<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Afyon Haber - Afyonkarahisar Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.afyonanahaber.com.tr</link>
    <description>Afyon haberleri, son dakika gelişmeleri, Afyonkarahisar güncel trafik, asayiş, siyaset ve spor haberleri Afyon Ana Haber'de. Şehrin nabzını anlık takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Afyon Ana Haber - Tüm Hakları Saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 16:34:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Maymun ısırığı öldürür mü? Maymun Isırığı ile Bulaşan Öldürücü Virüsler Neler?]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/maymun-isirigi-oldurur-mu-maymun-isirigi-ile-bulasan-oldurucu-virusler-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/maymun-isirigi-oldurur-mu-maymun-isirigi-ile-bulasan-oldurucu-virusler-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyahatlerde, tatillerde ya da bir hayvanat bahçesi gezisinde sevimli dostlarımız olarak gördüğümüz maymunlar, aslında insan hayatını saniyeler içinde karartabilecek devasa bir tehdidin taşıyıcısı olabilir. Uzmanlar, bu hayvanlar tarafından yaşanacak ufak bir temasın veya diş izinin sıradan bir yaralanma olarak görülmemesi gerektiği konusunda çok ciddi uyarılarda bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücuda girdiği andan itibaren adeta bir saatli bomba gibi ilerleyen ve tedavi edilmediğinde %80'e varan oranlarda ölümcül sonuçlar doğuran o gizli virüs, tüm tıp dünyasını alarma geçirdi. Peki, maymun ısırığı sonrası vücutta hangi ölümcül süreçler başlıyor ve ilk 15 dakikada ne yapmak hayat kurtarıyor? İşte herkesin bilmesi gereken o hayati detaylar...</p>

<h2>SIFIRINCI SANİYEDE BAŞLAYAN BÜYÜK TEHLİKE: HERPES B VİRÜSÜ VE KUDUZ RİSKİ</h2>

<p>Doğal yaşam alanlarında ya da kafes arkasında sevimli hareketleriyle ilgimizi çeken maymunların ısırıkları, sanılanın aksine evcil kedi veya köpek yaralanmalarından çok daha agresif sonuçlar doğurmaktadır. Bu durumun en büyük nedeni, özellikle Asya kıtasında yaygın olarak görülen makak türü maymunların tükürüğünde ölümcül ajanların bulunmasıdır. Bir insan <strong>maymun ısırığı</strong> vakasına maruz kaldığında, tıp dünyasında <strong>Herpes B Virüsü</strong> (Monkey B) olarak bilinen korkunç bir virüsle karşı karşıya kalabilir. İnsan vücuduna doğrudan nüfuz eden bu virüs, doğrudan beyin iltihabına (ensefalit) yol açmakta ve doğru müdahale yapılmadığı takdirde %80 gibi korkunç bir oranda ölümle sonuçlanmaktadır.</p>

<p>Tehdit sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Yabani veya başıboş hayat süren memeliler oldukları için bu hayvanlarda son derece yüksek bir <strong>kuduz riski</strong> bulunmaktadır. Aynı zamanda yakın temas ve salya yoluyla insanlığın kabusu haline gelen Mpox (Maymun Çiçeği) ve benzeri yıkıcı viral enfeksiyonlar da doğrudan açık yaradan kan dolaşımına sızabilmektedir.</p>

<h2>VÜCUDA YAYILDIĞINI GÖSTEREN SİNYALLER: BU BELİRTİLER VARSA DAKİKALARINIZ VAR!</h2>

<p>Isırılma olayının hemen ardından vücut, maruz kaldığı yoğun virüs ve bakteriyel yük sebebiyle hızlı bir çöküş sürecine girebilir. Uzmanlar, yaranın mikrop kapmasıyla birlikte tetiklenen <strong>sepsis</strong> (kan zehirlenmesi) durumunun, vücutta yoğun bir stres oluşturarak ani kalp krizlerini ve çoklu organ yetmezliklerini tetikleyebileceğini belirtiyor. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri gözlemlendiği anda zamanla yarış başlamış demektir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Isırılan bölgede aniden gelişen aşırı kızarıklık, şişlik, irin toplama veya uçuk benzeri su dolu yaralar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vücut genelinde şiddetli halsizlik, aniden fırlayan yüksek ateş ve dinmeyen kas ağrıları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaralı bölgeden yukarıya, kalbe doğru ilerleyen kırmızı çizgiler (bu durum enfeksiyonun lenf yollarıyla hızla yayıldığının kesin işaretidir),</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mide ağrısı, şiddetli bulantı ve ilerleyen süreçte kafa karışıklığı gibi ciddi nörolojik semptomlar.</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<p><img height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-20t125058961.jpg" width="1280" /></p>

<h2>ISIRILMA ANINDA HAYAT KURTARAN İLK YARDIM REÇETESİ: İLK 15 DAKİKAYA DİKKAT!</h2>

<p>Böyle bir durumla karşılaşıldığında panik yapmak yerine soğukkanlı kalıp saniyeleri doğru yönetmek hayat ile ölüm arasındaki çizgiyi belirler. Eğer siz veya bir yakınınız bu tehlikeyle karşı karşıya kalırsanız, derhal şu adımları uygulamalısınız:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Yarayı Hemen Yıkayın:</strong> Hiç vakit kaybetmeden yaralı bölgeyi bol temiz su ve sabun altında en az 15 dakika boyunca köpürterek iyice yıkayın. Bu işlem virüs yükünü ciddi oranda azaltacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Antiseptik Uygulayın:</strong> Yıkama işleminin ardından bölgeye varsa tentürdiyot veya güçlü bir antiseptik solüsyon sürerek enfeksiyonun hızını kesin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Acilen Hastaneye Başvurun:</strong> En yakın sağlık kuruluşunun acil servisine hızlıca ulaşın ve hekimlere durumun bir "maymun ısırığı" olduğunu açıkça beyan edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kritik Tedavileri Başlatın:</strong> Hastanede doktor kontrolünde vakit kaybedilmeden kuduz aşısı, tetanos aşısı, agresif antibiyotikler ve antiviral tedaviler protokol dahilinde başlatılmalıdır.</p>
 </li>
</ol>

<p><img height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-20t125016008.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Unutmayın; erken teşhis ve doğru ilk yardım, doğanın en vahşi enfeksiyonlarına karşı elinizdeki en güçlü silahtır!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BETÜL SERT</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/maymun-isirigi-oldurur-mu-maymun-isirigi-ile-bulasan-oldurucu-virusler-neler</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-20t125016008.jpg" type="image/jpeg" length="59942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizi anında aspirin içmek doğru mu? Uzman isim kritik uyarıda bulundu]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/kalp-krizi-aninda-aspirin-icmek-dogru-mu-uzman-isim-kritik-uyarida-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/kalp-krizi-aninda-aspirin-icmek-dogru-mu-uzman-isim-kritik-uyarida-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp krizi sırasında aspirin içmenin hayat kurtardığı yönündeki yaygın inanış yeniden tartışma konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, özellikle sosyal medyada sıkça paylaşılan “aspirin çiğneyin” önerileriyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Peki, kalp krizi anında aspirin kullanılır mı, herkes aspirin taşımalı mı, uzmanlar bu konuda ne söylüyor?</p>

<p>Kalp krizi şüphesi yaşayan kişilerin ilk müdahale konusunda yanlış yönlendirilmemesi gerektiğini belirten Kardiyoloji Profesörü Muhammed Keskin, aspirin kullanımının sanıldığı kadar basit bir konu olmadığını söyledi. Uzman isim, göğüs ağrısının her zaman kalp krizine işaret etmediğini vurgulayarak, yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>KALP KRİZİNDE ASPİRİN KULLANIMI HER ZAMAN DOĞRU MU?</h2>

<p>Kalp krizi anında aspirin kullanımının toplumda yaygın şekilde “hayat kurtarıcı” olarak bilindiğini belirten Prof. Dr. Muhammed Keskin, bu yaklaşımın her vaka için geçerli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Uzman açıklamasına göre göğüs ağrısı yaşayan bir kişinin o anda gerçekten kalp krizi geçirip geçirmediğini ev ortamında anlaması mümkün olmayabiliyor. Aort damarında yırtılma, ritim bozukluğu veya beyin kanaması gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer belirtiler gösterebildiği belirtildi.</p>

<p>Keskin, bu nedenle tanı konulmadan gelişigüzel ilaç kullanılmasının yanlış sonuçlara yol açabileceğini söyledi.</p>

<h2>“TANI OLMADAN İLAÇ KULLANILMAZ”</h2>

<p>Kardiyoloji uzmanı, kalp krizinde temel yaklaşımın hızlı şekilde sağlık kuruluşuna ulaşmak olduğunu vurguladı. Hastane ortamında bile hastalara doğrudan aspirin verilmediğini ifade eden Keskin, önce gerekli tetkiklerin yapıldığını belirtti.</p>

<p>Kalp krizinin tedavisinde sadece aspirin değil, farklı ilaç kombinasyonlarının da kullanıldığını söyleyen uzman isim, bu süreçlerin doktor kontrolünde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle sosyal medyada yayılan “aspirin çiğneyin, krizi durdurun” şeklindeki bilgilerin eksik ve yanlış anlaşılabildiğini ifade eden Keskin, kişilerin kendi kendine müdahaleye yönelmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2>KALP KRİZİ ŞÜPHESİNDE NE YAPILMALI?</h2>

<p>Prof. Dr. Muhammed Keskin, kalp krizi şüphesi yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni araması gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre en kritik konu, profesyonel sağlık desteğine mümkün olan en kısa sürede ulaşılması.</p>

<p>Uzman açıklamasında, evde aspirin kullanımının her durumda fayda sağlamadığı ve bazı hastalarda farklı riskler oluşturabileceği belirtildi. Bu nedenle toplumda yaygın olan “yanında aspirin taşı” anlayışının da tıbbi kılavuzlarda standart bir öneri olmadığı vurgulandı.</p>

<p>Kalp krizi belirtileri yaşayan kişilerin bilinçsiz ilaç kullanımı yerine sağlık ekiplerinin yönlendirmesine göre hareket etmesinin hayati önem taşıdığı ifade edildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/kalp-krizi-aninda-aspirin-icmek-dogru-mu-uzman-isim-kritik-uyarida-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-18t150653511.png" type="image/jpeg" length="52726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun estetiğinde fonksiyon öncelikli olmalı]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/burun-estetiginde-fonksiyon-oncelikli-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/burun-estetiginde-fonksiyon-oncelikli-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi KBB uzmanları, yüz yapısına uyumlu doğal bir görünüm hedeflenirken burun içi eğriliklerden kaynaklanan solunum problemlerinin de eş zamanlı olarak çözülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, burun cerrahisinde temel amacın yalnızca görsel düzeltme olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzün merkezinde yer alan burun, dış görünümü doğrudan etkilerken solunum sisteminin sağlıklı işleyişi açısından da hayati bir rol oynuyor. Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanları Prof. Dr. Özgül Topal ile Doç. Dr. Mehmet Volkan Akdoğan, modern burun cerrahisinde temel önceliğin sadece estetik düzeltme olmadığını, aynı zamanda sağlıklı nefes alan bir yapı oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Günümüzde en sık uygulanan cerrahi işlemlerden olan septoplasti ve septorinoplasti ameliyatları, burun içi eğriliklerden kaynaklanan solunum problemlerini giderirken yüz yapısıyla uyumlu doğal bir dış görünüm elde etmeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>BURUN OPERASYONLARINDA “FONKSİYONEL ESTETİK” YAKLAŞIMI</strong></p>

