığını söyledi.
Yerel mahkeme ise mağdur ve tanık beyanlarıyla WhatsApp yazışmalarını dikkate alarak sanığın eylemlerini “eğitici ve öğretici yükümlülüğün sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak” gerçekleştirdiği kanaatine varmış ve toplam 38 yıl 2 ay hapis cezası vermişti.