Uzmanlara göre dolandırıcılık yöntemlerinde üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanımı giderek artıyor. Para hareketleri farklı hesaplar arasında dolaştırılarak kaynağın gizlenmesi amaçlanıyor. Sürece dahil olanlar arasında hesabını bilerek ya da para karşılığı kullandıranlar olduğu gibi, akraba veya tanıdıklarının talebiyle yardım, burs ya da bağış gerekçesiyle hesaplarını açan kişiler de bulunuyor. Birçok vakada hesap sahipleri, işlemlerin boyutunu ve doğurabileceği hukuki sonuçları öngöremiyor.

Afyon Haber (44)-4Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, banka hesaplarının başkasına kullandırılmasının ciddi sonuçları olduğuna dikkat çekerek, “Hesap numaranızı bir başkasına veremezsiniz. Verdiğiniz zaman paranın kaynağını sorgulamanız gerekir” ifadelerini kullandı. Ancak para karşılığı olmadan hesabını kullandıran çok sayıda kişinin de mağdur olması, tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı. Bu noktada sosyal medyada Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin uzlaşma kapsamına alınması yönünde talepler yükseliyor. Mağdurlar, dolandırıcılık suçlarında hesabını bilmeden kullandıran kişilerin de ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalmasının adil olmadığını savunuyor.

İkinci el araba fiyatları yükseliyor mu? İkinci el araç piyasasında durum ne?
İkinci el araba fiyatları yükseliyor mu? İkinci el araç piyasasında durum ne?
İçeriği Görüntüle

Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “IBANzede” olarak adlandırılan vakaların tek tip olmadığını belirterek, bazı hesaplarda kısa süreli ve sınırlı işlemler görülürken, bazılarında ise düzenli ve yüksek tutarlı para hareketlerinin tespit edildiğini vurguladı. Hesapların kullanım amacı, sürekliliği ve hesap sahibinin bu işlemlerden ne ölçüde haberdar olduğunun soruşturmalarda belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kırık, banka hesaplarının kimlik gibi görülmesi gerektiğini belirterek, “Yapılan her işlem doğrudan hesap sahibine mal ediliyor” uyarısında bulundu.

Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Sefa Karcıoğlu ise bilmeden aracılık eden kişilerin de bazı suçlamalarla karşılaşabileceğini ifade etti. 5549 sayılı Kanun kapsamında başkası hesabına işlem yapıldığının bildirilmemesinin suç oluşturabileceğini belirten Karcıoğlu, her somut olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Hesap hareketlerinin amacı, sıklığı, miktarı, menfaat sağlanıp sağlanmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin mahkemeler açısından kritik olduğunu vurguladı.

Afyon Haber (42)-4

Uzlaşma talebinin ise ancak yasal düzenlemeyle mümkün olabileceğini belirten Karcıoğlu, mağdurun zararının tazmin edilmesi halinde dava açılmamasının önünün açılabileceğini ancak yasa dışı bahis ve kara para gibi durumlarda uygulama alanının sınırlı kalacağını ifade etti.

Yargıtay’ın 2024 yılında verdiği emsal bir kararda, banka hesabını arkadaşlık ilişkisi nedeniyle kullandıran ve bu işlemden menfaat elde ettiği ispatlanamayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi, tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Uzmanlar, artan dosya sayısıyla birlikte mahkemelerin artık çok daha detaylı inceleme yaptığını ve gerçekten iyi niyetli olan kişilerin beraat edebildiğini belirtiyor.

Hukukçular, IBAN’ını paylaşan kişilerin hesap hareketlerini düzenli olarak kontrol etmeleri, şüpheli bir durum fark edildiğinde derhal bankaya ve kolluk kuvvetlerine başvurmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Aksi halde iyi niyetle yapılan bir yardımın, ciddi hukuki sonuçlara yol açabileceği vurgulanıyor.