<p>Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Volkan Akdoğan, modern burun cerrahisinde temel prensibin yalnızca görsel iyileştirme değil, aynı zamanda sağlıklı nefes alabilen bir yapı oluşturmak olduğunu belirtti. 2003 yılında Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından kurulan ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi bünyesinde KBB kliniği olarak geniş bir tedavi yelpazesi sunduklarını ifade eden Doç. Dr. Akdoğan, baş dönmesinden baş-boyun kanserlerine kadar birçok cerrahi işlemin Prof. Dr. Özgül Topal ile birlikte gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Doç. Dr. M. Volkan Akdoğan" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/doc-dr-m-volkan-akdogan.jpeg" width="853" /></p>

<p><strong>BURUN SADECE GÖRSEL DEĞİL, FONKSİYONEL BİR ORGAN</strong></p>

<p>Son yıllarda cerrahi taleplerin merkezinde yer alan burun operasyonlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Akdoğan, burnun yalnızca estetik bir yapı olmadığını, KBB uzmanlığı açısından hayati bir fonksiyon taşıdığını vurguladı. Operasyonlardaki temel hedefin sağlıklı nefes almayı sağlamak olduğunu aktaran Akdoğan, septorinoplasti işlemleriyle hem burun orta duvarındaki eğriliklerin düzeltildiğini hem de yüz yapısına uygun bir dış görünüm hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>STANDART YAKLAŞIM YERİNE KİŞİYE ÖZEL PLANLAMA</strong></p>

<p>Her hastanın yüz yapısının ve beklentilerinin farklı olduğunu belirten Doç. Dr. Mehmet Volkan Akdoğan, bu nedenle standart bir cerrahi yaklaşım yerine tamamen kişiye özel planlama yapıldığını söyledi. Ameliyat öncesinde hastanın tıbbi durumu, beklentileri ve tedavi sürecinin detaylı şekilde değerlendirildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Başkent Üni Konya, Kbb (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/baskent-uni-konya-kbb-3.jpeg" width="1536" /></p>

<p><strong>OPERASYON VE ALT AYLIK TAKİP SÜRECİ</strong></p>

<p>Operasyon süreci ve sonrasındaki iyileşme aşamalarına ilişkin teknik detayları paylaşan Doç. Dr. Akdoğan, ameliyat öncesinde hastaların genel sağlık durumunun anestezi değerlendirmesi ve gerekli tetkiklerle kontrol edildiğini söyledi. İşlemin kapsamına göre cerrahi sürenin 1 ila 3 saat arasında değiştiğini ifade eden Akdoğan, hastaların operasyon sonrası bir gün boyunca tek kişilik odalarda takip edildiğini ve ertesi gün pansuman sonrası taburcu edildiğini aktardı. İlk hafta burun sırtındaki koruyucu alçının çıkarıldığını belirten Akdoğan, tam iyileşme sürecinin değerlendirilmesi için hastaların birinci, üçüncü ve altıncı aylarda kontrole çağrıldığını söyledi.</p>

<p><strong>NEFES PROBLEMİ YAŞAYANLARA SEPTOPLASTİ ÖNERİLİYOR</strong></p>

<p>Sağlıklı yaşamın temelinin doğru nefes almak olduğunu belirten Kulak Burun Boğaz Polikliniği uzmanı Prof. Dr. Özgül Topal, burun içi eğriliklerinin (septum deviasyonu) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurguladı. Septoplasti ve septorinoplasti operasyonları hakkında bilgi veren Topal, modern cerrahi teknikler sayesinde iyileşme sürecinin artık daha konforlu geçtiğini söyledi. Burnun solunum sisteminin giriş kapısı olduğunu ve sağlıklı nefes almada kritik bir rol oynadığını hatırlatan Prof. Dr. Topal, burun içindeki iki hava yolunu ayıran “septum” yapısındaki eğriliklerin tıkanıklığa yol açtığını belirtti. Sadece fonksiyonel sorunları gidermeyi amaçlayan septoplasti ameliyatının hangi durumlarda gerekli olduğunu açıklayan Topal; sürekli burun tıkanıklığı yaşayan, ağzı açık uyuyan, horlama problemi bulunan, uyku kalitesi bozulan ve efor sırasında nefes darlığı yaşayan hastalara bu operasyonu önerdiklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Afyon Anahaber 2026 06 12T151157.657" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-12t151157657.png" width="1280" /></p>

<p><strong>HEM SAĞLIK HEM ESTETİK BİR ARADA: SEPTORİNOPLASTİ</strong></p>

<p>Nefes alma güçlüğünün yanı sıra burun görünümünden memnun olmayan hastalar için septorinoplasti yönteminin uygulandığını aktaran Prof. Dr. Topal, bu cerrahinin hem fonksiyonel hem de estetik sorunları aynı anda çözebildiğini söyledi. Doğuştan gelen veya darbelere bağlı şekil bozukluğu yaşayan, burun kemeri veya burun ucundan memnun olmayan hastaların bu ameliyata başvurduğunu belirten KBB uzmanı, daha önce başarısız burun ameliyatı geçirmiş ve sorunları devam eden hastalar için de septorinoplastinin önemli bir seçenek olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>AMELİYAT İZLERİ ZAMANLA BELİRSİZLEŞİYOR</strong></p>

<p>Cerrahi sürecin ayrıntılı KBB ve endoskopik hava yolu muayenesiyle başladığını ifade eden Prof. Dr. Özgül Topal, operasyonların genellikle genel anestezi altında yapıldığını ve işlemin kapsamına göre 1 ila 3 saat sürdüğünü belirtti. Septoplastinin tamamen burun içinden yapılması nedeniyle dışarıda iz bırakmadığını söyleyen Topal, septorinoplastide ise cerrahi tekniğe bağlı olarak burun tabanında kalan küçük izin zamanla belirsiz hale geldiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Başkent Üni Konya, Kbb (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/baskent-uni-konya-kbb-2.jpeg" width="1280" /><strong>TAM İYİLEŞME İÇİN SABIR GEREKİYOR</strong></p>

<p>Modern cerrahi teknikler sayesinde iyileşme sürecinin artık daha rahat atlatıldığını söyleyen Prof. Dr. Topal, ameliyat sonrası süreçle ilgili hastaları bilgilendirdi. İlk hafta ödem nedeniyle burun tıkanıklığı, hafif ağrı, basınç hissi ve kabuklanmanın normal kabul edildiğini; septorinoplasti sonrası ise göz çevresinde morluk ve şişliklerin görülebileceğini belirtti. Başarılı bir operasyonun temel amacının yüz yapısıyla uyumlu, doğal görünümlü ve sağlıklı nefes alan bir burun elde etmek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özgül Topal, hastaların beklentilerinin gerçekçi olması gerektiğini vurguladı. Burun içi iyileşmenin tamamlanmasının ve nefes kalitesinin artmasının haftalar sürebileceğini ifade eden Topal, dış görünümdeki nihai sonucun ise ödemlerin tamamen geçmesiyle birlikte 6 ila 12 ay içinde netleştiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="Başkent Üni Konya, Kbb (1)" class="detail-photo img-fluid" height="856" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/baskent-uni-konya-kbb-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p>&gt;&gt;advertorial</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/burun-estetiginde-fonksiyon-oncelikli-olmali</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-12t150534877.png" type="image/jpeg" length="27815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Osman Acar’dan İddialara Yanıt: "Resmi Tek Bir Şikayet Yok!"]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisar-devlet-hastanesi-bashekimi-osman-acardan-iddialara-yanit-resmi-tek-bir-sikayet-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisar-devlet-hastanesi-bashekimi-osman-acardan-iddialara-yanit-resmi-tek-bir-sikayet-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Osman Acar, bazı basın organlarında hastane hakkında yer alan iddialara sert ve net bir dille yanıt verdi. Yazılı bir açıklama yayımlayan Acar, hastaneye veya adli mercilere ulaşan tek bir şikayetin bile bulunmadığını belirterek somut verileri paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar’ın en büyük ve en kritik sağlık üssü olan <strong>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi</strong> hakkında son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan iddialara, hastane yönetiminin zirvesinden kurumsal ve net bir yanıt geldi. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi <strong>Osman Acar</strong>, kamuoyunda bilgi kirliliği oluşmasını engellemek ve vatandaşları doğru bilgilendirmek amacıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Başhekim Acar, ortaya atılan iddiaların hiçbir somut dayanağının bulunmadığını ve hastanenin kurumsal itibarını zedelemeye yönelik olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Adli veya İdari Hiçbir Resmi Başvuru Bulunmamaktadır"</h2>

<p>Haberlerde yer alan ithamların asılsız olduğunu belirten Başhekim Osman Acar, açıklamasında hukuki ve idari netliğe dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>"Bazı mecralarda hastanemiz hakkında yer alan iddialarla ilgili olarak, bugüne kadar ne devlet hastanemizin idari birimlerine ne de adli mercilere ulaşmış herhangi bir başvuru, şikâyet, dilekçe veya resmi bir tespit kesinlikle bulunmamaktadır. Somut bilgi ve belgelere dayanmayan, doğrulanmamış iddialar yerine resmi verilerin esas alınması kamu kurumlarımızın itibarı açısından hayati önem taşımaktadır."</p>
</blockquote>

<h2>Dev Sağlık Ordusuyla Günlük 8 Bin Vatandaşa Hizmet</h2>

<p>Hastanenin şehrin sağlık yükünü tek başına sırtlayan dev bir mekanizma olduğunu hatırlatan Başhekim Acar, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin güncel çalışma kapasitesine dair şu çarpıcı verileri paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Hastanemiz, yaklaşık <strong>3 bin nitelikli sağlık çalışanı ve personeliyle</strong> kesintisiz hizmet üretmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hastanede günlük ortalama <strong>6 bin 500 vatandaşımıza poliklinik hizmeti</strong> sunulmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her gün ortalama <strong>1.500 vatandaşımıza ise acil sağlık hizmeti</strong> verilerek hayati müdahaleler gerçekleştirilmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Özellikli Birimlerle Bölgeye Hitap Ediyor</h2>

