AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay ve 28. Dönem AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Adayları ‘Afyonkarahisar İçin Hemen Şimdi' diyerek mahalle buluşmalarını sürdürüyor. Son buluşmayı Fatih Mahallesindeki Pazar yerinde gerçekleştiren AK Parti teşkilatları mahalle sakinlerinin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Mitingde bir konuşma yapan AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ziya Coşkun Karadeniz, “Çok kıymetli mahalle sakinlerimiz, inanın her biriniz buraya çıkıp buradan bir baksanız harika gözüküyorsunuz. Bugün mağlup partinin yaptığı miting kadar varız yani. O kadar büyük. Ki biz bunu mahallede yapıyoruz, diğer illerde yapılan mitingler fazla ekip ailemizde miting yapıyoruz. Hepinizin teveccühüyle sonsuz teşekkürler ediyoruz. Allah razı olsun hepinizden. Tabii ki bu sevgi, bu sevda güçlü lider Recep Tayyip'i Erdoğan'a olan güvenin sayesinde birlik ve beraberliğimiz, onun inandığı, onun öne sürdüğü davaya inancımızdan kaynaklanıyor. AK Parti bir dava partisi değerli dostlar. İnananların partisi. Dolayısıyla ikna edilmişlerle değil, inanmışlarla yola çıkanların partisidir.  Allah'ın izniyle 14 Mayıs'ta sandıkları patlatmaya hep beraber var mıyız? Allah'ın izniyle bu coşkuyu, bu sevinci Cumhurbaşkanımız da görecek. O da hissedecek. Öyle bir manevi hava var. Ben ona inanıyorum” dedi.

“AFYONKARAHİSAR’A TEK BAŞLARINA GELMEYE CESARET EDEMİYORLAR”

Burada bir konuşma yapan AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay “Kazamız şimdiden mübarek olsun. Çok kıymetli Afyonkarahisarlı hemşehrilerim. Gerçekten bugün Afyonkarahisar'da Eşrefpaşa ve Fatih Mahallesi olarak bizleri ziyadesini memnun ettiniz. Bu pazar alanını, bu meydanı doldurdunuz. Genciyle, yaşlısıyla, çocuğuyla büyüğüyle, annesiyle, babasıyla gerçekten Afyonkarahisar bugün 14 Mayıs’ta sandıkları nasıl patlatacağını çok iyi anlattı. Çok iyi bir ders verdi. Rabb'im hepinizden razı olsun. Değerli hemşehrilerim biraz önce başkanımız bahsetti. Bugün bazı partilerin genel başkanı Afyonkarahisar'a geldiler ve bir belediye başkanı da vardı. Tabii kendi güçleri yetmediği için yanında hep bir belediye başkanı veya başka partinin genel başkanlarıyla geliyordu. Çünkü Afyonkarahisar'a tek başına gelmeye onların cesareti de yetmez, gücü de yetmez. Ve AK Parti her zaman onlara cevabını verir ve salonları meydanları boş bir şekilde görüp giderler. Ve bugün de Afyonkarahisar olarak Fatih’ten onlara hep birlikte cevabı verdik. Rabb'im sizlerden razı olsun” diye konuştu.

“MAHALLE MİTİNGİMİZ ONLARIN BÜYÜK ŞEHİR MİTİNGİNDEN DAHA ÜSTÜN”

“Bizim bir mahalle mitingimiz bile onların büyük şehirde yaptıkları mitinglerden daha üstün” diyen Uluçay sözlerine şöyle devam etti; Bu da gösteriyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu davaya bu millete ve İslam alemine inşallah 14 Mayıs'tan sonra da hizmet edecek. İnşallah sizin bu güveninizle, sizin bu desteklerinizle biz 14 Mayıs'ta Afyonkarahisar'dan cumhurbaşkanımıza en yüksek desteği vereceğiz. Ve inşallah Afyonkarahisar'dan en az beş milletvekiline göndereceğiz. Çünkü Afyonkarahisar bunu fazlasıyla hak ediyor.

“CANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR ERDOĞAN’IN YANINDAYIZ”

Uluçay’ın ardından konuşan Belediye Başkanı Mehmet Zeybek de “Canımızın son damlasına kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında yer almak, desteklerimizle onun başını önüne eğdirmemek için çalışıyoruz. 14 Mayıs'ta da bunu inşallah göstereceğiz. Sizlerin hizmetkarıyız dedik. Bir belediye başkanı olarak değil bir kardeşiniz olarak bir hizmetçiniziz. Cenabıhak sayın Cumhurbaşkanımızın yardımcısı olsun. Bu hain cepheye şer ittifakına karşı da muzaffer etsin. Şayet diğerleri seçimi kaybettiği zaman iyi düşünün Amerika üzülecek, Avrupa Birliği üzülecek, İsrail üzülecek. PKK üzülecek, 7 düvel karşımızda olan insanlar üzülecek. Onları üzmeye, onları dertlendirmeye devam edeceğiz. Bugün Antalya'da açıklama yaptı Sayın Cumhurbaşkanımız. Terörün bol olduğu özellikle Gabar bölgesinde yeni bulunan kuyularla 100 bin varil çıkaracak bir petrol kaynağı bulundu. Bunlar hop oturup hop kalkıyorlar. Ki bu 100 bin varille de sınırlı değil. Ben öyle tahmin ediyorum ki günlük kullandığımız petrolün üçte birini yerli imkanlarla inşallah elde edeceğiz. 14 Mayıs Millet İttifakı'nın çöküşü olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın da zaferi olsun, başı dik. Yolu açık olsun” dedi,

“GEÇMİŞTE YAŞANAN SORUNLARI ANLATTI”

AK Parti Milletvekili adayı Dr. Hakkı Öztürk de “Kendi alanımdan sağlık hizmetleri alanından şöyle bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bildiğiniz gibi AK Parti hükümetleri döneminde vatandaşlarımız sağlık hizmeti almak için hastane kapılarına gittiğinde doktor bulamaz, hastane yatağı bulamaz, acil bir hizmete ihtiyaç olduğunda ambulans bulamaz, ambulans bulsa mazot parası veremediği için ambulansı kullanamaz haldeydi.  Hastaneler on kişilik koğuşlu yataklarla hizmet verirken, maalesef bu hastanelerden ne hizmet alabiliyor, ne teşhis ve tedavi imkanlarını bize sağlayabiliyordu. Eczanelere gittiğimizde ilaçlarımızı bulamıyor, hastalarımıza tedavi edemez haldeydik. 2002 yılı geldiğinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve talimatlarıyla birlikte sağlık her şeyin başı diyerek sağlık hizmetlerini geliştirme, güçlendirme yoluyla önemli adımlar attık. Bu adımların en başında hastanelerimizin güçlendirilmesi, büyütülmesi, hekimlerle birlikte çoğaltılması ve sizlere insan onuruna yakışır bir şekilde yataklarla donatılmış büyük, güçlü ve donanımlı hastaneler yapmak hedefimiz. Bakın bugün Afyonkarahisar ilimizde 2002 yılında 140 tane uzman hekim varken bugün bu sayıyı kaça çıkardı? Tam 645 uzman hekimle birlikte üniversite hastanemizdeki 400 asistan ekibine ilave olarak 450 pratisyen ekibimizle birlikte yaklaşık olarak 1500. Yaklaşık olarak yine 2200 yatak kapasitesiyle birlikte sizlere bu hastaneler hizmet veriyoruz. Sadece bunlarla mı kalmış? Daha öncesinde MR cihazı dediğimiz yüksek teknolojide olan hiç yokken bugün il merkezimizde 6 adet MR cihazı. Bunları niye hatırlatıyorum kardeşlerim? Farkı hep beraber görelim diye. Bakın AK Parti hükümetleri döneminde yapılan bu icraatlar Türkiye'den bugün en son yaşadığımız dünyayı da etkisi altına alan pandemi döneminde nasıl bir sonuç verdiğini hemen küçük bir örnekle alacağım size. Bugün batılı ülkelerde, Almanya'da, İtalya'da, Fransa'da, İngiltere'de pandemi döneminde yoğun bakım yatağı bulamadıkları için hastalarını, yaşlılarını kapının önünde bırakan ölümüne terk eden ülkeler vardı. Ama hamdolsun bugün bizim ülkemizde bugün yoğun bakım yataklarıyla, şehir hastaneleriyle birlikte bir tane insanımızı bir yaşlımızı kapının önünde bırakmadık. Her birine hastanelerimizde en lüks ortamlarda hizmetleri verdik. Hamdolsun bugün bu seviye Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle AK Parti hükümetlerinin kararlı ve sağlam iradesiyle bugün bu noktaya gelmiştir” dedi.

