1. YAZARLAR

  2. Sena Coşkun

  3. ​​​​​​​Yayın Yasakları Neden Gerekli ?
Sena Coşkun

Sena Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

​​​​​​​Yayın Yasakları Neden Gerekli ?

A+A-

Görsel-işitsel yayın hizmetlerine uygulanan yasaklar yeniden gündemimizde. Olağanüstü hal kapsamında yayınlanan 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ilişkin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yöneticileri ile televizyonların genel yayın yönetmenleri ve Ankara temsilcileri, geçtiğimiz hafta bir araya geldi. Toplantının gündeminde ise, terör saldırılarından sonra nasıl haber yapılacağına ilişkin ilkeler yani “yayın yasakları” vardı.

Son düzenleme ile birlikte Sulh Ceza Hâkimlikleri veya Başbakanlıkça getirilen yayın yasaklarını ihlal eden radyo ve televizyonların programları 1 gün, bir yıl içinde aykırılığın tekrarı halinde 5 güne kadar, ikinci kez tekrarı halinde ise 15 güne kadar durdurulabilecek, üçüncü kez tekrarı halinde ise yayın lisanslarının dahi iptal edilmesi artık mümkün.

Bu bakımdan medya hizmet sağlayıcıların, yayıncılık sorumluğu ve bilinci çerçevesinde, terörün amacına hizmet etmeden yayın yapmaları gerektiği, kendilerine yetkili makamlar tarafından doğrudan iletildi.

Toplantıda yayın yasağı kapsamında değerlendirilen hususlar ise şöyle:

  • Resmi makamlarca dağıtılan görüntü ve bilgiler dışındaki, varsa saldırı sonucu yaralanan ya da hayatını kaybeden kişilere ait görüntü vb. unsurlar ve bunlarla ilgili abartılı anlatımlar,
  • Olay yeri görüntüleri, vatandaşların yaşadığı korku ve paniği gösteren görüntüler (itfaiye, polis aracı, ambulans görüntüleri, tanık anlatımları, görevlilerin olaya ilişkin çalışmaları),
  • Olay yerinin tespitine yönelik bilgiler ile buna imkân verecek görüntüler, fail ve olaya iştirak etme şüphesi bulunanların isimleri, yaşadıkları şehirler ve kullandıkları araçlara ilişkin bilgiler,
  • Haber bültenleri dışında bölünmüş ekranda yer verilen olaya ilişkin görüntüler ve yorumlar,
  • İstanbul, İzmir, Antalya gibi marka şehirler ile havaalanları, limanlar gibi kritik altyapı tesislerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin yayınlar,
  • Sunucu veya muhabirlerin ajitasyon içeren “abartılı” ifadeleri ile olayın sıcaklığı geçmesine rağmen gün boyu ekranda kalan “Son Dakika, Sıcak Haber” gibi yazılar.

Bu noktada, terör eylemlerinin gerçekleştikten sonra günlerce gündemde kalması, yorumlar aleyhte olsa da maalesef terörün lehine oluyor. Hatta RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya’nın da belirttiği gibi, bazı yayınlar adeta teröre oksijen taşıyorlar. Terörün amacı da, zaten gündem oluşturmak suretiyle kaos ortamı yaratmak ve toplumu endişeye sürükleyerek, huzursuz etmek. Çözüm ise, haber değeri taşıyan söz konusu olayların elbette “Son Dakika” şeklinde verilip, sonrasında yayın akışının normale dönmesinden geçiyor.

Bu durum, bir nevi sansür (ön denetim) şeklinde değerlendirilmemeli. Zira, Ülkemizde radyo ve televizyon yayınlarında yayın öncesinde denetim yapılamayacağı mevcut kanuni düzenlemelerle güvence altına alınmış durumda.

Radyo ve televizyonlara da bu noktada bazı görevler düşüyor. Öncelikle yayın hizmetlerini, toplumsal sorumluluk bilinci içerisinde, özdenetim (oto-kontrol) müessesesini işleterek, yayın yasaklarına gerek duyulmadan, daha sorumlu ve özenle yapmaları gerekiyor. Özellikle terör olaylarına ilişkin haberlerde reyting kaygısından uzaklaşmalarında yarar var. Medya hizmet sağlayıcılar, bu sayede terör haberlerinden beslenmeyerek, terörün propagandasına ve tanıtımına da alet olmayarak, yayın yasağı kararı alınmasına gerek kalmadan kamu düzeni, toplum sağlığı ve huzurunu ön planda tutarak kendi tedbirini almış olacak.

Öte yandan, kişilerin haber alma hürriyetinin kısıtlanmaması amacıyla resmi makamların da mutlak suretle yayın yasağı tedbiri uygulanan olaya ilişkin kapsamlı açıklama yapmaları gerek. Ki, bu durum yasak kapsamında değerlendirilmiyor. Nitekim, demokratik rejimle idare edilen toplumlarda, kişilerin hür biçimde konuşabilmeleri, yorum yapabilmeleri ve olayları farklı görüşleri de özümsedikten sonra eleştirerek değerlendirebilmeleri gerekir.

Demokratik hukuk devletlerinde asıl olan elbette “ifade hürriyeti” ile “basın-yayın hürriyeti”nin varlığı ve teminat altına alınmasıdır. Ancak hiçbir temel hak ve hürriyet, mutlak ve sınırsız olmadığından ve ayrıca bu hürriyetlerin de kötüye kullanılabilmesi söz konusu olabileceğinden, kimi zaman makul sebeplerle sınırlanması mümkündür. Medyada uygulanan yayın yasakları yoluyla ülkeler, terör eylemlerinin amaçlarına ulaşmasını bir nebze engelledikleri gibi, başta terör kurbanlarının yakınları olmak üzere vatandaşlarının rencide ve demoralize olmasını da engelleme şansına sahiptirler.

Bu yazı toplam 1182 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.