<p>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin sadece temel branşlarda değil, yataklı servisleri, tam donanımlı ameliyathaneleri ve modern yoğun bakım üniteleriyle ilin en stratejik sağlık kuruluşu olduğunu belirten Acar; özellikle <strong>Yara Bakım Merkezi</strong> ve <strong>Hemodiyaliz Merkezi</strong> gibi ileri düzey uzmanlık gerektiren birimlerde vatandaşlara kesintisiz, şefkatli ve yüksek nitelikli sağlık hizmeti sunulmaya devam edildiğinin altını çizdi.</p>

<p>Osman Acar, tüm idari kadro ve hekim grubu başta olmak üzere temizlik personelinden hemşiresine kadar tüm hastane çalışanlarının, Afyonkarahisarlı hemşehrilerimize en iyi sağlık hizmetini sunma gayesiyle görevlerinin başında olduğunu ifade ederek açıklamayı noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyon Haber, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisar-devlet-hastanesi-bashekimi-osman-acardan-iddialara-yanit-resmi-tek-bir-sikayet-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-12t151608500.jpg" type="image/jpeg" length="63519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et Yiyen Parazit Alarmı Büyüyor: Buzağı ve Keçiden Sonra Şimdi de Köpekte Görüldü!]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/et-yiyen-parazit-alarmi-buyuyor-buzagi-ve-keciden-sonra-simdi-de-kopekte-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/et-yiyen-parazit-alarmi-buyuyor-buzagi-ve-keciden-sonra-simdi-de-kopekte-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de 60 yılın ardından yeniden ortaya çıkan ve "et yiyen parazit" olarak bilinen Yeni Dünya Vida Kurdu (NWS) alarmı büyüyor. Texas'taki buzağı ve keçi vakalarının ardından, New Mexico eyaletinde de bir köpekte ölümcül parazit tespit edildi. Bölgeye milyonlarca kısır sinek salınarak yayılımın durdurulması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD), onlarca yıl sonra yeniden gün yüzüne çıkan ölümcül ve ürkütücü bir biyolojik tehditle çalkalanıyor. Geçtiğimiz günlerde Texas eyaletinde tam 60 yıl aradan sonra ilk kez bir hayvanda tespit edilen ve halk arasında <strong>"et yiyen parazit"</strong> olarak bilinen <strong>Yeni Dünya Vida Kurdu (NWS)</strong>, komşu eyalete de sıçradı. Texas’taki karantina ve inceleme çalışmaları sürerken, parazitin bu kez New Mexico eyaletinde ortaya çıkması yetkilileri en üst düzey alarma geçirdi.</p>

<h2>Texas'tan Sonra New Mexico'da da Doğrulandı</h2>

<p>ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yapılan resmi açıklamada, et yiyen parazit kabusunun yayılım gösterdiği ve New Mexico eyaletinde de ilk NWS vakasının resmen doğrulandığı kaydedildi.</p>

<p>Bakanlığın paylaştığı verilere göre, parazitin ilk ortaya çıktığı Texas eyaletinde şu ana kadar <strong>3 buzağı ve 1 keçi</strong> enfekte oldu. New Mexico eyaletine bağlı Lea County bölgesinde ise ilk kez evcil bir <strong>köpekte</strong> bu ölümcül parazite rastlandı. Vakaların çiftlik hayvanlarından evcil pet hayvanlarına sıçraması, tehdidin boyutunu gözler önüne serdi.</p>

<h2>Bölgedeki İncelemeler Artırılıyor, Yeni Vakalar Kapıda!</h2>

<p>New Mexico Eyalet Veteriner Yetkilisi Samantha Holeck, parazitin tespit edildiği köpeğin yaşadığı evin çevresinde çok sıkı bir epidemiyolojik soruşturma başlatıldığını duyurdu. Holeck, bölgede enfekte olmuş ya da paraziti taşıyan diğer sineklere rastlanması halinde karantina ve saha incelemelerinin katlanarak artırılacağını vurguladı.</p>

<p>Konuyla ilgili bilim dünyasından da korkutan bir uyarı geldi. Florida Üniversitesi'nden böcek bilimci (entomolog) Edward Burgess, hava şartları ve sineklerin hareket kabiliyeti göz önüne alındığında, gelecek günlerde çevre eyalet ve kasabalarda yeni vakalara rastlanmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek yetiştiricileri uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>1966 Yılından Beri İlk Kez Görülüyor</h2>

<p>Korkutan parazit ilk olarak 4 Haziran'da, Texas'ın Meksika sınırına yaklaşık 48 kilometre mesafede yer alan La Pryor kasabasındaki bir çiftlikte, yeni doğmuş bir buzağının göbek bağı bölgesinde saptanmıştı. Yapılan laboratuvar analizleri, bu vakanın <strong>1966'dan bu yana</strong> ABD topraklarında bir hayvanda görülen ilk Yeni Dünya Vida Kurdu (NWS) vakası olduğunu ortaya koymuştu. Canlı dokuyla beslenen ve açık yaralara yumurtlayarak hayvanı içten içe eriten parazit, müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanıyor.</p>

<h2>Yayılımı Durdurmak İçin Sıra Dışı Yöntem: Milyonlarca Kısır Sinek Salınacak!</h2>

<p>Laboratuvarlarda parazitlerin hızla yayılmasını engellemek ve biyolojik zinciri kırmak amacıyla biyoteknolojik bir savaş hazırlığı başlatıldı. Yetkililer, istila edilen bölgelere <strong>milyonlarca "kısırlaştırılmış vida kurdu sineği"</strong> salmak için kolları sıvadı.</p>

<p>Bu yöntemin temel amacı sineğin üreme biyolojisine dayanıyor. Doğası gereği <strong>yalnızca bir kez çiftleşme</strong> özelliğine sahip olan dişi vida kurdu sinekleri, doğaya salınan kısır erkek sineklerle çiftleştiklerinde döllenmemiş ve boş yumurtalar bırakacak. Böylece yeni et yiyen larvaların (kurtçukların) oluşması biyolojik olarak engellenecek ve popülasyonun kökü kurutulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fahriye Çıracı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/et-yiyen-parazit-alarmi-buyuyor-buzagi-ve-keciden-sonra-simdi-de-kopekte-goruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-09t132806110.jpg" type="image/jpeg" length="67517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakın Bu Hatayı Yapmayın! Gıda Zehirlenmesinde "Zehir Çıksın" Diye Yapılan Büyük Yanlış]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/sakin-bu-hatayi-yapmayin-gida-zehirlenmesinde-zehir-ciksin-diye-yapilan-buyuk-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/sakin-bu-hatayi-yapmayin-gida-zehirlenmesinde-zehir-ciksin-diye-yapilan-buyuk-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında ciddi artış yaşanıyor. Gastroenteroloji uzmanları, bakterilerin hızla ürediği yaz aylarında açıkta satılan yiyeceklere ve saklama koşullarına karşı uyardı. İşte en sık görülen belirtiler, hayati ilk müdahale adımları ve doğru bilinen yanlışlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin başlaması ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, sağlığımızı tehdit eden gıda zehirlenmesi vakalarını da beraberinde getirdi. Yüksek sıcaklıkların bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturduğunu belirten gastroenteroloji uzmanları, yaz aylarında gıdaların çok daha hızlı bozulduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle açıkta satılan, hijyenik olmayan ortamlarda hazırlanan ve uygun soğukluk zincirinde saklanmayan gıdalar, toplum sağlığı açısından büyük bir risk barındırıyor.</p>

<h2>Bu Besinler Çok Daha Hızlı Bozuluyor!</h2>

<p>Sıcaklık artışıyla birlikte bazı hassas gıda grupları mikrop ve bakterilerin hedefi haline geliyor. Uzmanlar, özellikle şu besinlerin uygun sıcaklıkta saklanmadığında çok kısa sürede zararlı ve zehirleyici hale gelebildiğini kaydediyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kırmızı et ve tavuk ürünleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz ürünleri ve mezeler</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İyi yıkanmamış sebze ve meyveler</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2>En Sık Görülen Belirtiler Nelerdir?</h2>

<p>Gıda zehirlenmesi, bozulan yiyeceğin tüketilmesinin ardından genellikle kısa sürede belirti vermeye başlar. Vücudun toksinlere karşı reaksiyon göstermesiyle ortaya çıkan en yaygın semptomlar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bulantı ve şiddetli kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>İshal ve karın ağrısı / kramplar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yüksek ateş ve halsizlik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sıvı kaybına (dehidrasyon) bağlı olarak gelişen baş dönmesi ve bitkinlik</p>
 </li>
</ul>

<h2>İlk Müdahalede Sıvı Kaybını Önlemek Hayati Önem Taşıyor</h2>

<p>Gıda zehirlenmesi şüphesi durumunda atılacak ilk ve en önemli adım, kusma ve ishal yoluyla kaybedilen sıvıyı yerine koymaktır. Uzmanlar ilk müdahale için şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>

<blockquote>
<p>"Vücudun susuz kalmasını önlemek için bol su tüketilmeli, mümkünse mineral ve elektrolit içeren sıvılar alınmalıdır. Bu süreçte mideyi yoracak ağır, salçalı ve yağlı yiyeceklerden kesinlikle uzak durulmalı; muz, patates püresi veya yağsız pirinç lapası gibi hafif gıdalar tercih edilmelidir. Eğer şikayetler çok şiddetliyse ve dinmiyorsa, zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."</p>
</blockquote>

<h2>Doğru Bilinen Yanlışlara Dikkat: Bilinçsizce İlaç Kullanmayın!</h2>

<p>Toplumda gıda zehirlenmesi yaşandığında yaygın olarak yapılan bazı hatalı uygulamalar, hastalığın seyrini daha da kötüleştirebiliyor. İşte o yanlışlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hemen Antibiyotiğe Sarılmak:</strong> Her gıda zehirlenmesi bakteriyel kaynaklı değildir ve antibiyotik kullanımı gerektirmez. Bilinçsiz ilaç kullanımı mide-bağırsak florasını daha çok bozar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Rastgele Kusma Önleyici Almak:</strong> <i>"Zehir vücuttan çıksın"</i> mantığıyla aşırı müdahalelerde bulunmak veya tam tersi, vücudun savunma mekanizması olan kusmayı rastgele ilaçlarla anında durdurmaya çalışmak doğru değildir. Hekim kontrolü şarttır.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Yaz Aylarında Gıda Zehirlenmesinden Korunmanın 5 Altın Kuralı</h2>