“BU SEÇİM VAATLERİN DEĞİL VATANIN TARTIŞILDIĞI BİR SEÇİM”

AK Parti Milletvekili adayı Dr. Hasan Arslan da konuşmasında “Bu seçim daha önceki seçimler gibi değil. 2018 yerel seçimler gibi değil. 2015 yerel seçimleri gibi değil. Vaatlerin konuşulduğu, konuşulacağı seçim değil, yaptıklarımızın, yapacaklarımızı konuşulacağı seçim değil. Çünkü ortada vatan var değerli dostlar. Vatanın tartışıldığı bir seçim olacak bu seçim. Milliyetçilik duygusuyla ön plana çıkarmamız gereken bir seçim. Cumhur İttifakı'nda daha önce olmayan bir ittifak vardı. Sol partiydi. Evet DSP Cumhur İttifakı'na destek veriyor. Neden bunu yapıyor? Kendisi açıkladı. Milliyetçilik duygusuyla bunu yapıyor. Çünkü karşı tarafta ortada vatanı bölmeye çalışan bir birliktelik var. Cumhuriyet Halk Partili, İyi Partili ya da diğer partili çok kıymetli arkadaşlarımız, dostlarımız, kardeşlerimiz var. Fakat yöneticileri ülkeyi bölmek istiyor. Milleti birbirine düşürmek istiyor. Şöyle ki bütün Türkiye düşmanları, Türkiye'nin yücelmesini yükselmesini istemeyen terör örgütleri, ülkeler Millet İttifakı'nı destekliyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin lideri olan Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olan Kılıçdaroğlu HDP'nin vaatlerini kendi vaatleriymiş gibi söylüyor.  Ne diyor? Kayyumları kaldıracağım diyor. Kayyumlar niye geldi hatırlayalım değerli dostlar. Çukur operasyonlarını hendek operasyonlarını hatırlayalım. HDP'li belediyeler yolları asfalta kazıyıp el yapımı patlayıcıları oraya döşeyip, sonra askerlerimiz geçerken patlamadılar mı? O yüzden kayyumlara tam da o belediyelere, o belediyelerin tekrar kayyumlardan arındırılması, HDP'nin tekrar o belediyeleri yönetmeye çalışması, PKK'nın o bölgelerde imkanlarını, devlet imkanlarını kullanması demek değil mi değerli dostlar? O zaman biz buna müsaade edecek miyiz? Afyon halkı buna müsaade edecek mi” diye sordu.

“SANA TERÖRİST DİYE YOK AMA TERÖRİSTLERLE AYNI MASADASIN”

AK Parti Milletvekili İbrahim Yurdunuseven konuşmasında “Yine bugün Afyon'a göre bir parti lideri var. Biliyorsunuz bugün konuşma yaptı. Orada benim ağzıma alamayacağım bir kelimeyle demiş ki ben PKK'lıysam gelin beni tutuklayın demiş. Başında birkaç kelimeler var da benim ona üslubum müsaade etmiyor kelimeleri söylemeyi. Şimdi biz kendisine PKK'lı filan demiyoruz. Ne diyoruz? Bir kere bile kalkıp da PKK’ya terör örgütü diyemeyen HDP'yle sen ne yapıyorsun? Aynı masada oturuyorsun. Ne diyor? Ben diyor HDP'yi masada kabul etmem diyor. Kabul etmiyorsun ama HDP'yle aynı masada oturuyorsun. Sen nasıl vicdanın var? 15 Temmuz'da 250 şehit verdik. Kırk yıl boyunca otuz binden fazla şehit verdik. Bu vatan için bin yetmiş birden beri milyonlarca şehit verdik. Vay efendim ben PKK'ysam gelin tutuklayın demiş. Sana teröristsin diyen yok. Ama terörist PKK eşittir, HDP eşittir siz” ifadelerine yer verdi.

