Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, ilin ekonomik verilerinde yaşanan olumlu yükselişin altını çizerek, işsizlik oranının Türkiye ortalamasının oldukça altına gerileyerek yüzde 5,9 seviyesine düştüğünü ifade etti. İstihdama katılım oranlarındaki artışın yanı sıra, kişi başına düşen Gayri Safi Yurt içi Hasıla’da 2020 yılına kıyasla dolar bazında yüzde 71’i aşan bir büyüme kaydedilmesi, şehrin bölgesel bir ekonomik güç haline geldiğinin en somut göstergesi olarak sunuldu. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde özellikle sağlık ve yaşam kalitesi başlıklarında üst sıralara tırmanan kentin, 2026 yılında bu başarıyı katma değeri yüksek teknolojik yatırımlarla taçlandırması hedefleniyor.
Şehrin üretim modelinde devrim niteliği taşıyan en önemli projelerden biri, jeotermal kaynakların su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılması olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan ve jeotermal enerjiyle kapalı devre sistemde karides, mikroalg ve tatlı su çipurası gibi ürünlerin üretileceği Ar-Ge tesisinin ardından, bu projenin ticari boyutu için Dünya Bankası’ndan 3 milyon dolarlık bir destek alındığı açıklandı. Yeşil üretim ve sosyal kapsayıcılık ilkeleriyle Çobanlar ilçesinde kurulacak olan bu geniş kapsamlı tesis, Afyonkarahisar’ı uluslararası alanda bir "Yeşil Dönüşüm" modeli haline getirecek. Bu yenilikçi yaklaşım, jeotermalin sadece ısınma değil, yüksek getirili yeni bir sanayi koluna dönüşmesini sağlayarak kadın istihdamına da doğrudan katkı sunacak.
Tarımsal sanayideki en büyük hamlelerden biri olan Çay-Çobanlar-Bolvadin hattındaki Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) ise şehrin 2026 yılındaki amiral gemisi projeleri arasında yer alıyor. Toplamda 2 bin 912 dekarlık devasa bir alanı kapsayan bu bölgede, yıllık 100 bin ton üretim kapasitesi ve yaklaşık 15 bin kişilik dolaylı istihdam hedefleniyor. 10 milyar liralık bir altyapı ve üst yapı yatırımıyla inşa edilecek olan bu modern ekosistem, kendi elektriğini güneş enerjisinden üreten ve fosil yakıt kullanmayan "Yeşil OSB" kimliğiyle tasarlandı. Yatırımcılara tüm altyapısı hazır şekilde sunulacak olan parsellerin, 2027 yılı sonuna kadar üretime başlaması beklenirken, 2026 yılı içinde altyapı çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanması planlanıyor.
Afyonkarahisar’ın üretimdeki çeşitlilik hamlesi, uzun yıllardır beklenen kenevir yetiştiriciliğiyle yeni bir boyuta taşınıyor. Bolvadin’de Afyon Alkaloidleri Fabrikası yakınında kurulması planlanan Kenevir Yetiştiriciliği Organize Tarım Bölgesi ile şehrin küresel tıbbi kenevir pazarından pay alması amaçlanıyor. 123 bin metrekarelik alanda modern seralarda yapılacak olan üretimle binlerce kişiye yeni iş imkanları yaratılırken, lojistikten ilaç sanayiine kadar pek çok yan sektörün de canlanması öngörülüyor. Vali Yiğitbaşı, bu projenin sadece bir tarım faaliyeti değil, Afyonkarahisar’ı tıbbi üretim ve ileri teknoloji tarımında uluslararası bir oyuncu yapacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı.
Kentin kültürel ve sosyal dönüşümüne dair paylaşılan bilgilerde ise markalaşma ve tanıtım faaliyetleri ön plana çıktı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ile yürütülen ortak çalışma neticesinde belirlenen "Kal Bu Şehirde" sloganı ve yeni tanıtım stratejisi, 2026’nın ilk çeyreğinden itibaren uygulanmaya başlanacak. Turizm Master Planı’nın güncellenmesi, Yüksek Hızlı Tren projesiyle Ankara ile ulaşımın 1 saat 40 dakikaya düşecek olması ve Kadın Kooperatiflerinin tek bir marka çatısı altında toplanarak küresel pazara açılması, şehrin bütüncül kalkınma hedeflerini tamamlıyor. Geçmişin mirasını Olgunlaşma Enstitüsü ile koruyan, geleceğini ise sağlık ve savunma sanayi bölgeleriyle inşa eden Afyonkarahisar, 2026 yılını her alanda profesyonel bir sıçrama yılı olarak karşılamaya hazırlanıyor.