<p>Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan risk grubundaki kişilerin yaz aylarında çok daha dikkatli olması gerekiyor. Basit önlemlerle gıda zehirlenmelerini büyük ölçüde önlemek mümkün:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Doğru Isıda Saklayın:</strong> Pişmiş veya çiğ gıdaları dışarıda bekletmeyin, süratle buzdolabına kaldırın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Açıkta Satılanlardan Kaçının:</strong> Sokakta, açık tezgahlarda güneşe maruz kalan yiyecekleri tüketmeyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çok İyi Yıkayın:</strong> Tüketeceğiniz sebze ve meyveleri bol ve temiz suyla yıkayarak arındırın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çapraz Bulaşmayı Önleyin:</strong> Çiğ et kestiğiniz tahta ve bıçakla, pişmiş yiyecekleri veya salata malzemelerini temas ettirmeyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tarih Kontrolü Yapın:</strong> Alışveriş yaparken son kullanma tarihi geçmiş veya ambalajı bombaj yapmış (şişmiş) ürünleri kesinlikle satın almayın.</p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/sakin-bu-hatayi-yapmayin-gida-zehirlenmesinde-zehir-ciksin-diye-yapilan-buyuk-yanlis</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-09t103146341.jpg" type="image/jpeg" length="92292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afyon Devlet Hastanesi’nde yeni dönem başladı! Artık aynı gün işlem yapılabilecek]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyon-devlet-hastanesinde-yeni-donem-basladi-artik-ayni-gun-islem-yapilabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/afyon-devlet-hastanesinde-yeni-donem-basladi-artik-ayni-gun-islem-yapilabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerini hızlandıracak önemli bir adım atıldı. Hastaneye kazandırılan 2’nci sintigrafi cihazı ile yapay zekâ destekli ultrason cihazı hizmete alınırken, görüntüleme işlemlerinde bekleme sürelerinin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni cihazların devreye girmesiyle birlikte özellikle sintigrafi tetkiklerinin aynı gün içerisinde ve randevu beklemeden yapılabilmesinin önü açıldı. Günlük binlerce hastanın işlem gördüğü hastanede vatandaşların daha hızlı sağlık hizmeti alması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="713144818 1444136274419246 1101444321131126462 N" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/713144818-1444136274419246-1101444321131126462-n.jpg" width="1200" /></p>

<p>Afyon Devlet Hastanesi’nde günlük ortalama 2 bin 735 radyolojik tetkik gerçekleştirildiği belirtilirken; röntgen, ultrason, kemik dansitometri ve ESWL işlemlerinin aynı gün içinde yapılabildiği ifade edildi. Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme hizmetlerinde de bekleme sürelerinin minimum seviyede tutulduğu aktarıldı.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk ile Kamu Hastaneleri Başkanı Op. Dr. Mehmet Duran da hastaneyi ziyaret ederek yeni cihazları yerinde inceledi. Başhekim Op. Dr. Osman Acar tarafından yürütülen çalışmalar ve yeni sistemler hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise vatandaşlara daha hızlı ve kaliteli sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirterek, yeni cihazların kazandırılmasına destek veren Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlara teşekkür edildi.</p>

<p>Yeni yatırımlarla birlikte Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde görüntüleme hizmetlerinde yeni bir dönemin başladığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyon-devlet-hastanesinde-yeni-donem-basladi-artik-ayni-gun-islem-yapilabilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/06/afyon-anahaber-2026-06-03t094208297.png" type="image/jpeg" length="92465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omuz Ağrısı Deyip Geçmeyin! "Donuk Omuz Sendromu" Saç Taramayı Bile Engelliyor]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/omuz-agrisi-deyip-gecmeyin-donuk-omuz-sendromu-sac-taramayi-bile-engelliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/omuz-agrisi-deyip-gecmeyin-donuk-omuz-sendromu-sac-taramayi-bile-engelliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de 7 aydır şiddetli omuz ağrısı çeken ve günlük işlerini tek eliyle yapmak zorunda kalan Kadriye Harmancı (57), donuk omuz sendromu teşhisiyle sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur tarafından uygulanan ultrason eşliğindeki özel tedavi yöntemi ve hayati uyarılar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Kadriye Harmancı, yaklaşık 7 aydır hayatı kabusa çeviren şiddetli bir omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığıyla mücadele ediyordu. Günlük yaşam konforu tamamen bozulan ve tek eliyle hayata tutunmaya çalışan kadına, nadir görülen kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından biri olan <strong>"Donuk Omuz Sendromu"</strong> teşhisi konuldu. Medicana International İzmir Hastanesi'nde uygulanan hedefe yönelik özel bir yöntemle, talihsiz kadın yeniden kolunu kaldırabilmenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p><img height="2656" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/a-w715306-01.jpg" width="3984" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Saç Toplamayı ve Uyumayı Bile Engelliyor</h2>

<p>Omuz ekleminde şiddetli ağrı ve ani hareket kaybıyla kendini gösteren donuk omuz sendromu, omuz çevresindeki kapsül dokusunun kalınlaşması ve sertleşmesi sonucu gelişiyor. Tedavi edilmediğinde kişinin; <strong>giyinme, saçını toplama, bir yere uzanma ve uyuma</strong> gibi en temel günlük gereksinimlerini dahi tek başına yapmasını imkansız hale getiriyor.</p>

<p>Yaşadığı zorlu süreci anlatan Kadriye Harmancı, özellikle geceleri artan ağrılar yüzünden uyuyamadığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Yatamıyordum, kolumu kaldıramıyordum. Ev işlerini bile tek elimle yapmaya çalışıyordum. Zamanla kolumu başıma götüremez, dolaba uzanamaz oldum. Daha önce benzer şikayeti diğer omzumda da yaşamıştım ve fizik tedaviyle geçmişti. Bu kez aynı hareketleri evde kendim denedim ama hiçbir sonuç alamadım; hareket ettirdikçe ağrım daha da arttı."</p>
</blockquote>

<h2>Ultrason Eşliğinde Nokta Atışı Müdahale</h2>

<p>Uzun süren çaresizliğin ardından Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden <strong>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur’a</strong> başvuran Harmancı'ya, ultrason eşliğinde hedefe yönelik girişimsel bir enjeksiyon tedavisi uygulandı.</p>

<p>Müdahalenin ardından kolundaki hareket açıklığı hızla artan Harmancı, <i>"Eklem arasına ultrasonla bakarak iğne yaptılar. Ağrılarım tam olarak bitmedi ama çok şükür artık kolumu yukarıya kaldırabiliyorum. Şimdi de omuzumu tamamen güçlendirmek için fizik tedavi sürecine başlayacağım"</i> diyerek memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p><img height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-2026-05-31t112900573.jpg" width="1280" /></p>

<h2>"Donuk Omuz Bir Hastalık Değil, Bir Sonuçtur"</h2>

<p>Hastalık ve uygulanan tedavi yöntemi hakkında kritik bilgiler veren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, donuk omuz sendromunun aslında tek başına ortaya çıkmadığını, bir zincirin son halkası olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şendur şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hareketsizlik En Büyük Düşman:</strong> Donuk omuz aslında bir sonuçtur. Çoğu zaman küçük travmalar, zorlanmalar ya da zamanında tedavi edilmeyen omuz sıkışma sendromları sonrası gelişir. Zaman içinde omuz kapsülü kalınlaşır ve eklem hareketleri her yöne kısıtlanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sadece İğne Yetmez:</strong> Omuz eklemine enjekte edilen özel sıvı eklem içindeki hareketliliği artırır ancak bu tek başına asla yeterli değildir. Tedavi sonrası omuz çevresindeki kasların yeniden güçlendirilmesi şarttır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Egzersiz Şart:</strong> Düzenli fizik tedavi ve doğru egzersizler yapılmazsa omuz yeniden eski işlev kaybına uğrayabilir. Bizim amacımız yalnızca anlık ağrıyı azaltmak değil, omuzu günlük yaşamı idame ettirecek şekilde yeniden hareketli kılmaktır.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Omuz Ağrılarını Hafife Almayın!</h2>

<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, bu tehlikeli tablonun önüne geçebilmek için vatandaşların omuz ağrılarını kesinlikle hafife almaması gerektiğini vurguladı. Özellikle omuz bölgesinde ağrı başladıktan sonra eklemin tamamen kilitlenmesine izin verilmeden, <strong>erken dönemde uzman hekim kontrolünde egzersiz ve fizik tedavi desteği</strong> alınmasının cerrahisiz çözümlerde başarı oranını ciddi ölçüde artırdığını belirtti. Şendur ayrıca, kulaktan dolma bilgilerle yapılacak bilinçsiz ve zorlayıcı hareketlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/omuz-agrisi-deyip-gecmeyin-donuk-omuz-sendromu-sac-taramayi-bile-engelliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-2026-05-31t112900573.jpg" type="image/jpeg" length="19390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşısı ve Tedavisi Yok! Nadir Görülen Ebola Varyantı Hızla Yayılıyor: Can Kaybı Artıyor]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/asisi-ve-tedavisi-yok-nadir-gorulen-ebola-varyanti-hizla-yayiliyor-can-kaybi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/asisi-ve-tedavisi-yok-nadir-gorulen-ebola-varyanti-hizla-yayiliyor-can-kaybi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) patlak veren Ebola salgını hızla yayılıyor. Kısa sürede vaka sayısı 1077’ye ulaşırken, nadir görülen "Bundibugyo" varyantı nedeniyle 12 Afrika ülkesi için yüksek risk alarmı verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afrika kıtası, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda yeniden patlak veren ve hızla yayılan yeni bir <strong>Ebola salgını</strong> ile çalkalanıyor. 15 Mayıs'ta resmi olarak ilan edilen salgında vaka ve can kaybı sayıları endişe verici bir hızla yükselirken, virüsün sınırları aşarak komşu ülkelere sıçraması uluslararası kamuoyunu teyakkuza geçirdi.</p>

<p>Gelen son verilere göre, KDC'nin doğusundaki Ituri ve Kuzey-Kivu eyaletlerinde etkili olan salgında <strong>vaka sayısı kısa sürede 1077’ye ulaşırken, 246 kişi de hayatını kaybetti</strong>.</p>

<h2>Korkutan Gerçek: Aşısı ve Onaylanmış Tedavisi Yok!</h2>

<p>Sağlık yetkililerinden gelen açıklamalar, salgının boyutunun sanılandan çok daha tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan incelemelere göre mevcut salgın, Ebola virüsünün oldukça nadir görülen bir varyantı olan <strong>"Bundibugyo"</strong> virüsünden kaynaklanıyor. Bu varyantı asıl korkutucu kılan ise <strong>şu an için onaylanmış tıbbi bir tedavisinin veya koruyucu bir aşısının bulunmuyor olması</strong>.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) Genel Direktörü Jean Kaseya, salgının halen aktif olduğunu vurgulayarak vaka sayılarında artış beklediklerini ifade etti. Kaseya, salgınla mücadeledeki en büyük zorlukların;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Temaslı takibindeki ve gözetim faaliyetlerindeki ciddi eksiklikler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Laboratuvar kapasitelerinin yetersizliği olduğunu belirtti.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Salgın Komşuya Sıçradı: 12 Ülke İçin Kırmızı Alarm</h2>

<p>Salgının KDC sınırları içinde kalmaması üzerine uluslararası sağlık örgütleri alarm seviyesini yükseltti. KDC’nin komşusu <strong>Uganda'da şu ana kadar 8 Ebola vakasının tespit edildiğini</strong> açıklayan Africa CDC, virüsün yayılma potansiyeline karşı bölgedeki 12 Afrika ülkesini "yüksek risk" kategorisine aldı.</p>