“DÜNYA LİDERİ ERDOĞAN’IN ARKASINDA DURACAĞIZ”

AK Parti Milletvekili adayı Ferda Ertürk “Türkiye olarak, Türk milleti olarak Afyon'un değil Türkiye'nin değil dünyanın geleceğini belirleyecek bir karar alacağız. Bu seçimde Türkiye yüz yılına yürüyen dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın mı arkasında duracağız? Yoksa önce altılı masa deyip, sonra başbakanlarının, boş başkanlarının yanında mı? Şimdi sizlere soruyorum. Bir geminin kaptanı, bir kişi olunca mı yol alır, yoksa on kişi olunca mı yol alır? Bir kişi değil mi. On kişiyle gemiyi yürütmeye çalışırsanız o gemi batar. Biz yirmi bir yılda ilmek ilmek istediğimiz dişimizle, tırnağımızda bir noktaya getirdiğimiz ve bunca yıllık emeğimizle kazandığımız tüm kazanımlarımızı yıkmaya izin verecek miyiz? Hayır. Türkiye seçimini yaparken dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan'dan yana yapacaktır. Sadece geçtiğimiz hafta yaptıklarımızdan bahsedelim. TCG Anadolu'yu denize indirdik mi savaş gemimizi? İndirdik. Üzerinde ne vardı? İHA'larımız, SİHA'larımız ve Kızıl Elma'mız vardı. Dün bunlara neyi ekledi cumhurbaşkanımız? Milli muharip savaş uçağımızı ve ismi de Kaan oldu. Ne yaptık? Tüm dünyada düşmana korku dosta güven saldık Allah'ın izniyle. Bu gurur da milletimize yeter inşallah. Peki yetti mi? Yetmedi. Ne yaptık? Savaş uçaklarımızın yanında iki tane Altay Tankımızın ortasında Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan artık dünyaya Türkiye'yi karada ölüm yok mesajı verdi mi? Verdi Allah'ın izniyle yetti mi? Yetmedi. Karayı, havayı, denizi kuşattıktan sonra uzaya imece uyduğumuzu yerleştirdik mi? Yerleştirdik. Ve inşallah önümüzdeki günlerde de iki vatandaşımızı uzaya göndererek artık Türk'ün sesini uzaydan duyuracak mıyız? Evet” dedi.

“ZİLLET İTTİFAKININ YAPAMADIĞI MİTİNGLERİ MAHALLELERİMİZDE YAPIYORUZ”

Son konuşmayı ise AK Parti Milletvekili adayı Ethem Karahan yaptı. Karahan şöyle konuştu; Her mahallemizde olduğu gibi bugün Fatih'imizde de çok coşkulu bir karşılamayla karşılaştık. Allah hepinizden razı olsun. Bakıyoruz zillet ittifakının büyük şehirlerde yapamadığı mitingleri işte bizler Fatih'te, işte Mecidiye'de yapıyoruz. Afyonkarahisar reisine sahip çıkıyor. Afyonkarahisar ak davaya sahip çıkıyor. Afyonkarahisar hak davaya sahip çıkıyor. Allah sizlerden razı olsun. Sağ olun, var olun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan önce gençlerimiz özellikle öğrenci kardeşlerimiz, evlatlarımız ilkokuldan başlayarak on ikinci sınıfa kadar bütün ders kitaplarını para vererek alıyorlardı. Benim iki tane ablam var. En büyük ablamın almış olduğu kitabı önce diğer küçük ablam, akabinde de ben kullanıyordum. Elhamdülillah cumhurbaşkanımız geldi. Birinci sınıftan on ikinci sınıfa kadar bütün öğrenci kardeşlerimize ders kitaplarını ücretsiz yaptı. Yine Cumhurbaşkanımızla beraber, yine Ak Parti iktidarlarıyla beraber üniversite mezunu kardeşlerimiz iki yıl boyunca genel sağlık sigortası primlerinden muaf bırakıldı. 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde yetmiş dokuz olan üniversite sayımız bugün iki yüz elliye ulaştı. Yurt kapasitelerimiz, Türkiye genel yurt kapasitelerimiz yüz binlerden sekiz yüz binlere, dokuz yüz binlere çıkartıldı. İşte bunlar sadece gençliğe yapılmış olan desteklerin ve yatırımların bir kısmı.