<h3>Yüksek Risk Altında Olduğu Açıklanan Ülkeler:</h3>

<p>Güney Sudan, Ruanda, Kenya, Zambiya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Tanzanya, Etiyopya, Angola, Kongo Cumhuriyeti, Burundi ve Somali.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>DSÖ Uluslararası Acil Durum İlan Etmişti</h2>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde ilk olarak 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün tespit edilmesinin ardından 15 Mayıs'ta ülkede resmi salgın ilan edilmişti. Durumun küresel bir tehdide dönüşme riskini öngören <strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle "uluslararası halk sağlığı acil durumu"</strong> ilan ederek dünyaya çağrıda bulunmuştu. </p>

<h3>Tarihte Binlerce Can Aldı</h3>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açarak insan vücudunu bitiren Ebola virüsü, dünya sahnesine ilk kez 1976 yılında Sudan ve KDC'de eş zamanlı salgınlarla çıkmıştı. KDC'deki salgın Ebola Nehri yakınlarındaki bir köyde başladığı için virüse bu ölümcül nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Yakın tarihte ise Aralık 2013'te Batı Afrika'da kontrolden çıkan virüs; Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında yaklaşık 30 bin kişiye bulaşmış ve 11 binden fazla insanın ölümüne neden olarak insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmişti. Sağlık örgütleri, mevcut Bundibugyo varyantının yeni bir küresel felakete yol açmaması için bölgeye acil tıbbi lojistik desteği çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/asisi-ve-tedavisi-yok-nadir-gorulen-ebola-varyanti-hizla-yayiliyor-can-kaybi-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-2026-05-30t082506445.jpg" type="image/jpeg" length="67040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tansiyon Hastalarına Kritik Yaz Uyarısı: Sıcak Havalarda Bu Hataları Sakın Yapmayın!]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/tansiyon-hastalarina-kritik-yaz-uyarisi-sicak-havalarda-bu-hatalari-sakin-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/tansiyon-hastalarina-kritik-yaz-uyarisi-sicak-havalarda-bu-hatalari-sakin-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü’nden 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hayati "sessiz katil" uyarısı! Sıcak havalar öncesi tansiyon hastaları ne yapmalı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında bu yıl <strong>“Hipertansiyonu Birlikte Kontrol Edelim!”</strong> temasıyla çok önemli bir farkındalık mesajı yayımladı. Çoğu zaman hiçbir belirti vermemesi nedeniyle tıp dünyasında <strong>“sessiz katil”</strong> olarak adlandırılan hipertansiyon, dünya genelinde bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla ölüme yol açıyor. İl Sağlık Müdürlüğü, erken tanı ve doğru tedavinin hayat kurtardığına dikkat çekti.</p>

<h2>Dünyada 1,4 Milyar Kişi Bu Hastalıkla Yaşıyor</h2>

<p>Açıklanan küresel verilere göre, dünya genelinde yaklaşık <strong>1,4 milyar kişi</strong> hipertansiyon ile mücadele ediyor. Ancak korkutucu olan nokta, bu bireylerin <strong>yalnızca %23’ünde</strong> kan basıncının yeterli düzeyde kontrol altında olması. Kontrolsüz güç haline gelen yüksek tansiyon; kalp krizi, inme (felç), kronik böbrek hastalığı ve demans (bunama) gibi ölümcül sağlık sorunlarının en büyük tetikleyicisi olarak öne çıkıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Küresel Tehdit:</strong> Hipertansiyon, bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla can alıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Büyük Riskler:</strong> Kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği ve demansın bir numaralı sebebi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>HYP Devrede:</strong> Aile hekimleri, Hastalık Yönetimi Platformu ile riskli vatandaşları takibe alıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kritik Eşik:</strong> Yaz aylarındaki sıvı kaybı, tansiyon değerlerinde ani dalgalanmalara yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2>Aile Hekimleri "HYP" ile Yakın Takipte</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen <strong>Hastalık Yönetimi Platformu (HYP)</strong> uygulaması, kronik hastalıkların birinci basamakta kontrol altına alınmasını sağlıyor. Afyonkarahisar genelindeki aile hekimleri, kendilerine kayıtlı vatandaşların hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıkları risk durumlarını bu sistem üzerinden belirliyor. Erken teşhis için düzenli takipleri bizzat aile hekimleri yürütüyor.</p>

<h3>Tansiyon Hastalarına Kritik "Yaz Sıcakları" Uyarısı</h3>

<p>Yaklaşan yaz ayları ve artan hava sıcaklıkları, yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir risk barındırıyor. Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, sıcak havalarda yaşanacak ani sıvı kayıplarının tansiyon değerlerinde tehlikeli dalgalanmalara neden olabileceğini belirterek şu hayati uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Düzenli Ölçüm:</strong> Kan basıncınızı evde veya sağlık kuruluşlarında düzenli olarak ölçtürün.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuz Kısıtlaması:</strong> Günlük yemeklerde tuz tüketimini minimum seviyeye indirin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıvı Tüketimi:</strong> Sıcak havalarda vücudun susuz kalmamasına ve bol su içmeye özen gösterin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güneş Koruması:</strong> Sıcaklığın en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaktan kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zararlı Alışkanlıklar:</strong> Tütün ve alkol kullanımından kesinlikle uzak durun.</p>
 </li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyon Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/tansiyon-hastalarina-kritik-yaz-uyarisi-sicak-havalarda-bu-hatalari-sakin-yapmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-72-2.jpg" type="image/jpeg" length="40488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mavi Tabak Mucizesi: Kalorileri %30 Azaltmanın Bilimsel Sırrı!]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/mavi-tabak-mucizesi-kalorileri-30-azaltmanin-bilimsel-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/mavi-tabak-mucizesi-kalorileri-30-azaltmanin-bilimsel-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden açıkladı: Mavi renkli tabak kullanarak porsiyon kontrolü sağlamak ve kalorileri %30 azaltmak mümkün!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Mavi Tabak ile Porsiyon Kontrolü Nasıl Yapılır?</h2>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Ayşegül Akkaya Erden</strong>, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve günlük kalori alımını yüzde 30 oranında azaltmanın bilimsel olarak mümkün olduğunu açıkladı. Mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirten uzman, bu basit çevresel değişikliğin kilo verme sürecinde hayati bir rol oynadığına dikkat çekti.</p>

<h2>Beyindeki Doğal 'Dur' Sinyali: Neden Mavi Renk?</h2>

<p>Beslenme süreçlerinde çevresel faktörlerin iştah üzerindeki etkilerini değerlendiren Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, insan evriminin besin tercihlerini hala doğrudan etkilediğini belirtti. Doğada mavi renkli gıdaların son derece nadir bulunduğunu hatırlatan Erden, bu durumun bilinçaltımızdaki yansımasını şu sözlerle özetledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Evrimsel süreçte insanoğlu mavi, mor ya da siyah tonlarındaki maddeleri genellikle zehirli, bozulmuş veya yenilemez olarak algılamıştır. İlkel beynimizin derinliklerinde yer alan bu kodlama, günümüzde mavi rengi gördüğümüzde iştah mekanizmamızda otomatik bir ‘dur’ sinyali tetikler."</p>

<h2>Renk Kontrastı Porsiyon Algısını Nasıl Değiştiriyor?</h2>

<p>Yemek ile sunulduğu tabak arasındaki renk kontrastının, porsiyon boyutunu doğru tahmin etmede kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Erden, beyaz tabak tuzağına karşı uyardı. Beyaz tabakta servis edilen açık renkli ya da krema bazlı bir yemeğin, illüzyon yaratarak gözümüze olduğundan çok daha küçük görünebileceğini belirtti.</p>

<p>Buna karşın <strong>mavi tabaklar</strong>, neredeyse tüm yemek gruplarıyla çok yüksek bir görsel kontrast oluşturur. Bu yüksek zıtlık, tabağa koyduğumuz porsiyon miktarını net bir şekilde görmemizi sağlayarak farkında olmadan fazla yemek yemenin önüne geçer.</p>

<h3>Mavi Rengin Zayıflama Sürecindeki Psikolojik ve Fizyolojik Faydaları</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Nabzı Yavaşlatır:</strong> Mavi renk vücuda sakinlik hissi vererek kalp atış hızını dengeler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeme Hızını Düşürür:</strong> Dinginleşen metabolizma sayesinde yemekler daha yavaş ve çiğnenerek tüketilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doyma Hissini Hızlandırır:</strong> Hızlı yemek tokluk hissinin beyne geç ulaşmasına neden olur. Mavi rengin sağladığı yavaşlama, tokluk sinyallerinin zamanında iletilmesini sağlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>%30 Daha Az Kalori:</strong> Bilimsel araştırmalar, mavi ışık veya mavi dekorasyon altındaki kişilerin, kırmızı ya da sarı ortamlara kıyasla <strong>yüzde 30 daha az kalori</strong> tükettiğini göstermektedir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Kırmızı ve Sarı İştah Açarken, Mavi 'Yavaşla' Diyor</h2>

<p>Restoran endüstrisinin yıllardır kırmızı ve sarı renklerin iştah açıcı gücünü kullandığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, kilo kontrolü sağlamak isteyenlerin evlerinde tam tersi bir strateji uygulaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mavi rengin doğanın insanlığa sunduğu bir "yavaşla ve dikkat et" mesajı olduğunu ifade eden Erden, kilo verme sürecindeki bireylere şu pratik önerilerde bulundu: Günlük atıştırmalıkları <strong>koyu mavi kaselerde</strong> sunmak, akşam yemeklerinde büyük mavi servis tabakları tercih etmek ve hatta yemek yenen ortamın ışığını buna göre düzenlemek diyet yapmayı çok daha zahmetsiz hale getirecektir. Küçük görünen çevresel değişiklikler, uzun vadede büyük ve kalıcı farklar oluşturur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/mavi-tabak-mucizesi-kalorileri-30-azaltmanin-bilimsel-sirri</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-49-2.jpg" type="image/jpeg" length="90343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllardır Boşuna Sürmüşüz! Güneş Kremi Kullanırken Yapılan O Büyük Hata Ortaya Çıktı: Kansere Davetiye Çıkarıyor!]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/yillardir-bosuna-surmusuz-gunes-kremi-kullanirken-yapilan-o-buyuk-hata-ortaya-cikti-kansere-davetiye-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/yillardir-bosuna-surmusuz-gunes-kremi-kullanirken-yapilan-o-buyuk-hata-ortaya-cikti-kansere-davetiye-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz ayları yaklaşırken milyonlarca insanın çantasından ayırmadığı güneş kremleri hakkında ezber bozan bir gerçek ortaya çıktı! Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer aldığını hatırlatarak, güneş koruyucular hakkında hayati bir uyarıda bulundu. Meğer doğru bildiğimiz o yaygın alışkanlık, cildimizi korumak yerine tehlikeye atıyormuş! Peki, neredeyse herkesin yaptığı ve cildi savunmasız bırakan o büyük hata ne?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>SAHİLE İNİNCE SÜRENLER YANDI: ETKİSİ TAMAMEN YOK OLUYOR!</strong></h1>

<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Selim Gümüş, güneş koruyucu kremlerin kullanım zamanlamasıyla ilgili yapılan en ölümcül hataya dikkat çekti. Birçok kişinin güneş kremini ancak kapıdan çıktıktan sonra ya da plaja vardığında sürdüğünü belirten Dr. Gümüş, bu durumun cildi en tehlikeli saatlerde tamamen savunmasız bıraktığını vurguladı.  Kremlerin cilde nüfuz edip koruma kalkanı oluşturabilmesi için <strong>dışarı çıkmadan tam 20-30 dakika önce</strong> sürülmesi gerekiyor. Ayrıca, sürülen kremin tüm gün koruyacağı algısının da tamamen yanlış olduğunu ifade eden uzman, özellikle terleme, havluyla silinme ya da yüzme sonrasında kremin mutlaka yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi. Güneş kreminin sadece yazın değil, kış ayları da dahil günlük yaşamda alışkanlık haline getirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h2><strong>BU SAATLERDE DIŞARI ÇIKMAK RUS RULETİ OYNAMAK GİBİ!</strong></h2>

<p>Güneş ışınlarının dünyaya en dik ve en zararlı açılarla ulaştığı kritik zaman dilimi açıklandı. Dr. Selim Gümüş, <strong>saat 10.00 ile 16.00 arasında</strong> doğrudan güneş altında kalınmasının cilt üzerinde kalıcı hasarlar bıraktığını söyledi.</p>

<p>Mümkünse bu saatlerde dışarı çıkılmamasını öneren uzman, zorunlu hallerde ise şu önlemlerin alınmasını tavsiye etti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>En az <strong>50 faktörlü (SPF 50+)</strong> yüksek korumalı kremler tercih edilmeli,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geniş kenarlı şapkalar ve UV filtreli güneş gözlükleri kullanılmalı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güneş ışınlarını yansıtan açık renkli ve koruyucu kıyafetler giyilmeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Alerjik ve hassas cilt yapısına sahip bireylerin yanı sıra çocukluk döneminde geçirilen ağır güneş yanıklarının, ilerleyen yaşlarda cilt kanserine yakalanma riskini katlayarak artırdığına dikkat çekildi. Son dönemde popülerliğini koruyan solaryum uygulamalarının ise ciltte geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtığı ve kesinlikle uzak durulması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>VÜCUDUNUZDAKİ BU SİNYALLERE DİKKAT: BENLERDEKİ ŞİFREYİ ÇÖZÜN!</strong></h2>

<p>Cilt kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını belirten Dr. Selim Gümüş, vatandaşların kendi vücutlarını düzenli olarak kontrol etmesi gerektiğini söyledi. Özellikle açık tenli, çilli, çok sayıda beni olanlar ve ailesinde kanser öyküsü bulunanların yüksek risk grubunda olduğunu belirten Gümüş, benlerdeki şu değişikliklere karşı uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Asimetri ve Şekil Bozukluğu:</strong> Benin iki yarısının birbiriyle uyumsuz olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kenar Düzensizliği:</strong> Sınırlarının belirsiz, girintili çıkıntılı veya dalgalı hale gelmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Renk Değişimi:</strong> Benin aniden koyulaşması veya birden fazla renk tonu barındırması,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Boyut Değişikliği:</strong> Mevcut bir benin hızla büyümesi veya yara görünümü alması,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fiziksel Belirtiler:</strong> Aniden başlayan kaşınma, kanama veya pullanma,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeni Oluşumlar:</strong> Ciltte sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen koyu renkli lekeler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Uz. Dr. Selim Gümüş, risk grubundaki bireyler başta olmak üzere herkesin <strong>yılda en az bir kez</strong> uzman bir dermatoloğa muayene olması gerektiğinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fahriye Çıracı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/yillardir-bosuna-surmusuz-gunes-kremi-kullanirken-yapilan-o-buyuk-hata-ortaya-cikti-kansere-davetiye-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/d/news/0.jpg" type="image/jpeg" length="47261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıtma suyu mu, damacana mı? İşte en sağlıklı su...]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/aritma-suyu-mu-damacana-mi-iste-en-saglikli-su</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/aritma-suyu-mu-damacana-mi-iste-en-saglikli-su" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arıtma cihazları mı yoksa damacana sular mı daha güvenli? Günlük yaşamda sıkça tartışılan içme suyu tercihine ilişkin uzman değerlendirmeleri, suyun kaynağından çok hijyen, mineral dengesi ve saklama koşullarının belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük şehirlerde musluk suyuna duyulan güvenin azalmasıyla birlikte vatandaşların önemli bir bölümü ev tipi arıtma sistemlerine ya da ambalajlı sulara yöneliyor. Ancak uzmanlara göre her iki seçeneğin de avantajları ve dikkat edilmesi gereken yönleri bulunuyor.</p>

<h2><strong>ARITMA CİHAZLARI ZARARLI MADDELERİ BÜYÜK ORANDA TEMİZLİYOR</strong></h2>

<p>Son yıllarda yaygınlaşan ev tipi su arıtma cihazları, özellikle ters ozmoz teknolojisi sayesinde sudaki ağır metaller, klor ve çeşitli mikroorganizmaların büyük bölümünü filtreleyebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, düzenli bakım yapılan ve filtreleri zamanında değiştirilen arıtma sistemlerinin güvenli içme suyu sağlayabildiğini belirtiyor. Ancak filtre değişimlerinin ihmal edilmesi durumunda cihazların bakteri oluşumu açısından risk oluşturabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 1000" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-1000.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>MİNERAL KAYBI UYARISI YAPILIYOR</strong></h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre arıtma sistemleri yalnızca zararlı maddeleri değil, kalsiyum ve magnezyum gibi vücut için gerekli mineralleri de azaltabiliyor.</p>

<p>Uzun süre mineral bakımından düşük su tüketiminin bazı bireylerde çeşitli dengesizliklere yol açabileceği belirtilirken, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde su tercihinin sağlık durumuna göre yapılması öneriliyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 999" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-999.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>DAMACANA SULARDA SAKLAMA KOŞULLARI ÖNE ÇIKIYOR</strong></h2>

<p>Hazır ve ambalajlı sular ise doğal mineral yapısını koruması nedeniyle avantajlı görülüyor. Ancak uzmanlar, bu noktada üretim ve saklama şartlarının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle sıcak ortamlarda bekletilen damacanalar ya da uzun süre güneş ışığına maruz kalan plastik şişelerin su kalitesini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle ambalajlı su tercih edilirken üretim tarihi ve muhafaza koşullarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Adsız Tasarım 998" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-998.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>“TEK BİR DOĞRU SEÇENEK YOK”</strong></h2>

<p>Beslenme uzmanları, günlük mineral ihtiyacının yalnızca sudan karşılanmadığını ve dengeli beslenen bireylerde arıtma suyunun tek başına sağlık riski oluşturmadığını ifade ediyor.</p>

<p>Genel değerlendirmede uzmanlar, “en sağlıklı su” şeklinde tek bir seçenekten söz etmenin doğru olmadığını belirterek, güvenilir kaynaktan gelen, hijyen standartları sağlanan ve düzenli kontrol edilen suların tercih edilmesinin en sağlıklı yaklaşım olduğunu dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yıldız Yarıkkaya</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/aritma-suyu-mu-damacana-mi-iste-en-saglikli-su</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-997.jpg" type="image/jpeg" length="78212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'a yeni dev yatırım geliyor]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisara-yeni-dev-yatirim-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisara-yeni-dev-yatirim-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar sağlık altyapısında devrim niteliğinde bir adım daha atıldı! Şehrin uzun süredir merakla beklediği o dev proje nihayet kapılarını açmak için geri sayıma geçti. Sadece modern binasıyla değil, sunduğu teknolojik imkanlarla da bölgesinde fark yaratacak olan yeni merkez, hasta kabulüne başlamak üzere gün sayıyor. Özellikle belirli hasta grupları için daha önce imkansız görülen tedavi yöntemleri artık bu çatı altında sunulacak. Peki, Afyonkarahisar’ın sağlık üssü olacak bu yeni hastane]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MODERN TEKNOLOJİ VE YÜKSEK KAPASİTE BİR ARADA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin hemen yanı başında yükselen ve şehre yeni bir soluk getirecek olan Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, teknik donanımıyla göz dolduruyor. AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin ve İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ün yerinde incelediği dev tesis, "Sağlıkta Türkiye Yüzyılı" vizyonunun yereldeki en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.  Toplamda 50 ünit kapasitesine sahip olan hastane, aynı zamanda 5 yataklı servisi ve tam donanımlı ameliyathanesiyle klasik diş polikliniklerinin çok ötesinde bir hizmet skalası sunacak. Vatandaşların muayene sıralarında beklememesi için tasarlanan geniş bekleme alanları ve 150 araçlık otopark kapasitesi, konforlu sağlık hizmetinin kapılarını aralıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 15 At 09.27.43" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-15-at-092743.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><strong>ENGELLİ VE ÖZEL GEREKSİNİMLİ VATANDAŞLAR İÇİN MÜJDE</strong></h2>

<p>Yeni hastaneyi rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden biri de sosyal devlet anlayışıyla hazırlanan özel poliklinikler oldu. Şehirde büyük bir eksiklik olarak görülen, engelli ve özel gereksinimli bireylerin genel anestezi altında gerçekleştirilmesi gereken diş operasyonları artık bu hastanede yapılabilecek. Bu sayede, özel durumu olan vatandaşlar ve aileleri, tedavi için çevre illere gitmek zorunda kalmayacak.  Ayrıca mahkum poliklinikleri ve çocuklar için özel olarak tasarlanmış, oyun alanlarına sahip çocuk poliklinikleri de hastanenin her kesime hitap eden yapısını güçlendiriyor. Çocukların "dişçi korkusunu" yenmeleri için hazırlanan bu tematik alanlar, sağlık hizmetini stresli bir süreçten çıkarıp daha huzurlu bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 15 At 09.27.41" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-15-at-092741.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><strong>AFYONKARAHİSAR SAĞLIK TURİZMİNDE VİTES YÜKSELTİYOR</strong></h2>

<p>Hastanenin Başhekimi Fazilet Koyuncu’dan alınan bilgilere göre, binanın teknik altyapısı en son teknoloji röntgen birimleri ve tıbbi cihazlarla donatıldı. Bölgedeki sağlık göçünü durdurması beklenen bu yatırım, Afyonkarahisar’ın sadece termal turizmde değil, sağlık turizminde de iddialı bir konuma gelmesini sağlayacak.  İncelemeler sonrası konuşan İl Başkanı Turgay Şahin, Afyonkarahisar halkının her şeyin en iyisine layık olduğunu vurgulayarak, bu modern tesisin sadece bugün için değil, geleceğin sağlık ihtiyaçları düşünülerek inşa edildiğini belirtti. Modern, ulaşılabilir ve kaliteli sağlık hizmetinin yeni adresi olan hastanenin, önümüzdeki günlerde yapılacak resmi açılışla tam kapasite hizmete girmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Sert</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyon Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyonkarahisara-yeni-dev-yatirim-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-anahaber-21-2.png" type="image/jpeg" length="89316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bunu yiyen uzun süre tok kalıyor! Karaciğerden sindirime faydası saymakla bitmiyor]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/bunu-yiyen-uzun-sure-tok-kaliyor-karacigerden-sindirime-faydasi-saymakla-bitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/bunu-yiyen-uzun-sure-tok-kaliyor-karacigerden-sindirime-faydasi-saymakla-bitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mayıs ayıyla birlikte pazar tezgâhlarında yeniden yerini alan enginar, sağlık üzerindeki etkileriyle dikkat çekiyor. Özellikle karaciğer sağlığına katkılarıyla öne çıkan sebze, uzmanların önerdiği besinler arasında gösteriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarının en dikkat çeken sebzelerinden biri olan enginar, hem lezzeti hem de içerdiği faydalı bileşenlerle yeniden gündemde. Özellikle mayıs ayında tezgâhlarda sıkça görülmeye başlayan enginarın, karaciğer başta olmak üzere sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde olumlu etkiler sağladığı belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, düzenli ve mevsiminde tüketilen enginarın vücudun toksinlerden arınmasına katkı sunduğunu ifade ederken, sebzenin içerdiği doğal bileşenlerin sağlık açısından önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 929" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-929.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>ENGİNAR KARACİĞER SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR</strong></h2>

<p>Enginarın öne çıkan özelliklerinden biri, içerdiği “sinarin” isimli doğal bileşen oldu. Uzmanlara göre sinarin maddesi, karaciğerin yenilenme sürecini desteklerken safra üretiminin artmasına da katkı sağlıyor.</p>

<p>Karaciğerin daha düzenli çalışmasına yardımcı olan enginarın, vücudun toksinlerden arınma sürecini hızlandırdığı ifade ediliyor. Özellikle mevsiminde tüketilen taze enginarın etkisinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Beslenme uzmanları, dengeli bir beslenme programı içerisinde enginara yer verilmesinin karaciğer fonksiyonlarının desteklenmesi açısından önemli olabileceğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Adsız Tasarım 930" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-930.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>SİNDİRİM SİSTEMİNE KATKI SAĞLIYOR</strong></h2>

<p>Enginarın yalnızca karaciğer sağlığıyla sınırlı kalmadığı, sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkiler oluşturduğu belirtiliyor. Yüksek lif içeriğine sahip olan sebze, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Uzun süre tokluk hissi sağlaması nedeniyle diyet programlarında da tercih edilen enginarın, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sunduğu ifade ediliyor. Lifli yapısı sayesinde bağırsak sağlığını destekleyen sebze, özellikle sağlıklı beslenme programlarında önemli bir yere sahip bulunuyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 928" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-928.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>BAĞIŞIKLIK VE KOLESTEROL ÜZERİNDE ETKİLİ OLABİLİYOR</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre enginarın antioksidan açısından zengin yapısı, bağışıklık sisteminin desteklenmesine katkı sağlayabiliyor. Vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olan sebzenin, genel sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p>Aynı zamanda kötü kolesterol seviyesinin dengelenmesine destek olduğu ifade edilen enginarın, kalp ve damar sağlığı açısından da faydalı besinler arasında yer aldığı aktarılıyor.</p>

<p>Düzenli tüketimin daha dinç bir yaşamı destekleyebileceği belirtilirken, uzmanlar sebzenin dengeli beslenme içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 927" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-927.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>ENGİNAR NASIL SAKLANMALI VE HAZIRLANMALI?</strong></h2>

<p>Enginar, hazırlanışı sırasında dikkat isteyen sebzeler arasında yer alıyor. Ayıklandıktan kısa süre sonra kararma riski taşıyan sebzenin, limonlu ve hafif unlu su içerisinde bekletilmesi öneriliyor.</p>

<p>Bu yöntem sayesinde enginarın hem rengini koruduğu hem de daha iştah açıcı bir görünüm kazandığı belirtiliyor. Uzmanlar, taze tüketimin yanı sıra doğru saklama koşullarının da sebzenin besin değerinin korunması açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/bunu-yiyen-uzun-sure-tok-kaliyor-karacigerden-sindirime-faydasi-saymakla-bitmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-931.jpg" type="image/jpeg" length="47618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt Kanserinde Güneş Işığı Uyarısı: "En Önemli Risk Faktörü"]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/cilt-kanserinde-gunes-isigi-uyarisi-en-onemli-risk-faktoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/cilt-kanserinde-gunes-isigi-uyarisi-en-onemli-risk-faktoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, Mayıs ayının "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" olması vesilesiyle hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş maruziyetinin artacağına dikkat çeken yetkililer, vatandaşları cilt sağlığını korumaları konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<h3><strong>Güneş Işınları ve UV Tehlikesi</strong></h3>

<p>Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, cilt kanseri gelişimindeki en kritik etkenin güneş ışınları olduğu vurgulandı. Özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve herhangi bir koruma olmaksızın maruz kalmanın kanser riskini ciddi oranda artırdığı belirtildi. Cildin, vücudu dış etkenlerden koruyan en büyük organ olduğu hatırlatılan açıklamada, deri hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bu kanser türünün oldukça yaygın görüldüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>Risk Faktörleri ve Diğer Etkenler</strong></h3>

<p>Cilt kanseri riskini artıran nedenler sadece güneş ışınlarıyla sınırlı değil. İl Sağlık Müdürlüğü, güneşin yanı sıra şu faktörlere de dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Solaryum Kullanımı:</strong> Yapay UV ışınlarına maruz kalmak risk artırıcı bir unsurdur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Genetik ve Yapısal Özellikler:</strong> Açık ten yapısına sahip olmak ve ailede cilt kanseri öyküsünün bulunması riski yükseltir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bağışıklık Sistemi:</strong> Bağışıklık sisteminin zayıf olması deri hücrelerinin savunmasını olumsuz etkileyebilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Erken Teşhis Hayat Kurtarır</strong></h3>

<p>Açıklamada, cilt kanserlerinin büyük bir kısmının önlenebilir olduğu ve erken teşhisle tedavi başarısının oldukça yüksek olduğu belirtildi. Her cilt değişikliğinin kanser anlamına gelmediği ancak erken dönemde fark edilen şüpheli değişimlerin vakit kaybetmeden değerlendirilmesinin tanı sürecinde kritik rol oynadığı ifade edildi. Yetkililer, herkesin kendi cildini tanıması ve düzenli olarak kontrol etmesinin hayati önem taşıdığını hatırlatarak sözlerini noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyon Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/cilt-kanserinde-gunes-isigi-uyarisi-en-onemli-risk-faktoru</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-haber-2026-05-13t131138830.png" type="image/jpeg" length="82874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afyon'a 4 dev merkez geliyor! Artık başka şehre gitmeye gerek kalmayacak!]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyona-5-dev-merkez-geliyor-artik-baska-sehre-gitmeye-gerek-kalmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/afyona-5-dev-merkez-geliyor-artik-baska-sehre-gitmeye-gerek-kalmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, şehrin sağlık altyapısını tamamen değiştirecek ve vatandaşların tedavi için il dışına gitme zorunluluğunu ortadan kaldıracak 4 büyük projenin müjdesini verdi. Yanık merkezinden sporcu rehabilitasyonuna kadar birçok alanda kurulacak yeni merkezler, Afyonkarahisar’ı bölgenin sağlık üssü haline getirecek. İşte o dev yatırımların detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_90ce38e7abe787cb-329">Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, Afyonkarahisarlıların ileri düzey sağlık hizmetlerine kendi şehirlerinde ulaşabilmesi amacıyla hazırlanan projelerin titizlikle sürdüğünü açıkladı. Özellikle nitelikli sağlık hizmetlerinde sevk oranlarını azaltmayı hedeflediklerini belirten Öztürk, modern teknolojiyi şehre kazandırmak için Sağlık Bakanlığı destekli yatırımların kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p><img height="1066" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-110339.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>YANIK VE HİPERBARİK TEDAVİSİNDE SEVKLER SONA ERİYOR</h2>

<p id="p-rc_90ce38e7abe787cb-330">Projeler kapsamında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulacak olan <strong>Yanık Merkezi</strong> ile artık ileri düzey yanık tedavileri şehir dışına sevk edilmeden yapılabilecek. Bununla birlikte kurulacak olan <strong>Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi</strong>; diyabetik yaralar, zehirlenmeler ve ileri tedavi gerektiren hastalıkların tedavisinde hayati bir rol üstlenecek. Bu sayede vatandaşlar modern sağlık hizmetlerine çok daha hızlı ulaşabilecek.</p>

<p>KANSER TEDAVİSİNDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM: MEME CERRAHİ MERKEZİ</p>

<p id="p-rc_90ce38e7abe787cb-331">Kadın sağlığı ve kanserle mücadele alanında da dev bir adım atılıyor. Kurulacak olan <strong>Meme Cerrahi Merkezi</strong>’nde, modern meme kanseri tanı ve tedavi hizmetleri sunulacak. Multidisipliner bir yaklaşımla hizmet verecek olan merkez, hastaların teşhis ve tedavi süreçlerini tek bir çatı altında ve en ileri teknolojiyle yönetmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="718" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-110338-1.jpeg" width="1278" /></p>

<p></p>

<h2>SPORUN BAŞKENTİNE "SPORCU SAĞLIĞI REHABİLİTASYON MERKEZİ"</h2>

<p id="p-rc_90ce38e7abe787cb-332">Afyonkarahisar’ın spor kenti kimliğini güçlendirecek bir diğer yatırım ise <strong>Sporcu Sağlığı Rehabilitasyon Merkezi</strong> olacak. Bu merkezde:</p>

<p>Profesyonel ve amatör sporcular uzman ekipler eşliğinde tedavi edilecek.</p>

<p>Kişiye özel rehabilitasyon programları uygulanacak.</p>

<p>Sporcuların en güvenli ve hızlı şekilde sahalara dönmeleri hedefleniyor.</p>

<p>SAĞLIK TURİZMİ VE BÖLGESEL MERKEZ HEDEFİ</p>

<p id="p-rc_90ce38e7abe787cb-336">Dr. Hakkı Öztürk, bu yatırımların sadece vatandaşlara kaliteli hizmet sunmakla kalmayacağını, aynı zamanda Afyonkarahisar’ın <strong>sağlık turizmine</strong> de büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Spor kulüplerinin kamp dönemlerinde şehri daha fazla tercih etmesi ve Afyonkarahisar’ın bölgesel bir sağlık merkezi konumuna gelmesi, bu projelerin en temel beklentileri arasında yer alıyor.</p>

<p><img height="720" src="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-110338.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Afyonkarahisar'ın sağlık geleceğini inşa edecek bu projeler, kaliteli ve ileri teknolojiye sahip sağlık hizmetini halkın ayağına getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyon Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/afyona-5-dev-merkez-geliyor-artik-baska-sehre-gitmeye-gerek-kalmayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-110338-1.jpeg" type="image/jpeg" length="81146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs Türkiye’ye geldi mi, kaç kişide görüldü? Hantavirüse yakalanan Türkler kimler?]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/hantavirus-turkiyeye-geldi-mi-kac-kiside-goruldu-hantaviruse-yakalanan-turkler-kimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/hantavirus-turkiyeye-geldi-mi-kac-kiside-goruldu-hantaviruse-yakalanan-turkler-kimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde sosyal medyada yayılan Hantavirüs iddiaları kamuoyunda endişeye neden oldu. Arjantin çıkışlı bir kruvaziyer gemisinde görülen vakaların ardından Türkiye’ye getirilen Türk vatandaşları gündeme geldi. Peki, Hantavirüs Türkiye’ye geldi mi? Kaç kişide görüldü? Hantavirüse yakalanan Türkler kimler? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arjantin çıkışlı “MV Hondius” isimli yolcu gemisinde görülen Hantavirüs vakaları sonrası Türkiye’de de gelişmeler yakından takip edilmeye başlandı. Gemide bulunan 3 Türk vatandaşının İstanbul’a getirildiği ve karantina sürecine alındığı öğrenildi. Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü operasyon kapsamında vatandaşların sağlık durumlarının takip edildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>HANTAVİRÜS TÜRKİYE’DE GÖRÜLDÜ MÜ?</strong></h2>

<p>Hantavirüsle ilgili sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken, Türkiye’de doğrulanmış bir vaka olup olmadığı merak konusu oldu. Şu ana kadar Türk vatandaşlarında kesinleşmiş pozitif bir Hantavirüs vakasına ilişkin resmi açıklama yapılmadı.</p>

<p>Ancak virüsün görüldüğü kruvaziyer gemisinde bulunan 3 Türk vatandaşının tedbir amacıyla Türkiye’ye getirildiği açıklandı. Yetkililer, söz konusu kişilerin gözetim altında tutulduğunu ve sağlık süreçlerinin yakından izlendiğini bildirdi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen süreç kapsamında vatandaşların evlerinde karantina uygulamasına alındığı öğrenildi.</p>

<h2><strong>TÜRK VATANDAŞLARI NEDEN KARANTİNAYA ALINDI?</strong></h2>

<p>Gemide tespit edilen vakalar sonrası Türk vatandaşlarının da enfekte kişilerle temas etmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ayrıca bulaş riski taşıyan bazı gıdalarla temas ihtimali nedeniyle de tedbir uygulandığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, şu an için Türkiye’ye getirilen vatandaşlarda herhangi bir belirti bulunmadığını aktardı. Buna rağmen olası risklerin önüne geçmek amacıyla karantina sürecinin başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin vatandaşların durumunu düzenli olarak takip ettiği ve süreç boyunca kontrol mekanizmasının sürdürüleceği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>GEMİDE HANGİ ÜLKELERDEN VAKALAR TESPİT EDİLDİ?</strong></h2>

<p>Hantavirüs vakalarının görüldüğü “MV Hondius” isimli yolcu gemisinde Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin testlerinin pozitif çıktığı bildirildi. Gemide yaşanan gelişmeler sonrası birçok ülke sağlık birimleri süreci yakın takibe aldı.</p>

<p>Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin bulunduğuna ilişkin bilgiler de kamuoyuna yansırken, kruvaziyer gemisindeki temaslı yolcular için farklı ülkelerde çeşitli önlemler uygulanmaya başlandı.</p>

<p>Türkiye’ye getirilen vatandaşların da bu kapsamda gözetim altına alındığı belirtildi.</p>

<h2><strong>SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN HANTAVİRÜS OPERASYONU</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın hafta sonu yaptığı açıklamada, gemide bulunan Türk vatandaşlarının yurda getirileceği duyurulmuştu. Açıklamanın ardından vatandaşlar gece saatlerinde İstanbul’a ulaştırıldı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yürütülen organizasyonda sağlık ekiplerinin koordineli şekilde hareket ettiği ve karantina sürecinin resmi olarak başlatıldığı öğrenildi. Süreç boyunca vatandaşların sağlık durumlarında oluşabilecek değişimlerin anlık takip edileceği belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, şu an itibarıyla Türk vatandaşlarında doğrulanmış bir Hantavirüs vakası bulunmadığını ancak tedbir amaçlı uygulamaların sürdürüldüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Raike Koçak</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/hantavirus-turkiyeye-geldi-mi-kac-kiside-goruldu-hantaviruse-yakalanan-turkler-kimler</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/hantavirus-turkiyeye-geldi-mi-kac-kiside-goruldu-hantaviruse-yakalanan-turkler-kimler.jpg" type="image/jpeg" length="62015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanelik Eden Menü: Eskişehir’de 3 Kişi Gıda Zehirlenmesi Şüphesiyle Tedavi Altına Alındı]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/hastanelik-eden-menu-eskisehirde-3-kisi-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-tedavi-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/hastanelik-eden-menu-eskisehirde-3-kisi-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-tedavi-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de dün akşam saatlerinde bir restoranda yemek yiyen arkadaş grubu, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelik oldu. 6 kişilik gruptan fenalaşan 3 kişi, olay yerine gelen ambulanslarla hastaneye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Eskibağlar Mahallesi Zübeyde Hanım Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren bir burger restoranında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, birlikte yemek yiyen 6 kişilik arkadaş grubundan 3 kişi, bir süre sonra mide bulantısı ve halsizlik şikayetleriyle fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine işletmeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>NUMUNELER İNCELEMEYE ALINDI</strong></h3>

<p>Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 kişi, yapılan tedavilerinin ardından sağlık durumlarının iyiye gitmesiyle taburcu edildi. Yaşanan olayın ardından ilgili birimlerin, işletmedeki yiyeceklerden numune aldığı ve zehirlenmenin kesin nedenini belirlemek amacıyla geniş çaplı inceleme başlattığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semih Dilbaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/hastanelik-eden-menu-eskisehirde-3-kisi-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-tedavi-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-haber-2026-05-11t131738782.jpg" type="image/jpeg" length="44363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Bir Kovid-19 Vakası mı? Hantavirüs Hakkında Korkutan İddialara Bilimsel Yanıt]]></title>
      <link>https://www.afyonanahaber.com.tr/yeni-bir-kovid-19-vakasi-mi-hantavirus-hakkinda-korkutan-iddialara-bilimsel-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.afyonanahaber.com.tr/yeni-bir-kovid-19-vakasi-mi-hantavirus-hakkinda-korkutan-iddialara-bilimsel-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya gündemine oturan hantavirüs haberleri sonrası gözler uzmanlara çevrildi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, virüsün bulaşma hızından öldürücülük oranına, Türkiye'deki risk durumundan korunma yöntemlerine kadar hayati bilgiler paylaştı. Ceyhan, "Maske zorunluluğu olur mu?" sorusuna ise çok net bir cevap verdi. İşte hantavirüs dosyasının tüm detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, hantavirüsün bir koronavirüs gibi geniş çaplı bir pandemiye yol açma ihtimalinin bulunmadığını belirtti. Bir virüsün salgın oluşturması için insandan insana çok hızlı bulaşması gerektiğini vurgulayan Ceyhan, "Hantavirüs son derece yavaş bulaşan bir virüstür. Türkiye, Avrupa ve Asya’daki tipleri insandan insana bulaşmaz. Sadece Güney Amerika’da görülen bazı tipler çok yakın temasla bulaşabilir" dedi.</p>

<h2>HANTAVİRÜS BELİRTİLERİ: BÖLGEYE GÖRE DEĞİŞİYOR</h2>

<p>Hastalığın seyri görüldüğü kıtaya göre farklılık gösteriyor. Ceyhan, bu durumu iki ana gruba ayırarak açıkladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Amerika Kıtası Tipi:</strong> Solunum sistemini etkiliyor. Zatürre ve kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Ölüm oranı <strong>%40</strong> gibi oldukça yüksek bir seviyede.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Türkiye, Asya ve Avrupa Tipi:</strong> "Hemorajik Ateş Böbrek Yetmezliği Sendromu" olarak biliniyor. Ateş, kas ağrısı ve halsizlikle başlayıp böbrek yetmezliğine kadar gidebiliyor. Türkiye’de ölüm oranı çok daha düşük olup <strong>%5</strong> civarındadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2>TEMİZLİKTE "SÜPÜRGE" TEHLİKESİ!</h2>

<p>Virüsün temel kaynağının fareler ve diğer kemirgenler olduğunu belirten Mehmet Ceyhan, korunma yöntemleri hakkında çok kritik bir uyarıda bulundu:</p>

<p>"Farelerin bulunabileceği depo, ambar gibi yerlerde temizlik yaparken asla <strong>yerleri süpürmeyin.</strong> Süpürmek, yerdeki fare atıklarının (idrar, dışkı) havaya karışmasına ve solunmasına neden olur. Bunun yerine dezenfektanla nemlendirerek temizlik yapın."</p>

<h2>MASKE ZORUNLULUĞU GELECEK Mİ?</h2>

<p>Koronavirüs dönemindeki gibi genel bir maske zorunluluğu beklemediğini ifade eden Ceyhan, hantavirüsün dış ortamda ve güneş ışığında (UV) çok dayanıksız olduğunu, birkaç saat içinde öldüğünü belirtti. Ancak riskli ve kapalı alanlarda (karanlık depolar, gıda stok alanları) temizlik yaparken maske ve eldiven kullanılmasının hayati önem taşıdığını hatırlattı.</p>

<h2>TÜRKİYE'DE DURUM NE?</h2>

<p>Türkiye’de hantavirüsün ilk kez 2009 yılında görüldüğünü ve o tarihten bu yana toplam <strong>250 vaka</strong> bildirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye’deki tablonun dünya geneline göre daha kontrol edilebilir olduğunu vurguladı. Uzmana göre; el hijyeni ve kemirgenlerle temasın kesilmesi, virüsten korunmak için en temel ve etkili yol.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Betül Çiloğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.afyonanahaber.com.tr/yeni-bir-kovid-19-vakasi-mi-hantavirus-hakkinda-korkutan-iddialara-bilimsel-yanit</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://afyonanahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/afyonanahaber-com-tr/uploads/2026/05/afyon-haber-2026-05-10t095455397.jpg" type="image/jpeg" length="99274"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
